İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Yazılım Lisans ve Destek Hizmetleri Sözleşmesinden Kaynaklanan Edim İhlali Nedeniyle Ödenen Bedellerin İadesi Talepli Alacak Davası.
Özet: Davacı, hizmet sözleşmesi kapsamında yazılım lisans, bakım ve sunucu kiralama bedellerini ödediği davalının taahhüt ettiği işleri tamamlayamadığı gerekçesiyle ödenen tutarların iadesi ile masrafların karşılanmasını talep ederken; davalı, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve programın temel kısmının teslim edildiğini savunmuş, dosyadaki bilirkişi raporu ise tarafların finansal kayıtlarının uyumlu olduğunu ve davalının davacıdan belirli bir miktar alacağı bulunduğunu ortaya koymuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/294 EsasKARAR NO : 2026/347DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/04/2024KARAR TARİHİ : 07/04/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında 26.10.2023 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davalının yazılım lisans, bakım-destek, sunucu kiralama konularında hizmet vermeyi üstlendiğini, işin karşılığı olarak ---------- firmasına 19.764 Euro, ----------Şti’ine 378.373,00 TL üzerinde anlaşıldığını, bu bedellerin yarı oranında davalıya 14.11.2023 tarihinde ödendiğini, sözleşmenin 9.maddesine göre ödeme tarihinden sonraki 1,5 aylık süre içerisinde anlaşılan işlerin tamamlanması gerektiğini ancak Satış pazarlama, nakliye, operasyon, dijital arşiv, bildirim otomasyonu, nakliye raporlarının tek platform üzerinde yapılması, Yazılımın 3 lisanda yapılması, -------- takip sistemi --------, ----------firmasında muhasebe programımız ---------- ile entegrasyonu, -----------Şti. firmasında muhasebe programı olan --------- ile entegrasyonu, -------- araçların gelir/ gider, şoför hesapları ------- ve ---------- alımlarının EXCEL listelerinin programa entegresi işlemlerinin yapılmadığını, davalının sunduğu yazılım programına bir türlü giriş yapılamadığını, davalının yazılım en basit ve en temel kısmını dahi yapıp teslim edemediğini, bu yönüyle davalının kusurlu olduğunu, davalıya 13.02.2024 tarihinde ihtarname gönderilerek ödenen tutarların iadesinin istendiğini ancak sonuç alınamadığını, belirtilen nedenlerle ----------- firmasına ödenen 9.882 Euro ile ----------Şti’ne ödenen 189.186,50 TL’nin ihtarname tebellüğ tarihinden dava tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi 1.421,78 TL tutarlı ihtarname masrafının ihtarname tebellüğ tarihinden dava tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini iddia ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile imzalanan sözleşme hükümlerine uygun olarak davacının ödemeleri yapmadığını ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ---------- programının davacının kullanımına sunulduğunu, programa entegre işlemlerinin yapılabilmesi için davacının kendi veya 3.kişiden temin ettiği programların analizinin yapılarak entegrasyona yarar bilgilerin müvekkile iletilmesi gerektiğini, müvekkilin hiçbir şekilde başka programa ait izinsiz giriş işlemi yapmadığını, entegre işlemlerinde eksiklik varsa bile bu davacının kusurundan kaynaklandığını, fesih işleminin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER:Taraflara ait ticari defter ve belgeler, faturalar, icra dosyası, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.Mahkememiz ara karar ile dosyanın Mali Müşavir bilirkişisi, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Yazılım Mühendisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 27.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ----------- firmasına ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Diğer davacı ------- --------- ülkesinde yerleşik firma olması ve ülkemizde defter tutma mecburiyetinin bulunmaması nedeniyle ticari defter incelemesinin mümkün olmadığı, Davalıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalının davacı --------- adına 210.431,06 TL toplam tutarlı olarak düzenlediği 6 adet faturanın davacı ---------- nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, faturalara itiraz edildiğine veya iade faturası düzenlendiğine dair herhangi bir belgenin sunulmadığı, adına düzenlenen faturalar karşılığında ---------- davalıya toplamda 198.031,13 TL tutarlı ödeme gerçekleştirdiği, aynı fatura ve ödeme tutarlarının davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu ve ödeme tutarları bakımından taraf ticari defterleri arasında mutabık kalındığı, böylece 27.04.2024 dava tarihi itibariyle --------- nezdinde davalının 12.399,93 TL alacaklı olarak göründü, aynı bakiyenin davalı nezdinde davacı --------- hesaplarında da kayıtlı bulunduğu, Davalının ---------- adına 31.12.2023 tarihi itibariyle 10.339,64 Euro tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında 10.339,94 Euro ödeme aldığı, aynı tutarların davacı vekilin 23.10.2024 tarihli beyanı ekinde yer verdiği ---------- nezdinde davalı hesap özetinde de yer aldığı, bu yönüyle tarafların 31.12.2023 tarihi itibariyle fatura ve ödemeler üzerinde mutabık kaldıkları, ayrıca davalının 2024 yılında iki adet karşılığı 546,00 Euro tutarlı fatura düzenlediği, bu faturaların ---------- nezdinde kayıtlı bulunup bulunmadığının tespit edilemediği ancak davacı vekilin söz konusu --------- ve--------- numaralı faturalarla ilgili herhangi bir itirazının bulunmadığının anlaşıldığı, bu işlemlere göre 27.04.2024 dava tarihi itibariyle davalı --------- nezdinde davacı -------- 546,00 Euro borçlu olarak göründüğü, Davalının sözleşme hükümlerine uygun olarak 10.11.2023 tarihinde düzenlediği sözleşmenin 1.taksidini oluşturan fatura bedellerinin, yine sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı --------- tarafından fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde 14.11.2023 tarihinde ödendiği, ---------- adına düzenlenen sözleşmenin 1.taksidini oluşturan 10.11.2023 tarihli faturaların ise yine 7 gün içerisinde 16.11.2023 tarihinde ödendiği, ancak devam eden 2023 Aralık ayından itibaren düzenlenen Sunucu ve Sunucu Kiralama bedellerini oluşturan aylık fatura ödemelerinin ise 7 günlük süre içerisinde gerçekleştirilmediğinin görüldüğü, Davacı --------- davalıya gerçekleştirilen 189.186,50 TL ile, diğer davacı -------- gerçekleştirdiği 9.882,00 Euro tutarlı ödemelerin iadesini ihtarname tebliğ tarihinden itibaren temerrüt faizi üzerinden işleyecek faizi ile birlikte talep ettiği, Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması ihtimaline göre, ihtarname tebliğini izleyen 3.gün olan 02.03.2024 tarihinden 27.04.2024 dava tarihine kadar %36,75 ticari işlerde uygulanarak temerrüt faiz oranı üzerinden 9.882,00 Euro için 575,01 Euro faiz, 189.186,50 TL için ise 11.008,29 TL faiz hesaplandığı, Teknik İnceleme Sonuçları: 1. Sözleşmede yer alan ANA PAKETLERİN Davacı tarafın kullanımına sunulduğu ve çalışır durumda olduğu, 2. Sözleşmede yer alan ENTEGRASYON kısmındaki Modüllerden ---------- Muhasebe programı ve --------- Araç takip sistemi entegrasyonun yukarıda belirtilen bilgilerin geç verilmesi / verilmemesi ve Davacının sözleşmeyi tek taraflı fesh etmesi nedeni ile tamamlanamadığı, 3. Sözleşmeye göre yaşanan gecikmelerin Proje teslim tarihine eklenmesi gerektiği, bu nedenle Proje bitiş tarihinde gecikme olmadığı, Borçlar Mevzuatı Yönünden: Hukuki yönden bakıldığında sözleşmeden dönülmesi ve sözleşme kapsamında verilenlerin geri istenebilmesi için TBK m. 125 hükmündeki koşulların bulunması gerekir. Yukarıdaki teknik tespitler dikkate alındığında –takdiri bütünüyle Sayın Mahkemenize ait olmak üzere- ortada haklı bir dönme bulunmadığı, bu nedenle davacının geri istenebilir bir alacak hesabının yapılamayacağının düşünüldüğü şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.Mahkememiz ara karar ile dosyanın Mali Müşavir bilirkişisi, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Yazılım Mühendisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.09.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; Mali Bilirkişi Değerlendirmesi: Davacının faturaların 7 gün içerisinde ödendiği, ödemelerde bir gecikme olmadığı, bu hususların taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve ihtilaf bulunmadığı, bilirkişinin bu konuda yalan beyanda bulunduğunu ileri sürerek kök rapora itiraz ettiği, Davalının savunma dilekçesinde; sözleşme hükümlerine göre davacının ödemeleri zamanında yapmadığını, yükümlülüklerine yerine getirmediğini beyan ettiği, Savunmaya bağlı kalınarak kök raporun 6. Sayfasının son paragrafında; Davalının sözleşme hükümlerine uygun olarak 10.11.2023 tarihinde düzenlediği sözleşmenin 1.taksidini oluşturan fatura bedellerinin, yine sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı --------- tarafından, fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde 14.11.2023 tarihinde ödendiği, --------- adına düzenlenen sözleşmenin 1.taksidini oluşturan 10.11.2023 tarihli faturaların ise yine 7 gün içerisinde 16.11.2023 tarihinde ödendiği, ancak devam eden 2023 Aralık ayından itibaren düzenlenen Sunucu ve Sunucu Kiralama bedellerini oluşturan aylık fatura ödemelerinin ise 7 günlük süre içerisinde gerçekleştirilmediği tespitine yer verildiği, Söz konusu tespitlerin davacının gerçekleştirdiği ödemelere ait dekontlarından gerçekleştirilmesi nedeniyle davacının gerçekleştirdiği ödemelerin geç yapıldığının tespiti yönünden sübjektif bir değerlendirme bulunmadığı anlaşılmıştır. Anılan nedenlerle kök raporda yer verilen mali tespitlerde değişikliğe gidilecek herhangi bir hususun bulunmadığı anlaşılmış ve davacının mevcut itirazına iştirak edilememiştir. Hukukçu Bilirkişinin Değerlendirmesi ;Hukuki değerlendirmeler sonucu varılacak sonuç teknik değerlendirmeye göre belirlenecektir. Teknik bilirkişi kök raporunda varılan sonuçlarda değişiklik yapmayı gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sözleşmenin 11.2 maddesinde fesih noter ihtarnamesiyle verilecek bir aylık önele bağlanmıştır. 13.02.2024 tarihli fesih bildiriminde önceki yazışmalara atıfta bulunularak fesih beyanında bulunulmuştur. Dolayısıyla sözleşmenin feshi bakımından gerekli usule uyulmadığı görülmektedir. Belirtilen nedenle kök raporda beyan edilen görüşten ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bilirkişinin Sayın Mahkemeyi bağlayıcı olmayan görüşü bu yönde olmakla birlikte nihai takdiri bütünüyle Sayın Mahkemenize aitir.Mahkememiz ara karar ile dosyanın Mali Müşavir bilirkişisi, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Yazılım Mühendisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 09.02.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek. 2. Raporunda Özetle; Sözleşmede yer alan ANA PAKETLERİN Davacı tarafın kullanımına sunulduğu ve çalışır durumda olduğu, Sözleşmede yer alan ENTEGRASYON kısmındaki Modüllerden ---------- Muhasebe programı ve --------- Araç takip sistemi entegrasyonun yukarıda belirtilen bilgilerin geç verilmesi / verilmemesi ve Davacının sözleşmeyi tek taraflı fesh etmesi nedeni ile tamamlanamadığı, Sözleşmeye göre yaşanan gecikmelerin Proje teslim tarihine eklenmesi gerektiği, bunedenle Proje bitiş tarihinde gecikme olmadığı, Davacının dosyaya sunduğu usb bellekteki mali verilerin gerek kök gerekse ek raporda inceleme konusu yapıldığı, bu yönüyle kök ve ek raporda yer verilen mali incelemeyle ilgili değişikliğe gidilecek bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesinin feshi nedeniyle davacı yanca ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan sözleşmelere istinaden davalı yanca hizmet verilip verilmediği, davacılar tarafından sözleşme nedeniyle ödendiği belirtilen ücretin sözleşmenin feshedilerek iadesinin talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın ise ödemezlik defi talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.Taraflar arasında 26/10/2023 tarihli Yazılım Lisans, Bakım Destek ve Sunucu Kiralama Sözleşmeleri bulunmaktadır. Davacı yanca davalı tarafından davacının hizmetine sunulan yazılımın gerektiği teslim edilmediği, yazılımdan faydalanılamadığı ve davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği beyan ederek ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davalı yaca ise süre verilmeden sözleşmenin feshedilmesinin mümkün olmadığı, davacıların ödemelerini yapmadığı, yükümlülüklerini yerine getirmediği, feshin dürüstlük kuralına aykırı olduğu savunulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılamada tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve bilişim kayıtlarında teknik inceleme yapılarak, tarafların iddia, savunma ve toplanan deliller irdelenerek alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında; tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı --------- ile davalı şirket defterlerinin birbirleriyle uyumlu olup, davalının davacıdan 12.399,93 TL alacaklı olduğu, diğer davacı bakımından ise davalı kayıtlarına göre davacı ---------- adına sunucu kiralama bedelli açıkmasıyla iki adet toplam 546,00 Euro bedelli fatura düzenlediği ve davacıdan 546,00 Euro alacaklı olduğu, ödemelerin sözleşmedik belirlenen sürede yapılmadığı, yapılan teknik incelemede programın davacının kullanımına sunulduğu ve çalışır durumda olduğu, proje bitiş tarihinde gecikme olmadığı, sözleşmeden dönme şartlarının gerçekleşmediği bildirilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, davalı tarafından davacılara verilen yazılım hizmetine ilişkin olarak davacının hizmetin gereği gibi verilmediği ve davalını yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasını dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve sunulan deliller nazarında ispatlayamadığı, davacıların ödenen bedeli talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas alınarak, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 9.141,46 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 8.409,46 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 85.646,79 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Arabuculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07.04.2026