Apartman görevlisinin 1989 sigorta başlangıç tarihi tespiti davasında, SGKnın temyiz itirazı üzerine eylemli çalışmanın ve resmi kayıtların detaylı incelenmesi gerekliliği.
Özet: Davacı tarafından 01.10.1989 tarihli sigorta başlangıcının tespiti talebiyle açılan davanın ilk derece ve istinaf mahkemelerince kabul edilmesi üzerine davalı kurumun temyiz başvurusu üzerine, Yüksek Mahkeme sigorta başlangıcının tespiti davalarında sadece işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, sigortalının eylemli çalışmasının da kanıtlanması gerektiğini ve özellikle kamu kurumu niteliğindeki işverenler nezdinde geçen çalışmalar için puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları gibi tüm resmi belgelerin eksiksiz ve titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1280 E., 2025/1096 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş MahkemesiSAYISI : 2024/428 E., 2025/34 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, ... SGK iş yeri sicil numaralı Diyarbakır ilindeki .... apartmanında, apartman görevlisi olarak 01.10.1989 tarihinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinin bu durumu doğruladığını, ancak dönem bordrosu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... tarafından sigorta başlangıç tarihinin kabul edilmediğini, davalı Kurum tarafından verilen Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Sicil Kartı’nda sigortalı işe ilk giriş tarihinin 01.10.1989 olarak yazılı bulunduğunu beyanla, 01.10.1989 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurumun bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, açılan davanın haksız olduğunu, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 30.01.1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” hükmünün eklenildiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği yıllara ait iş yeri kayıtları ve ücret tediye bordrolarının celp edilmesi, davacının bu işyerinde çalıştığını gösterir kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılması, çalışma iddiasının öncelikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 26...53 021 15 - ... sicil numaralı ...Apartmanı ...blok Yönetim Kurulu Başkanlığı unvanlı iş yerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde,mahkeme kararının usule ve kanuna aykırı olduğunu, açılan davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, 506 sayılı Kanun kapsamında sigorta başlangıç tespit davasının da hizmet tespiti davası gibi incelenmesi gerektiğini, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79.,108. hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3. DeğerlendirmeSigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ....Apt. ... Blok kaloriferli kapıcılık ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu iş yerinden 01.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin konut kapıcılığı mahiyetli olduğu, 01.10.1989-10.03.2013 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, davacının ilk sigortalılığı da aynı işyerinden 01.01.1992'de başladığı ve 31.03.1992 tarihine kadar devam ettiği,işyerine ilişkin davacının bildiriminin yer aldığı 1992/1. dönem bordrosunun gönderilmiş olduğu,dava konusu döneme ilişkin bordronun bulunmadığı,davacı tanıklarının dinlendiği, ancak komşu iş yeri araştırması yapılmadığı,apartman gider ve karar defterinin celbedilmediği, böylelikle Mahkemece davacı tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Buna göre, Mahkemece, dava konusu döneme ilişkin apartman işletme ve karar defterleri ile tüm gider pusulaları ve varsa diğer belgeler celbedilmeli, iş yerinin kapasitesi, niteliği, daire sayısı, araştırılmalı, komşu apartmanlarda çalışan apartman görevlileri ve komşu iş yeri sahipleri ve çalışanları (kasap, market, manav vs.) re'sen tespit edilerek dinlenilmeli, komşu iş yerlerine ve çalışanlarına ilişkin vergi ve sigortalılık kayıtları celp edilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.Kabule göre de, sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, sigorta başlangıcının tespitinin yanı sıra 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine şeklinde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeple, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.