Hırsızlık suçundan ikinci defa mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının göz ardı edilmesi nedeniyle, Yargıtay ilgili hükmü kanun değişikliği uyarınca düzelterek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanık hakkındaki temyiz incelemesinde Yargıtay, sanığın etkin pişmanlık ve artırım itirazlarını reddederek, 7550 sayılı Kanun ile değişen 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiği hususunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözden kaçırıldığını belirlemiş, bu aykırılığı gidermek üzere hükümden "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına" ilişkin kısmı çıkarıp "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" dair ibare eklemek suretiyle hükmü düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2221 E., 2022/2284 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin "etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin ise "olayın gündüz vakti işlenmesine rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi uyarınca artırım yapıldığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talebine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına" ilişkin kısım çıkartılarak ve hükme "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin ibare eklenmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.