Elektrik dağıtım şirketinin tarımsal sulama amacıyla enerji sağladığı ancak abonelik tesisini reddettiği çiftçi davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin kararı.
Özet: Davacı çiftçinin sulu tarım yapmak üzere elektrik enerjisi talebiyle davalı şirkete başvurarak tesisine elektrik bağlantısı yapılıp OSOS ölçüm cihazı takılmasına rağmen tarımsal abonelik verilmemesi üzerine, abonesiz elektrik kullanımı gerekçesiyle kaçak tahakkuklar düzenlenmesi ve davalının abonelik talebi konusunda çelişkili savunmalar yapması neticesinde açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının mevzuata uygun başvurularına rağmen fiili enerji temini ve ölçümlü kullanıma rağmen aboneliğin tesis edilmemesini haksız bularak tarımsal aboneliğin yapılmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2229 E., 2025/759 K.DAVA TARİHİ : 12.02.2022İLK DERECE MAHKEMESİ : Çınar 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/115 E., 2023/79 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının sulu tarım yaptığını, yer altı suyu için sondaj kuyusu açtığını, davalı şirkete yaptığı başvuru neticesinde davacının kurulu güç trafosuna elektrik enerjisi verildiğini ve OSOS ölçüm cihazı bağlandığını ancak abonelik verilmeyerek davacının mağdur edildiğini, abonesiz elektrik kullandığı gerekçesiyle kaçak elektrik tahakkukları düzenlendiğini, abonelik tesis edilmesi için davalı şirkete başvuru yaptığını ancak borcu bulunduğu gerekçesiyle davacının müracaatının işleme konulmadığını ileri sürerek; tarımsal abonelik verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının şirkete abonelik talepli başvuru yaptığını ancak başvurusu ile ilgili henüz olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden davanın ikame edilmiş olmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davacı tarafından kuruma yapılan herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından yapılan tesisin kısa süreli elektrik kullanılacak bir tesis olmayıp tarımsal sulama amacı ile yaptırılan bir tesis olduğu, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'da (EK 1) geçici abonelik ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamış olduğu, geçici abonelik tarifesi adlı bir tarife gurubunun bulunmadığı ve davacı tarafından yapılan tesisin yüksek gerilim enerji nakil hattından enerji alan tesisler için sürecin vaki olayda usulüne uygun yerine getirilmesine rağmen abonelik verilmediği, davalı şirketin cevap dilekçesinde önce davacının abonelik talebinde bulunduğunu ancak henüz başvurusunun sonuçlanmadığını, daha sonra ise davacının başvurusunu olmadığını beyan ederek çelişkili cümleler kurduğu, davalının iddia ettiği gibi yapılan bir başvuru olmasa davacının kurulu güç trafosuna elektrik enerjisi verilmesinin mümkün olmayacağı, davalının başvuru yapılmadığı yönündeki beyanlarının soyut ve dayanaksız kaldığı, nitekim Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/86 Esas ve 2020/382 Esas sayılı dosyalarında davacıya abonesiz elektrik kullanmadan kaynaklı kesilen cezalara ilişkin menfi tespit davalarının olduğu, Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/382 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda "fiili olarak kaçak ve usulsüz elektrik kullanımının olmadığı, davacı tarafından tesiste yapılan sarfiyatın yasal olarak tesis edilmiş, mühürlenmiş OSOS panosu içinde bulunan ölçü devresi ve sayaç ile kayıt altına alındığı, davacının dağıtım sistemine herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı" Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/86 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da benzer şekilde; kaçak kayıt dökümünün mevzuata uygun düzenlenmediğinin mütala edildiği, davacı tarafından davalı şirkete abonelik verilmesi için yapılan başvuruların mevzuata uygun yapılmış olmasına rağmen, şirket tarafından davacıya çeşitli ve birbiriyle çelişir bahanelerle abonelik tesis edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile tarımsal abonelik tesisi yapılmasına ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu olan uyuşmazlıkta davalı şirket çalışanlarınca, tesise enerji bağlantısı yapılıp OSOS panosu takılarak mühürlendiği, yapılan işlemden sonra tesisin enerjisinin kesilmeyerek, davacıya kullanımına hazır halde teslim edildiği 18.07.2019 tarihinden sonra kaçak ve usulsüz kullanım tespit tutanağının düzenlendiği, 09.08.2020 tarihine kadar enerji verilmeye devam edildiği, davalı tarafça kendisine abonelik başvurusu yapılmadığına dair savunmasının dosyada yer alan belgeler ve fiili duruma uygun olmadığı, cevap dilekçesinde başvuru yapıldığı ancak henüz cevap verilmediği şeklinde savunma yapılmasına mukabil yazılan müzekkere cevabında, başvuru olmadığına dair verilen bilginin çelişkili olduğu, başvuru yapılması halinde davalı perakende şirketi tarafından başvuruyu en geç takip eden ilk iş günü, diğer hallerde aynı gün içerisinde sonuçlandırmasının gerektiği, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun 27.09.2012 tarihli ve 28424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12.09.2012 tarihli ve 4019 sayılı Kurul Kararı ile Elektrik Piyasası Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü çerçevesinde, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin dağıtım şirketleri tarafından 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine ilişkin hazırlanan “Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerinin Hukuki Ayrıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar” kabul edilerek, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmesi, yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 21. maddesinde perakende sözleşmesi için borcun ödenmesi şartı olmamakla beraber önceki abonelik kaydıyla ilgili olarak davalı tarafça önceki aboneliğe dair delillerin sunulmaması yanında delil olsa dahi yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 24/5 maddesi uyarınca davalı tarafça aboneliğin sonlandırılmasına dair mevzuatta yetki ve imkan verilmiş olması nedenleriyle, davalı tarafça usulüne uygun olarak davacının abonelik tesis talebi hakkında gerekli işlemlerin yapılmadığı, abonelik tesisi için davacıya ileri sürülen şartın hukuka uygun olmadığı ve abonelik tesisiyle muarazanın giderilmesi gerektiği sonucuna varılmasına dair İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; abonelik kapattırılmadan başka bir abonelik verilmesinin mümkün olmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında; abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen kaçak ve normal kullanım bedelinden dava dışı abone ile fiili kullanıcı mülk sahibinin müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafından abonelik talepli başvuru yapıldığını, henüz başvurusu hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden açılan davada hukuki yararın bulunmadığını, abonenin aboneliğini kapattırmasına müteakip yeni abonelik talebinin değerlendirilebileceğini, aksi takdirde davalı şirketin resen araştırma yetkisi ile sorumluluğunun bulunmadığını, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Mahkemece yeterli ve gerekli araştırma yapılmaksızın kabul kararı verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, elektrik abonelik sözleşmesi yapılmaması yönünde davalı şirket tarafından yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, tesisin yüksek gerilim enerji nakil hattından enerji alan tesislere ilişkin usulüne uygun inşa edildiğinin anlaşılmasına, önceki abonelik kaydıyla ilgili olarak aboneliğin sonlandırılmasına dair mevzuatta davalı perakende şirketine yetki ve imkan verilmiş olmasına, davalı perakende şirketinin başvuruları aynı gün içerisinde sonuçlandırması gerekmesine ve açılan davada hukuki yararın bulunmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.