İkinci Ceza Dairesi, suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçundan verilen mahkumiyet kararını, yasal dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak davayı düşürdü.
Özet: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, ilk mahkûmiyet tarihi ile bozma sonrası yeniden kurulan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeksizin yargılamaya devam edilmesi nedeniyle bozulmuş; bu sebeple sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2022/819 E., 2024/972 K.SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesiHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinde suça konu motosikleti, motosiklet tamir işi ile uğraşan sanığın sattığının iddia edildiği olayda, sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, 17.12.2015 olan ilk mahkûmiyet tarihi ile 12.11.2024 olan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.