Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin yeni delil ve farklı gerekçeyle verdiği kararı gerçek direnme değil, özel dairece incelenecek yeni hüküm olarak kabul etmiştir.
Özet: Hukuk Genel Kurulu, tapu iptali ve tescil davasında ilk derece mahkemesinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı verdiği kararı incelemiş olup, mahkemenin bozma sonrası yeni delil toplayarak (taşınmazın hissedarlandırılmasının mümkün olmadığına dair belge) ve önceki kararıyla çelişen yeni gerekçelerle (hile iddiasını kabul edip talebi kamu düzeni gerekçesiyle reddetme) hüküm kurması nedeniyle, bu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı değil, yeni gerekçeye dayalı yeni bir hüküm olduğuna karar vermiştir. Bu durumda, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi yetkisinin Hukuk Genel Kurulunda değil, ilgili özel dairede olduğu belirtilerek dosyanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu         2026/110 E.  ,  2026/239 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI : 2025/34 E., 2025/338 K.
    ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.11.2024 tarihli ve
    2024/4788 Esas, 2024/6137 Karar sayılı BOZMA kararı
    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    A. Ön Sorun
    Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
    B. Gerekçe
    1. Değerlendirme
    1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
    2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
    3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
    4. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre temlik işleminde aldatmanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, verilen kararın maddi vakıalar ile usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, çekişmeli temlikte davacının kandırılarak hileye düşürüldüğü, hile iddiasının kanıtlandığı, geri çevirme ile gelen belgelerden taşınmazın 1/2 oranda ifrazının mümkün olmadığının anlaşıldığı, hâl böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma kararında belirtildiği üzere hile iddiasının kanıtlandığı, ancak Babaeski İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 21.04.2025 tarihli cevabi yazısına göre dava konusu taşınmazın hisselendirilmesinin mümkün olmadığı, kamu düzenine ilişkin bu hususun resen gözetileceği, tapu iptali ve tescil talebinin bu nedenle kabul edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    5. Özel Daire bozma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesince, direnme kararı verilmeden önce dava konusu taşınmazın hisselendirilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkin araştırma yapılarak Babaeski İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün cevabi yazısının direnme gerekçesi yapıldığı, ayrıca ilk hükmün gerekçesinden farklı olarak hile iddiasının kanıtlandığı kabul edilerek direnme kararı verildiği açıktır.
    6. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
    7. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
    8. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
    KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
    08.04.2026 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.