Yargıtay, hırsızlık suçunda etkin pişmanlık indirimi oranının soruşturma aşamasında yanlış uygulanarak fazla ceza tayinini bozarken, lehe bozmadan sirayetle yararlanan hükümlünün temyiz hakkı olmadığını vurgulamıştır.
Özet: Yargıtay, lehe bozmadan sirayet yoluyla yararlanan ancak önceki temyiz talebi reddedilen hükümlünün, bozma sonrası verilen yeni mahkûmiyet hükmünü temyiz etme hakkının bulunmadığına hükmederken; diğer sanıklar hakkında ise hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken soruşturma aşamasında gerçekleşen pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 168/1. maddesi uyarınca 1/2den fazla indirim yapılması gerekirken, bu durumun gözetilmeyerek fazla ceza tayin edilmesi gerekçesiyle yerel mahkeme hükümlerini bozmuştur.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/1067 E., 2023/274 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaI. Hükümlü ... Hakkında Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi NeticesindeYargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere önceki kararı temyiz etmeyen veya temyiz talebi reddedilen hükümlünün sonraki hükmü temyiz edemeyeceğine ilişkin ilke ve kabuller karşısında; Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2018/7451 Esas, 2019/8681 Karar sayılı ilâmı ile diğer sanıklar hakkındaki lehe bozmanın, mahkemece verilen 23.12.2014 tarihli hükme yönelik temyiz talebi süre yönünden reddedilen sanık ...'e de sirayetine karar verilmesi üzerine yeniden kurulan inceleme konusu hükme ilişkin hükümlü tarafından temyiz isteminde bulunduğu, ancak hükümlünün sirayet nedeniyle bozma sonrası verilen hükmü temyiz etme hakkı olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nun 325. maddesi gereği lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlanan hükümlü hakkında, bozma sonrası mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesi NeticesindeSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanıklar hakkında etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile uygulama yapılırken, 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin 2. fıkrasındaki indirim oranı nazar alınarak 1/2'den fazla indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanıklar hakkında verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.