Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının hukuka uygun olduğunu tespit ederek, sanık ve katılan vekillerinin temyiz istemlerini esastan reddetmiştir.
Özet: Ceza dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak, sanık müdafiinin delillerin yetersizliği, haksız artırım ve yeterli indirim yapılmaması gibi gerekçelerle beraat veya daha düşük ceza verilmesi gerektiği yönündeki iddiaları ile katılan vekilinin cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin hatalı olduğu ve vekalet ücreti taleplerini incelemiş; ancak bölge adliye mahkemesinin kararlarında herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmeyerek, hem sanık müdafii hem de katılan vekilinin temyiz taleplerini reddetmiş ve hükümlerin onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/322 E., 2022/401 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafinin temyiz isteminin, her türlü şüpheden uzak ve somut delillere dayanmaması, beraat kararı verilmesi gerekirken ceza verilmesi konusunda, beraate ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılması, verilen asıl cezada haksız artırımların uygulanması ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi, sonuç cezada gereken indirimlerin yeterince uygulanmaması, delillerin yeterince araştırılmaması, toplatılmaması, fazla ceza verilmesi, verilen cezanın ertelenmemesi, eksik inceleme gibi sebeplerle kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'nin suça iştirak etmediğine, dosya konusu suçların vekil edenler tarafından işlendiğine yönelik mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına rağmen vekil edenler hakkında ceza verme yoluna gidilmiş olması konusunda, verilen asıl cezada haksız artırımların uygulanması ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi, sonuç cezada gereken indirimlerin yeterince uygulanmaması (zararın da karşılandığı), verilen cezanın her türlü şüpheden uzak, somut delillere dayanmaması, şüphe durumun sanıklar lehine yorumlanmaması, dosyada özellikle tamamlandığı iddia edilen hırsızlık suçu yönünden hiçbir delil ve beyan bulunmamasına rağmen vekil edenler hakkında beraat kararı yerine ceza verilmesi, teşebbüs aşamasında kaldığı iddia olunan suç yönünden ... adlı vekil edenin iştirak iradesi oluşmaması, cezasızlık hali, 5237 sayılı Kanun madde 147'deki zorunluluk hallerinden yararlandırarak hiç ceza verilmemesini veya cezada indirim yapılmasının ret edilmiş olması, delillerin yeterince araştırılmaması, toplatılmaması, fazla ceza verilmesi yönünden kararın bozulması gerektiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin, cezanın alt sınırdan tayin edildiğine, cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine, lehine duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.