Miras bırakanın taşınmazları üzerindeki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebi davasında tereke temsilcisi atanmasıyla davacı taraf sıfatının sona ermesi nedeniyle istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın onanması.
Özet: Mirasçıların kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi taşınmazların murislerle ilgisi olmadığı ve bazıları için kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacılardan birinin istinaf başvurusu, terekeye temsilci atanmasıyla davacıların taraf sıfatının sona erdiği ve davayı takip yetkilerinin kalmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince usulden reddedilmiş olup, temyiz itirazlarını inceleyen Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek davacının bireysel temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3296 E.  ,  2025/5162 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/443 E., 2025/911 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/53 E., 2024/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; babaları ve annelerine ait olan dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit edildiğini, davalının kendilerini taşınmazların devri konusunda oyaladığını belirterek dava konusu 5 02... parsel, 5 20... parsel, 3 99... parsel, 3 99... parsel, 4 31... parsel ve 1 21... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında terekeye temsilci atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı; çekişmeli 5 02... parsel sayılı taşınmazın anne ve babasından intikal etmediğini, taşınmazı ... isimli şahıstan satın aldığını, 5 20... parsel numaralı taşınmazın mirasen intikal etmediğini, taşınmazı ...'tan satın aldığını, 1 21... parsel taşınmaz hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/325 Esas, 2008/364 Karar sayılı kesinleşmiş ilamının olduğunu, anne ve babası ile ilgili olmadığını, taşınmazın kendi adına tescilli olduğunu. 3 99... parsel sayılı taşınmazı anne babasının ...'e sattığını, 1980'li yıllarda ondan geri satın aldığını, 4 31... parsel sayılı taşınmazı değişik kişilerden satın aldığını, 3 99... parselin halen ... Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğunu, taşınmazlarla anne ve babasının ilgisinin olmadığını, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediğini, tamamının kendisine ait olduğu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; ... Mahallesi 5 02... parsel, 5 20... parsel, 3 99... parsel, 3 99... parsel, 4 31... parsel taşınmazların muris ile bir ilgisinin olmadığı, ... Mahallesi 1 21... parsel sayılı taşınmaz hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/325 Esas, 2008/364 Karar sayılı kesinleşmiş mahkeme kararı olduğu anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden kesin hüküm bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... tarafından, ortak murislerinin mirasçıları yedi kardeş adına tescil talebiyle açılan davada ...'ın tereke temsilcisi olarak atandığı, tereke temsilcisine davanın usulünce bildirildiği,tereke temsilcisi tayin edilmesi ve onun yargılamaya katılması ile davacıların taraf sıfatının sona erdiği, taraf sıfatı sona eren kişilerin davayı takip yetkileri kalmadığı gerekçesi ile davacı ...'in başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde; tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin, tereke temsilcisine yapılan tebligatın usulsüz olduğuna dair geri çevirmesinden kendisinin haberdar edilmediğini, belirtildiği takdirde tereke temsilcisinin hükmü temyiz etmesinin sağlanacağını, Yasa'da tereke temsilcisinin davayı takip etmemesi halinde yaptırımının ne olacağının belirlenmediğini, konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir .
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 5 02... parsel, 5 20... parsel, .../... Mahallesinde bulunan 3 99... parsel, 3 99... parsel, ... Mahallesinde bulunan 4 31... parsel ve ... Mahallesinde bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına kayıtlanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.