Kamu malına zarar verme suçundan istinaf mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının tartışılmaması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: İlk derece mahkemesinde beraat eden sanık hakkında, bölge adliye mahkemesinin kamu malına zarar verme suçundan verdiği mahkûmiyet kararının, sanığın zararı giderme isteğine rağmen, etkin pişmanlık (TCK 168) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması ve zararı gidermesi için makul süre tanınmamasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2515 E., 2024/4204 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Yerel mahkeme kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/228 Esas, 2022/612 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.11.2024 tarihli ve 2024/2515 Esas, 2024/4204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 152/1a, 58, maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Mala zarar verme kastı bulunmadığına, sadece sesini duyurmaya çalıştığına, zararı gidermek istediği halde olanak verilmediğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Zararı gidermek istediğini beyan eden sanığa, zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.12.2025 tarihinde karar verildi.