Hırsızlık suçunda kısmi iadeye rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının eksik incelenmesi üzerine verilen bozma kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanığa verilen cezanın istinaf mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiş olsa da, sanığın çalınan paranın bir kısmını kendi rızasıyla iade etmesi karşısında, hakkında Türk Ceza Kanununun 168/1-4 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve şikayetçinin bu duruma rıza gösterip göstermediği hususunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunarak, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16720 E.  ,  2025/19072 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1169 E., 2022/1054 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın samimi şekilde ikrarda bulunduğu ve kısmi iade gerçekleştirdiğine, şikâyetçinin soyut beyanıyla zarar tespiti yapıldığına, müştekinin şikayeti bulunmadığına ve sanığın cezaevinde olması nedeniyle kalan zararı karşılayamadığına, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Dosya içinde bulunan 26.08.2020 tarihli kolluk tutanağına göre, sanığın şikâyetçinin iş yerinden çalmış olduğu 1.100.00 TL paradan, 630.00 TL sini kendi rızasıyla kolluğa teslim etmesi karşısında; şikâyetçiye kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.