**Danıştay 4. Dairesi, iflas eden şirketin hibe borcunun kanuni temsilciden tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali talebini reddeden bölge idare mahkemesi kararını onadı.**
Özet: Müflis durumdaki bir şirketin, usulüne uygun kullanılmadığı tespit edilen hibe ödemesi nedeniyle oluşan ve şirketin yetersiz malvarlığı nedeniyle tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni temsilcisinden tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, Danıştay, bölge idare mahkemesinin söz konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğuna dair kararını, daha önce verdiği bozma kararına uyulduğu ve şirket malvarlığının borçları karşılamadığı, dolayısıyla amme alacağının asıl borçludan tahsil imkanının bulunmadığı tespitleri doğrultusunda, davacının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek oybirliğiyle onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/585 E.  ,  2025/658 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/585
Karar No : 2025/658
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Et ve Et Ürünleri Restaurant Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yapılan hibe ödemesinin usulüne uygun kullanılmaması nedeniyle geri alınması amacıyla şirket kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili için düzenlenen... tarih,... takip nolu ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu uyuşmazlıkta, davacının kanuni temsilcisi olduğu limited şirket hakkında ...İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından ...takip numarasıyla yürütülen dosyayla ilgili olarak; 08/11/2016 tarihinde yapılan 1. Alacaklılar Toplantısına katılan davalı idarenin 2.302.184,42 TL alacağı ile Alacaklılar Listesi'nde 18. sırada yer aldığı, şirketin 45 alacaklıya olan toplam borcunun ise 9.686.944,42 TL ve bu alacaklılardan 1. Alacaklılar Toplantısına katılanların toplam alacaklarının 8.246.073,05 TL olduğu, şirket adına yapılan malvarlığı araştırmasında iki adet ipotekli gayrimenkulün ve üç tanesi rehinli olmak üzere toplam dört aracın bulunduğu, menkullerinin rehinli olduğu ve işletmenin faaliyette bulunduğu gayrimenkulün devredildiği, şirketin sahip olduğu gayrimenkullerin değerlerinin yaklaşık 1.100.000,00 TL olduğu, 3'ü rehinli olan 4 aracın da kayıp olduğu, borçluya ait sayılan menkul ve gayrimenkullerden başka herhangi bir malvarlığının bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu taşınır ve taşınmazların toplam değerinin de alacakları karşılayacak tutarda bulunmadığı ve davalı idareden daha öncelikli alacaklıların olduğu göz önünde bulundurulduğunda, asıl borçlu şirketten tahsili mümkün olmayan, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin müflis olan şirketin iflas masasına başvurarak alacak kaydı yaptırdıktan sonra ödeme emrini iflas masasına göndermesinin gerektiği, yapılan işlemlerin usule ve hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 6831 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcinin sorumluluğu nedeniyle yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/06/2024 tarih ve E:2023/10953, K:2024/4000 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.