Ticari satımdan kaynaklanan alacağın icra takibine itiraz sonrası haricen ödenmesi ve haksız itirazla oluşan icra masrafı ile vekalet ücretine ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı tarafından itiraz sonrası haricen ödenen asıl alacağa rağmen, davalının icra takip masrafları ve vekalet ücretinden kaçınmak amacıyla kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın bu kalemler yönünden iptalini talep etmektedir; davalı ise takibe konu alacağın vadeye bağlı olduğunu ve icra takibi başlatıldığı tarihte henüz muaccel olmadığını, bu nedenle itirazının haklı olduğunu ve feri alacaklardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/636 Esas
KARAR NO : 2026/354
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2024
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizden verilen 18/03/2025 tarih ve -------- Esas --------- K. Sayılı kararı ----------- sayılı kararı ile kaldırılması üzerine mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkil ile davalı taraf arasında ticari bir ilişki bulunmaktadır. Bu ticari ilişki neticesinde müvekkilin davalı taraftan alacağı bulunmakta olup bu alacağının tahsili için davalı şirket hakkında ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmıştır. ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini 11/09/2023 tarihinde tebliğ alan davalı ise 12/09/2023 tarihinde borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ; bu nedenle de icra müdürlüğü icra takibinin durdurulmasına karar vermiştir. Haksız bir şekilde borca itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet veren davalı, icra takibine itiraz ettikten 10 gün sonra yani 22/09/2023 tarihinde müvekkile olan borcunu (asıl alacak) haricen ödemiştir. Bu ödemenin 1.600.000,00 TL'sini ekte fotokopisini sunduğumuz çek ile, geri kalan 27.381,40 TL'sini ise banka hesabından yapmıştır. Borca itiraz edip icra takibini durdurduktan sonra müvekkile olan borcunu haricen ödeyen davalının, borca itirazının haksız olduğu ve icra takip masrafı ile takip vekalet ücretini ödememek için kötüniyetli olarak itiraz yoluna başvurduğu açıktır. Müvekkilin her ne kadar ödenen miktar açısından itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmasa da icra giderleri ve icra vekalet ücreti yönünden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğu açıktır. Zira -------- sayılı ilamında; davacının, ödenen miktar yönünden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmasa dahi alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden dava açmakta hukukî yararının bulunduğunu ve bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerektiği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Müvekkilin de icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. İcra giderleri yönünden ise ; mahkemece hesap yapılmaması gerektiği ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabında nazara alınması gerektiği ekte sunduğumuz YHGK kararında açıkça belirtildiğinden dava konusuna yönelik bir hesaplama yapılmasına da bizce gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle yakın tarihli emsal YHGK kararı da dikkate alınarak davamızın icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden kabulü ile itirazın bu kalemler yönünden iptaline karar verilmesini talep etmekteyiz.“ Beyan ve iddialarında bulunmuştur.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı taraf ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki bulunmaktadır. Davacı taraf müvekkil aleyhine --------İcra Müdürlüğü'nün ------- E sayılı dosyası ile taraflara arasındaki ticari defter ve kayıtlara dayanarak icra takibi başlatmıştır. Haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan bu takibe süresi içinde itiraz edilmiştir. Davacı taraf huzurdaki davada müvekkilin icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, icra takibine itiraz ettikten 10 gün sonra yani 22/09/2023 tarihinde davacıya olan borcunu (asıl alacak) haricen ödediğini beyan etmiştir. Bu ödemenin 1.600.000,00 TL'sinidava dilekçesi ekinde fotokopisini sunulan çek ile, geri kalan 27.381,40 TL'sini ise banka hesabından ödendiği beyan ve kabul edilmiştir. Davacı tarafın bu beyanları ticari defter ve kayıtlarla da sabittir. ancak davacı tarafın müvekkil aleyhine başlattığı icra takibi haksız ve kötü niyetlidir. zira davacı tarafından müvekkile düzenlenen her fatura 60 gün vadeli olarak düzenlemiştir. yıllarca taraflar arasındaki anlaşma gereği dezenlenen faturanın ödeme süresi 60 gün vadeli olarak belirlenmiştir. bu anlaşma davacı tarafın düzenlediği her faturada açıkça şerh edilmiştir. ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde görülecektirki davacı tarafından müvekkile kesilen her fatura 60 gün vadeli olup, istisnasız her faturanın ödeme koşulu açıklamasına 60 gün vadeli yazılmıştır. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin başlatıldığı tarihte talep edilen alacaklar henüz vadesi gelmemiş alacaklardır. Vadesi gelmemiş alacak müvekkilden talep edilemeyeceği gibi bu alacaklar için girişilen icra takibi de haksız ve kötü niyetlidir. Nihayetinde muaccel olmayan bir alacak sebebiyle müvekkile icra takibi yapılamayacağı gibi icra takibi sebebiyle doğacak harç, gider, faiz, vekalet ücreti ...gibi icra takibine bağlı hiçbir fer'i den müvekkil sorumlu tutulamayacaktır. Bu sebeple huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil aleyhine başlatılan --------İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyasına dayanak gösterilen cari hesabı oluşturan her bir faturanın 60 gün vadeli ödeme koşuluna bağlanmış olması dikkate alındığında icra takibinin başlatıldığı tarihte müvekkilin muaccel olmuş borcu bulunmadığından, icra takibi anında muaccel bir borç söz konusu olmadığı için icra dosyası ferilerinden de müvekkil sorumlu tutulamayacağından huzurdaki davanın reddine” karar verilmesi talep olunmuştur.
DELİLLER:---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.17/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
30/01/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu ek alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 27/02/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek raporunda özetle; 30.01.2025 tarihinde bilirkişiye verilen görevle sınırlı olarak yapılan hesaplamada, ödenen 1.627.381,40 TL.’nin harç, masraf, faiz ve avukatlık ücreti olmak üzere ferileri 234.149.05 TL. olarak hesaplanmış olup, itirazın bu miktar yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır. 18.11.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir Mali Müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 16.02.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının sunduğu ekstreye göre 14.09.2023 takip tarihi itibariyle göre davalının 1.627.381,48 TL borçlu olarak göründüğü, Davalı tarafından gerçekleştirilen fatura bedellerinin satış faturalarında belirtilen 60 gün vade bitiminden önce ödendiği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre takip tarihi itibariyle davacı yanca düzenlenen satış faturalarının vadelerinin dolmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, cari hesaba dayalı alacağın tahsil için başlatılan icra takibine vaki itirazın icra harç, icra masrafları ile icra vekalet ücreti bakımından iptali ile devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.Mahkememizden verilen 18/03/2025 tarih ve -------- Esas --------- K. Sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine ------- sayılı kararı ilamında: "Davacı tarafından davalı aleyhine 06/09/2023 tarihinde takip başlatıldığı, davalının 12/09/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, davalı tarafından takip başlatıldıktan sonra 22/09/2023 tarihinde takibe konu borca ilişkin 1.627.381,40 TL haricen ödeme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davalı icra takibine konu edilen faturaların 60 gün vadeli olduğunu, vade tarihi dolmadan icra takibi başlatıldığını savunmuştur.İcra takibi 2.478.713,31-TL için başlatılmış, icra takibinden sonra edilen asıl alacak miktarının 1.627.381,40-TL'sinin haricen ödendiği bildirilerek bu miktara tekabül eden feriler bakımından itirazın iptali istenilmiştir. Bu talep, davalı borçlu yararına olduğundan alacaklı talebi ile bağlıdır. Davalı vekili faturaların tamamının 60 gün vadeli olduğunu ileri sürerek 14 adet yapılan ödeme miktarını da karşılamayan fatura sunmuştur.Faturaların tamamının icra takip tarihinde muaccel olmadığı anlaşılmaktadır. Fatura üzerinde yazılı vade kesin vade olmasa da alacağın tahsili istemini engeller. İcra takip dosyasında açık hesap bakiyesi istenildiği, davalı tarafça faturaların muaccel olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı vekili bu itirazlara karşı beyanda bulunmamış, icra takip tarihi itibariyle cari(açık)hesap ekstresini ibraz etmediği gibi feragat etmediği ve icra takip tarihinden sonra yapılan ödemeye karşılık faturaları dosyaya sunmamıştır. Bu halde davacı alacaklının faturalarının icra takip tarihinde muaccel olup olmadığı bilinmemektedir. İcra takibinde davalı borçlunun 10 gün sonra ödeme yapması da alacağı muaccel kılmayacaktır.Açıklanan nedenlerle;istinafa cevap dilekçesinde davacı vekili 2.478.713,31-TL'lik alacağın 851.331,83-TL yönünden feragat edilmesinin ve işbu itirazın iptali davasının yalnızca 2.478.713.31 - 851.331,83 = 1.627.381,48 TL'nin icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti yönünden açılmasının nedeninin muaccel olmayan faturalar olduğunu açıklasa da istinaf dilekçesi aşamasında da faturaları sunmadığı, davalı tarafın sunduğu faturalar ise muaccel olmadığından davacı vekiline kesin mehil verilerek haricen ödenen miktara ilişkin faturaların ibrazı için kesin mehil verilerek icra takip tarihi itibariyle fatura vadelerinin dolup dolmadığı, dolmuş ise aynı şekilde karar verilmesi, dolmamış ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan eksikliğin üzerinde durmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. " şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma ilamı sonrasında mahkememizce yapılan yargılama davacı vekiline haricen ödenen miktara ilişkin faturaları ibraz etmesinin istenildiği, davacı yanca 2019 ila 2023 yıllarına ilişkin 2500 adet fatura sunulduğu, icra takibinde açık hesap bakiyesinin istenildiği bu haliyle sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için dosyada mali müşavir bilirkişi görevlendirilmesinin yapıldığı, alınan raporda "Davacının sunduğu ekstreye göre 14.09.2023 takip tarihi itibariyle göre davalının 1.627.381,48 TL borçlu olarak göründüğü, Davalı tarafından gerçekleştirilen fatura bedellerinin satış faturalarında belirtilen 60 gün vade bitiminden önce ödendiği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre takip tarihi itibariyle davacı yanca düzenlenen satış faturalarının vadelerinin dolmadığı" şeklinde bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında davacı icra takibine konu yaptığı faturalarının icra takip tarihinde vadesi dolmadığından alacağın muaccel olmadığı anlaşılmakla bu hususun davacının alacağın tahsil istemini engelleyeceğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Reddedilen miktar bakımından ise davalı tarafın kötüniyet tazminatının değerlendirilmesinde; takibin haksız olması ve davacının kötü niyetli olması gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalının üzerindedir. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden ve yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davada tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Peşin alınan 1.707,75 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 2.280,55 TL harcın toplamı olan 3.988,30 TL'den , alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 3.256,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa İADESİNE,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026