5. Ceza Dairesinin, askeri yargılamada rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarında vasıf değişikliği ile zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşürülmesi kararı.
Özet: Birden fazla sanık hakkında rüşvet alma, görevi kötüye kullanma ve askeri ceza kanununa muhalefet suçlamalarıyla açılan davada, mahkeme rüşvet anlaşması için yeterli delil bulunamadığını ve isnatların görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu oluşturduğunu belirtmiştir; ayrıca, bu suçlar ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve askeri ceza kanunundaki ilgili maddelere muhalefet suçlarının tabi olduğu dava zamanaşımı sürelerinin, suç tarihlerinden itibaren inceleme gününe kadar dolduğunu tespit ederek, ilgili hükümlerin bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine hükmetmiştir.
5. Ceza Dairesi         2021/11738 E.  ,  2025/14763 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Isparta Askeri Mahkemesi

(Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi)
SAYISI : 2013/40 Esas, 2016/129 Karar (2010/636 Esas, 2016/1021 Karar)
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında), 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 131. maddesine muhalefet (sanık ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ... ve ...) ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (...hakkında), 1632 sayılı Kanun'un 143. maddesine muhalefet (sanıklar ..., ... ve ...hakkında)
HÜKÜMLER : a-Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan beraat ve mahkumiyet, 1632 sayılı Kanun'un 131. maddesine muhalefet suçundan beraat,
b-Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan beraat ve mahkumiyet,
c-Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan beraat,
d-Sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat,
e-Sanık ...hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
f-Sanıklar ..., ... ve ...hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, temyiz isteminin reddi, onama, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandığına, Hazinenin 1632 sayılı Kanun'un 131. ve 143. maddelerine muhalefet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu nedenle bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin anılan suçlar bakımından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanıklar ..., ..., ...ve ...hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek katılan Hazine vekilinin söz konusu kararlara yönelik temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli kararların verilmesi mümkün görüldüğünden, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvuruların kapsamına göre incelemenin Askeri savcının sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, 1632 sayılı Kanun'un 131. maddesine muhalefet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine, katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği ancak dosyada rüşvet anlaşmasına dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanıklar ..., ..., ... ve ...'e yönelik rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, bu suçla birlikte, 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun ve 1632 sayılı Kanun'un 131. maddesinde yer alan suçun söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.