Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanması ile konut dokunulmazlığının ihlali suçunda zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine dair Yargıtay kararı.
Özet: Yargıtay, bozma üzerine yeniden kurulan hükümlerde, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak onamış; konut dokunulmazlığının ihlali suçunda ise sanığın ilk mahkumiyet tarihi ile inceleme tarihi arasında, kanunda öngörülen azami ceza süresine göre hesaplanan sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasını bozarak bu suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2024/209 E., 2025/120 K.SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşmeBozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. Fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesindeBozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Sanığın, katılanın ikâmetine, katılanın rızası hilafına tek başına gündüz vakti girmesi şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 11.05.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihi ile inceleme konusu 20.02.2025 karar tarihi arasında dolduğu gözetilerek sanık hakkında anılan suçtan düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.