Mirasçıların, bireysel portföy yönetim sözleşmesinden doğan bildirim yükümlülüğüne aykırılık ve hisse senedi satışları sonucu oluşan maddi zararın aynen iadesi veya tazmini talepli ticari alacak davası.
Özet: Davacı mirasçılar, murisleri ile davalı şirket arasında imzalanan bireysel portföy yönetim sözleşmesinde yer alan hükümlere aykırı olarak, portföy yöneticisinin ayrıldığının bildirilmemesi ve murisin bilgisi dışında hisse senetlerinin satılması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini yahut satılan hisse senetlerinin aynen iadesi talebiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL alacak talebiyle ticari nitelikteki komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açmıştır.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/461 EsasKARAR NO : 2026/233DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13/08/2021KARAR TARİHİ : 07/04/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkillerinin annesi ...'nun 20/06/2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakan geride mirasçı olarak müvekkilleri ... ve...'u bıraktığını, muris ile davalı şirket arasında 31/01/2018 Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesi "Portföy yöneticisinin herhangi bir sebeple işten ayrılması veya değişmesi halinde söz konusu durum en hızlı haberleşme aracı ile yatırımcıya bildirilecektir. YATIRIMCI, değişen portföy yöneticisini uygun görmemesi halinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecektir" düzenlemesini içerdiğini, yine sözleşmenin Portföy Yönetim İlke ve Esasları Başlıklı 10/m maddesi de " Portföy yöneticisinin ŞİRKET'ten ayrılması veya ŞİRKET tarafından başka bir yöneticinin PORTFÖY yönetimine atanması durumunda, ŞİRKET durumu YATIRIMCI'ya bildirir" düzenlemesini havi olduğunu, ancak davalı şirketin murisin bireysel portföy yöneticisi 13/01/2020 tarihinde işten ayrılmasına rağmen sözleşme açık hükümlerine aykırı şekilde müvekkiline hiç bir bildirimde bulunmadığını, müvekkilinden habersiz şekilde müvekkili portföyünde yer alan bir kısım hisse senetlerini sattığını, murisin bireysel portföyünde bulunan ; 82.215 adet ... (... A.Ş.) hisse senedini - 48.016 adet ... (... ...A.Ş) hisse senedini - 65.000 adet ... (...A.Ş.) hisse senedini - 32.000 adet ... (... A.Ş) hisse senedini - 50.000 adet ... (... ) hisse senedini - 20.000 adet ... (... A.Ş. ) hisse senedini - 100.000 adet ... (... A.Ş) hisse senedini - 50.000 adet ... (... A.Ş.) hisse senedini - 50.000 adet ... (... Sanayi A.Ş.) hisse senedini - 20.000 adet ... (... Holding A.Ş.) hisse senedini - 100.000 adet ... (... A.Ş.) hisse senedini satarak nakde çevirdiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen 01/01/2020 - 30/06/2020 dönemine ilişkin hesap ekstresinin de sunulduğunu, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde yapılan satış işlemleri nedeni ile murisin büyük bir maddi zarara uğradığını, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde portföyden çıkarılan hisse senetlerinin aynen iadesinin gerektiğini, hisse senetlerinin aynen iadesi mümkün olmaz ise bu hisse senetlerinin satışı nedeni ile uğranılan zararın tazminini talep ettiklerini, davalı şirket ile müvekkillerinden ... arasında arabuluculuk aşamasından önce yapılan görüşmelerde davalı şirketin kusurunu ve müvekkillerinin uğradığı zararı kabul ettiğini ve bir miktar tazminat ödemesi yapılması teklif edilmiş ise de teklif edilen tutarın gerçek zarardan çok düşük olmakla mutabakatın sağlanamadığını, davalı şirketin 200.382,00-TL ödeme yapmayı teklif ettiği görüldüğünü, ayrıca davalı şirketin hukuka ve sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle SPK'ya da başvurulacağını, bu hususa ilişkin tüm haklarının saklı olduğunu, gelinen aşamada müvekkillerinin zararı tüm taleplere rağmen tazmin edilmediğinden huzurdaki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, davanın kabulüne, hisse senetlerinin davalıdan alınarak müvekkillerine verilmek sureti ile müvekkillerinin uğradığı zararın aynen tazminine, mümkün olmaz ise müvekkillerinin uğradığı zararın fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL tutarındaki kısmının 14/01/2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisi ...’nun 78200 numaralı portföy yönetim hesabı 31.01.2018 tarihinde imzalanan Bireysel Portföy Yönetimi Sözleşmesi ile birlikte açıldığı, 1925 doğumlu hesap sahibi ... 20.06.2021 tarihinde vefat etmiş olup; kızı olan Davacılardan ... ... hesapta vekil olarak tanımlı olduğunu ve Amerika’da yaşadığını, Davacılardan ... ... vekil sıfatı ile 03.12.2020 tarihinde Alternatif Yatırım’a göndermiş olduğu mektubunda özetle 15.01.2020 tarihinde Şirket’e iletmiş olduğu talimata aykırı işlem yapılarak 14.01.2020 tarihinde hisse senetlerinin satıldığı, bu satışı yeni fark ettiği, Portföy Yönetim Sözleşmesi’ne göre portföy yöneticisinin ayrıldığının hemen bildirilmesi gerektiği ancak kendisine bilgi verilmeden hesabından işlemler yapılmasının sözleşmeye aykırı olduğu, hisse senetlerindeki sermaye artırımları ve temettü ödemeleri de dikkate alınarak portföyünün 15 Ocak’taki talimat öncesine döndürülmesi talebinde bulunduğunu, Bugün gelinen noktada Davacı, bireysel portföy yöneticisinin ayrıldığının kendisine bildirilmeden hisse senetlerinin satılmasından hareketle zarara uğradığını ifade etmekte olup huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacılar dilekçelerinde birbirlerinden bağımsız iddiaları bir araya getirmek suretiyle bir sonuca ulaşmaya çalışmakta olduğunu, son derece değişken bir piyasada davacıların portföy yöneticisi değişikliğinin bildirilmemesi sebebiyle zarara uğramaları gibi bir beyanın kabulünün mümkün olmadığını, Huzurdaki uyuşmazlıkta bahsi geçen ...’nun 78200 numaralı bireysel portföy yönetim hesabı Müvekkil nezdinde 31.01.2018 tarihinde imzalanan Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesi (“Sözleşme”) ile birlikte açıldığını, 2 sene sorunsuz geçen bir bireysel portföy yönetim ilişkisi akabinde, 13 Ocak 2020 tarihinde Davacıların murisinin portföy yöneticisi ile müvekkili arasındaki iş akdinin sonlandırıldığını, İmzalanan Sözleşme ile Davacılar murisi ve Müvekkili şirket arasında da bir vekalet ilişkisi kurulmuş olduğunu, müvekkilinin uzmanı olduğu değişken piyasada müşterisinin menfaati için her türlü tedbiri almakla yükümlü olduğunu ve müvekkilinin bu borcunu fazlasıyla yerine getirdiğini, dolayısı ile davacılardan ... ...'nun kendisine bilgi verilmeden hesabından işlemler yapılması iddiasının portföy yönetiminin doğasına herhangi bir aykırılık teşkil etmediğini, Bu kapsamda da, müşterinin maddi menfaati Müvekkili gibi bireysel portföy yöneticiliği faaliyet izni bulunan şirketler için her şeyin üzerinde olup; anlık değişkenlik gösteren bir piyasada Müvekkilinin müşterilerinin menfaatleri için her türlü tedbiri almak zorunda olduğunu, O günün şartları ile değerlendirildiğinde 14 Ocak 2020 tarihli satış; haber akışından kaynaklı bölgesel jeopolitik riskler ve dünya çapında belirginleşmeye başlayan COVID-19 nedeniyle oluşabilecek piyasa risklerinden dolayı portföyü korunaklı hale getirmek ve Davacı’nın portföyünün oluşabilecek potansiyel bir zarardan korunması amaçlarıyla gerçekleştirildiğini, 15/01/2020 tarihinde davacılardan ... ...'nun müvekkiline iletmiş olduğu talimat ile tüm vadeli işlem opsiyon sözleşmesi pozisyonlarının kapatılmasını, bu işlemler dışında herhangi bir işlem yapılmamasını, portföy yönetim sözleşmesinin feshini ve tüm varlıklarının diğer hesabına virmanlanarak değerlendirmesini talep ettiğini, yalnızca bu hususun bile davacı beyanının aksine sözleşme feshinin kendilerine portföy yöneticisinin ayrılmasının bildirilmemesi sebebiyle gerçekleştirildiği iddialarını çürüttüğünü, Satım işlemi akabinde ertesi gün Davacılardan ... ..., müvekkiline iletmiş olduğu talimat ile tüm VIOP pozisyonlarının kapatılmasını, Sözleşme’nin feshini ve tüm varlıklarının virmanlanarak başka bir hesapta değerlendirilmesini talep ettiğini, Talimatı harfiyen uygulanarak bu talimat sonrasında; bütün VIOP pozisyonları kapatıldığını, bu tarihten sonra bu işlem dışında herhangi bir işlem yapılmadığını, portföy yönetim hizmeti verilmediğini, 14.01.2020 tarihli hisselerin 5.021.769.- TL tutarındaki satış bedelini de içeren 78200 no.lu hesaptaki nakit, hisse senedi ve yatırım fonlarından oluşan tüm varlıkları vekili olduğu ...-... yatırım hesabına virmanladığını ve yine talimata uygun olarak ... fonunda değerlendirildiğini, 14 Ocak 2020 tarihinde yapılan satış ile ilgili olarak vekil ... ...’na bilgi verilmek istense de kendisinin Amerika’da yaşıyor olması nedeniyle aradaki saat farkı da göz önünde bulundurularak (genelde gerçekleştirilen tüm işlemlerde teyit almak için ertesi gün saat 16:00’dan sonra aranmaktadır) 15.01.2020 tarihinde arandığnı ancak kendisine ulaşılamadığını, 16.01.2020 tarihinde ulaşılarak “15.01.2020 tarihinde arandığı ancak ulaşılamadığı” kendisine ifade edildiğini ve 15.01.2020 tarihli talimatı için teyit talep edildiğini, Bu talimatta portföy yönetim hizmetinin sonlandırılması talebinde bulunduğu için de porföy yöneticisinin Şirket’ten ayrıldığı ile ilgili ayrıca bir konuşma gerçekleştiğini, ilişki müşteri tarafından sonlandırılsa ve ayrılan portföy yöneticisi yerine yenisi atanmamış olsa dahi müvekkili şirketçe müşteriye hesabına portföy yöneticisi tanımlandığında dair bildirimde bulunduğunu, davacılardan ... ..., ıslak imzalı talimatı ile adedine kadar listelediği menkul kıymetlerin başka bir hesaba aktarılmasını talep ettiğini işbu hususun gerçekleştirilen satım işleminden haberdar olduğunun açık ikrarı olduğunu, müşteriye satılan hisse senetlerinin daha uygun maliyet ile geri alınabileceğinin aktarıldığını, müşterinin kendi portföyünde vereceği kararlardan da sorumlu olduğunu, herhangi bir aksiyon almamasının müvekkili şirket ile ilişkilendirilemeyeceği, müvekkili tarafından teklif edilen ödemenin yine kurumun müşterisini en ufak zarara uğratmama isteğinden ve müşteri memnuniyetinden kaynaklı olduğunu, kusurlu olduğunun ikrara gelmediği anlamlarına geldiğini, davacılardan ... ...'nun 3 aralık 2020 tarihinde müvekkiline iletmiş olduğu mektupta 14 ocak 2020 tarihinde satılmış olan hisselerden haberi olmadığını ifade ettiğini, işbu iddianın hayatın olağan akışına fazlasıyla aykırı olduğunu, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:... A.ş'ye müzekkere yazılarak Muris ... ile şirketiniz arasında 31/01/2018 tarihinde bireysel portföy yönetim sözleşmesi imzalanmış olmakla, 13/01/2021 tarihinden önce davacıların miras bırakanı ...'nun (T.C NO:...) portföy yönetici olan ...'in 01/01/2020 ve 01/05/2020 tarihleri arasındaki portföy yönetim sözleşmesi gereği yönetilen müşteri portföy dökümlerinin ve 14/01/2020 tarihindeki yaptığı satış işlemleriyle ilgili dökümlerin çıkarılarak duruşmanın bırakıldığı 20/09/2022 tarihinden önce mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz dosyası davacıları (şikayet edenler) ..., ... vekili tarafından 07/09/2021 tarihinde (...) davalı şirket olan ... ANONİM ŞİRKETİ aleyhine yaptıkları şikayetle alakalı yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. 13/11/2022 tarihinde bilirkişiler ..., ... ve ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Bireysel portföy yönetim sözleşmesi kapsamında hisse senetleri satışlarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve davalıların vekaleten hareket edip etmediği hususunda yapılan işlemlerin SPK mevzuatına ve Portföy Yönetim Sözleşmesi hükümlerine aykırılık oluşturmadığı düşünülmektedir. Satışlardan dolayı zarar olup olmadığı hususunda, Davalı’nın yapmış olduğu işlemlerin inançlı devir ve vekalet sözleşmelerinin gerekleri olan maddi işlemleri yerine getirmiş olması nedeniyle Davacının zararının oluşmadığı düşünülmektedir. Satış işlemleri sonrasında Davacının hesapta bulunan bakiyeye ilişkin işlemleri nedeniyle yapılan işlemlerden haberdar olduğu kanaatine ulaşılmıştır " şeklinde görüş bildirmişlerdir. 25/09/2023 tarihinde bilirkişiler ...ve ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " ..., ... varisleri Davacılar ... ve... ile Davalı ... A.Ş. arasında 31/08/2018 tarihinde imzalanan Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesinin $ ve 10/m maddelerine aykırı olarak bireysel portföy yöneticisinin 13/01/2020 tarihinde işten ayrılması hakkında murise hiç bir bildirimde bulunulmadığı, bireysel portföy yöneticisinin işten ayrılmasını takip eden 14/01/2020 tarihinde davalı şirket tarafından yatırımcının 78200 no.lu yatırım hesabında bulunan hisse senetlerinin habersiz bir şekilde sözleşme hükümlerine aykırı satılarak murisin uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi talebinden kaynaklanan uyuşmazlıkta; tarafların iddia, itiraz ve savunmaları doğrultusunda dosyaya sunulan delil ve belgeler üzerinde gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Özetle; 1- Yatırımcı ... ile ... A.Ş. Arasında 31/01/2018 tarihinde Mevzuatına göre hazırlanmış, Bir, Yönetim sözleşmesinin imzalandığı, vekil olarak kızı ...'nun tayin edildiği,2- Yatırımcı ...”nun, 20/06/2021 tarihinde vefat etti ... ve...'un mirasçı oldukları,Davacılar ... ve...'un mirasçı oldukları, 3- Bireysel portföy yöneticisinin 13/01/2020 tarihinde işten ayrıldığı, Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesinin 5. Maddesinde "Portföy yöneticisinin herhangi bir sebeple işten ayrılması veya değişmesi halinde söz konusu durumun en hızlı haberleşme aracı ile yatırımcıya bildirileceği, yatırımcının değişen portföy yöneticisini uygun görmemesi halinde, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği” ayrıca 10/m maddesinde "Portföy yöneticisinin şirket'ten ayrılması veya şirket tarafından başka bir yöneticinin portföy yönetimine atanması durumunda, şirket durumu yatırımcı'ya bildirir" hükümleri çerçevesinde 13/01/2020 tarihinde işten ayrılan portföy yöneticisi ile ilgili yatırımcı ...'na bildirimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulan evraklar arasında bulunmadığı,4- Portföy yöneticisinin varlığı, kimliği ve gerekli lisanslara sahip olup olmaması hususlarının, Müşteri ile aracı kuruluş arasında imzalanan Portföy Yönetim Sözleşmesinin geçerliliği bakımından kurucu unsur niteliğinde olduğu, Müşterinin, aracı kuruluş tarafından yapılan portföy yöneticisi değişikliği ile sözleşmeyle yetkilendirilmemiş başka bir personelini portföy yöneticisi olarak sonradan kabul etmemesi ve bu personel tarafından kendi hesabında gerçekleştirilen işlemlere sonradan icazet vermemesi ve sözleşmeyi fesih etmesi hallerinde ise müşteri hesabında gerçekleşen işlemlerin sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılmasının dosyaya sunulan delil belgeler üzerinde mümkün bulunmadığı,5- Davalının, Davacının 78200 no.lu yatırım hesabından 14/01/2020 tarihinde yapılan hisse senedi satışları ile ilgili teyit almak üzere vekil ...'nu 15/02/2020 tarihinde aradıklarını fakat “kendisinin Amerika'da yaşaması nedeniyle saat farkından dolayı” ulaşılamadığı, hisse senedi satışlarına ilişkin “İşlem Sonuç Formunu” aynı gün, gün sonunda otomatik olarak neziroglu(fğgmail.com e-posta adresine gönderilerek bilgilendirildiği, 16/02/2020 tarihinde kendisine ulaşıldığı ve yapılan işlemlere ait teyit talep edilmiş olduğu,6- Davacıdan gelen 15/01/2020 tarihli talimat doğrultusunda özetle hesabındaki bütün VİOP pozisyonlarının kapatılması, bu işlemler dışında herhangi bir işlem yapılmaması, portföy yi sözleşmesinin 15/01/2020 tarihi itibariyle iptal edilmesini ve portföy yönetim hizmetinin sonlandırılmasını, bu hesapta bulunan bütün varlıklarının ... modu hesabına virmanlanmasını, VİOP teminat hesabındaki nakdin ... Portföy İkinci Para Piyasasına Fonunda değerlendirilmesi talimatı doğrultusunda portföy yönetim hizmetinin sonlandırıldığı,7- 14/01/2020 tarihinde davalının sattığı hisse senetlerinin satış bedelinin 5.021.769 TL olduğu, davanın açıldığı 13/08/2021 tarihindeki değerinin sermaye artırımları ve temettü bedelleri dahil 7.015.372 TL olduğu,8- Davalı tarafından satılan hisse senetlerinin 14/01/2020 tarihli değeri ile davanın açıldığı 13/08/2021 tarihindeki değeri arasında 1.993.604 TL değer artış farkının bulunduğu, diğer bir ifade ile yatırımcının dava açma tarihi itibariyle 1.993.604 TL zararının hesaplandığı, satışı yapılan hisse senetlerinin ... İstanbul'da (...) alım yapılarak aynen iadesinin mümkün olduğu,9- Davalı ... A.Ş., Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin esaslar Tebliği'nin 34. maddesine göre portföy yönetim sözleşmesi, “müşterinin Şirkete inançlı devir esasına göre yönetimini devrettiği portföyünün Şirket tarafından bu Tebliğde ve sözleşmede belirlenen esaslar çerçevesinde ve özen ve sadakat yükümlülüğü altında yönetilmesini içerir” şeklinde tanımlandığını, dolayısıyla davalı şirketin, “müşterilerinin menfaatleri çerçevesinde direkt emirler haricinde de hisse senetlerinde alım satım yapabileceği” sonucuna varıldığı yönündeki ifadelerinden anlaşılacağı üzere 14/01/2020 tarihinde yatırımcının 78200 no.lu portföy hesabından satılan hisse senetlerinin satışı öncesinde yatırımcıya herhangi bir bilgi verildiğine ilişkin delilin dosyaya sunulan belgeler içerisinde bulunmadığı, " şeklinde görüş bildirmişlerdir. 14/06/2024 tarihinde bilirkişiler ...ve ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " 21/09/2023 tarihli Bilirkişi Kök Raporundaki tespit ve değerlendirmeler saklı kalmak kaydıyla, tarafların itiraz ve beyanları, Sayın Mahkemenin Ek Rapor alınması ara kararı uyarınca heyetimizce yeniden incelenip değerlendirilmiştir.1-Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu dilekçesinde; 21/09/2023 tarihli Bilirkişi Raporunun 4. Maddesinde “Davacılara ait ... ve ... hisse senetlerinin dava dilekçesinde talep edildiği halde, hesaplamaya dahil edilmediğini, toplam 944.100 TL değerindeki bu hisselerin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği” yönünden itirazının değerlendirilmesi:Bilirkişi Kök Raporunun 16.ncı sayfasında verilen Tablo.l'de (aşağıdaki tablo) görüldüğü üzer Davacı vekilinin hesaplamaya dahil edilmediğini iddia ettiği ... ve ... hisse senetleri de dahil olmak üzere dava dilekçesinde talep edilen hisse senetlerinin tamamı hesaplamaya dahil edilmiş:2- Davalı vekilince dosyaya sunulan uzman görüşü raporunda özetle; “Portföy yöneticisinin işten ayrılmasının, yatırımcıya bildirilmemesinin sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği, ettiği düşünülse dahi, portföy yöneticisinin ifa yardımcısı niteliğinde olduğu, Davalı Şirket'in herhangi bir portföy yöneticisi olmadan da portföye dahil hisseleri satma yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle 14/01/2023 tarihli hisse senedi satışlarının sözleşmeye aykırı olmadığı, Yatırımcının satılan hisse senetlerini daha düşük bedel ile satın alabileceği, yatırımcının herhangi bir zararının mevcut olmadığı, Davacılar tarafından ispat edilen kusurun mevcut olmadığı, zarar olmaması sebebiyle illiyet bağının olmadığı, Davalı Şirket'in Davacıların iddiaları karşısında sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı” yönünden itirazlarının değerlendirilmesi: Bireysel Portföy Yöneticiliği faaliyeti 111-37.1 Sayılı Yatırım Hizmetleri Ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğin (Yatırım Hizmetleri Tebliği) 37-44.n maddelerinde düzenlenmiştir. Kısaca özetlemek gerekirse: finansal varlıklardan oluşan portföylerin, her bir müşteri adına, sağlamak üzere vekil sıfatıyla yönetilmesi, takip edilmesi ve müşterinin Kurulun ilgili düzenlemeleri uyarınca bilgilendirilmesi hizmetini kapsar. Yatırım Kuruluşlarının, müşterileri ile sunduğu faaliyete ilişkin asgari unsurları SPK tarafından belirlenen yazılı bir Çerçeve Sözleşme imzalaması zorunludur. Çerçeve sözleşmede belirtilen portföy yöneticisinin, yetkili kuruluştan ayrılması veya değiştirilmesi halinde, yetkili kuruluş tarafından söz konusu durumun müşterilere en seri haberleşme aracı ile derhal bildirilmesi zorunludur. Müşteri, değişen portföy yöneticisini uygun görmediği takdirde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Taraflarca imzalanan Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesinin 5. maddesinde Portföy yöneticisinin herhangi bir sebeple işten ayrılması veya değişmesi halinde, söz konusu durumun en hızlı haberleşme aracı ile yatırımcıya bildirileceği, yatırımcının değişen portföy yöneticisini uygun görmemesi halinde, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, 10/m maddesinde ise Portföy Yöneticisinin şirket'ten ayrılması veya şirket tarafından başka bir portföy yönetimine atanması durumunda, şirketin durumu yatırımcı'ya bildireceği hususları düzenlenmiştir. Diğer ifade ile portföy yöneticisinde herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde, değişikliğin müşteriye bildirimi ile birlikte müşterinin değişikliği kabul etmesi halinde geçerli olacağı şeklinde değerlendirilmelidir. Bireysel Portföy Yönetim Sözleşmesi her iki taraf için de bağlayıcı kesin hükümler içermektedir. Davalı yatırım şirketinin, yatırımcının hesabında vekil olarak, hisse senedi alım-satım yapabilmesi görevlendirdiği Portföy Yöneticisi ile mümkündür. Portföy Yöneticisinin sahip olması gereken lisansları ve asgari nitelikleri sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde belirlenmiştir. Bireysel Portföy Yöneticiliği Faaliyeti, 4 yıllık lisans eğitimi veren kurumlardan mezun ve finans piyasalarında en az 5 yıllık tecrübesi olan yeterli sayıda portföy yöneticisini istihdam etmiş olması özel şartına bağlanmıştır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar için Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'inin “Lisans Gerektiren Unvan ve Görevler” başlıklı 25'inci maddesi kapsamında Portföy Yöneticisinin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 3 Lisansı ve türev işlemler yapması halinde ayrıca Türev Araçlar Lisansına da sahip olması gerekmektedir. Her iki düzenlemede de Bireysel Portföy Yöneticiliği kapsamında müşteri adına alım satım işlemlerinin vekil sıfatı ile nitelikleri belirlenmiş Portföy Yöneticileri aracılığı ile özen borcu sorumluluğunda yapılması gerekir.Dava konusu olayda, Davalı Yatırım Kuruluşunun müşteriyi bilgilendirme yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmediği dosyaya sunulan belgeler üzerinde görülmektedir. SPK tarafından da mevzuata uyum konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermesi konusunda bilgilendirmesine" şeklinde dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlığın başlangıcı sözleşmenin 5.nci maddesinde belirlenen süre içerisinde değişiklik bildiriminin yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Piyasa şartlarının kötüleşmesi ve/veya yatırımcının zarar görmesi gibi gerekçelerle davalı şirketin sözleşmeye aykırı hareket etmesi söz konusu olamaz. Davacının yatırım hesabında yapılacak portföy yönetimi ile ilgili işlemler, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme kuralları ile sınırlıdır. Murisin hesabından yapılan 14/01/2020 tarihli hisse senedi satışlarına ilişkin “İşlem Sonuç Formu” aynı gün, gün sonunda otomatik olarak meziroglu(ügmail.com e-posta adresine gönderilerek Vekil ..., hisse senedi satışları hakkında bilgilendirilmiştir.Davacı ...'nun, 15/01/2020 tarihinde göndermiş olduğu “portföy yönetim sözleşmesinin iptalini, portföyde başkaca işlem yapılmamasını, bütün VİOP pozisyonlarının kapatılmasını ve bakiyenin ... no.lu ... hesabına virmanlanmasını içeren” yazılı talimatına istinaden davalı şirket, 16/01/2020 tarihinde teyit alarak portföy yönetim sözleşmesini sonlandırmış ve talimatın gereğini yerine getirmiştir. " şeklinde görüş bildirmişlerdir. 07/06/2025 tarihinde ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 3.3.2025 tarihli Duruşma Tutanağı ile verilen görev uyarınca dosya münderecatı incelenmiş, ve yukarıda Raporun “(B) Değerlendirme” başlıklı kısmında açıklanan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, somut olayın gösterdiği özellikler ve mevzuat hükümleri karşısında, dava dilekçesinde açıklanan nedenlerin, davalı aracı kuruma hisselerin satılmasından kaynaklı bir tazmin sorumluluğu yükletilmesine hukuki dayanak olamayacağı sonucuna varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir. GEREKÇE:Dava; muris ile davalı arasında imzalanan bireysel portföy yönetim sözleşmesine dayalı sözleşmeye aykırılık ile portföyde bulunan hisselerin satılması sebebi ile meydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğu anlaşıldı. Davacılar dava konusu sözleşme hakkına murisin mirasını bırakması sonucu ulaştıkları tespit edilmekle beraber,Davacılar dilekçeleri ile talep ettiği hususlar değerlendirildiğinde davalının sözleşmeye aykırı olarak portföy yöneticisinin işten ayrıldığını bildirim yükümlülüğü olmasına rağmen özen eksikliği sonucu sözleşme aykırılığın meydana geldiği iddia bulunmakla, özen yükümlülüğünü ihlalin yanı sıra davacıya ait hisselerin zarar ile sözleşmeye aykırı şekilde satıldığı iddiası mevcut olduğu, Alanında uzman bilirkişi dosyaya tevdi edilmekle mevcut deliller dosyada mevcut sunulan SPK raporları ve dava konusu uyuşmazlığın meydana geldiği tarihteki hisse bedelleri üzerinde inceleme yapmıştır. Yapılan incelemeler ve mevcut delilleri karşılaştırılarak ayrı ayrı değerlendirilmesiyle, davalının portföy yönetimi yükümlülüğü ile hisseleri satışını yaptığı, bu satışın sebebinin o dönemde gerçekleşen pandeminin yaratacağı olumsuz finansal etkiden davacıyı korumak olduğu, gerçekleşen pandemi ile hisse senetlerinin fiyatlarının belirgin seviyede aşağı düşmüş olması da davalı tarafından yapılan öngörünün gerçekleştiği, hisse senetlerinin satımından gelir elde edilen nakit tutarın davacı uhdesinde bulunduğu, davacının hisseleri ilerleyen süreçte daha düşük fiyatla zarar etmeden geri alabileceği imkanlarının var olduğu tespit edilmekle , davacının satıştan haberi olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı görüşünü bildirmiştir. Dosyaya sunulan 07/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının zararını ispatlayamadığı kanaatine mahkememizce varılmış olup, iddia edilen zararların telafisinin ilerleyen süreçte mümkün olduğu ve yapılan satış işleminin davacı aleyhine olmadığı ve sözleşmeye aykırılığın toplanan deliller ile ispat edilemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 170,78 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 561,22 TL'nin Davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 10.000,00-TL vekalet ücretinin Davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacılar üzerinde bırakılmasına,5-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00TL arabuluculuk ücretinin Davacılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA,6-Davalının yapmış olduğu 15.000,00-TL bilirkişi ücreti 300,00-TL masraf olmak üzere toplam 15.300,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır