Hakaret suçundan mahkûmiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin delil yetersizliği, zincirleme suç ve tahrik iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu Yargıtayca esastan reddedilerek kararın onanması.
Özet: Hakaret suçundan mahkûm olan sanık hakkında verilen hükmün istinaf yoluyla onanmasına ilişkin karara karşı yapılan temyiz başvurusunda, sanığın suçu işlediğine dair savunmalar, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya içeriğinin hakaret eylemini sabitlediği, aleniyet ve zincirleme suç hükümleri ile tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve cezanın alt sınırdan belirlenmesine dair ilk derece ve bölge adliye mahkemesi takdirlerinin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/784 E. 2022/710 K.SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, tanık ve katılan beyanları arasında çelişki olduğuna, aleniyet ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, cezanın orantısız olduğuna, tahrik hükümlerinin uygulanmamasının haksız olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇE Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna, aleniyet ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ve cezanın alt sınırdan belirlenmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.02.2026 tarihinde karar verildi.