Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, tanıkların duruşmada dinlenmemesi, ByLock teknik verilerinin eksik incelenmesi ve yeni delillerin araştırılmaması nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, belirleyici nitelikteki tanığın duruşmada dinlenerek sanık ve vekiline soru sorma hakkı tanınmaması, Bylock iletişim sistemi kullanımının şüpheden uzak teknik verilerle detaylıca tespit edilmemesi, roster kayıtlarındaki kişilerin araştırılmaması ve hükümden sonra ortaya çıkan yeni tanık ifadeleri ile UYAPtaki örgütlü suçlar bilgi bankası kayıtlarının yeterince incelenmemesi gibi eksik araştırma ve inceleme gerekçeleriyle bozarak, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/24548 E.  ,  2025/27616 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1341 E., 2020/1076 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/856 E., 2019/476 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Yasa'nın 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
1. Talimat mahkemesince ifadesi alınan tanık ...'ın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanığın duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının" kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, tespit edilen şahıslar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma olup olmadığı araştırılıp, var ise bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyanları bulunup bulunmadığının tespit edilmesi lüzumu,
3. Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan .. ... isimli şahsa ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince sanık ve müdafine okunup tartışılması ile bahsi geçen tüm ifade sahiplerinin tanık olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.