Hastane sağlık hizmetlerinde SUTa aykırı acil servis faturalandırması iddiasıyla yapılan haksız kesintilerin iadesi ve borçsuzluk tespiti davasında Yargıtay bozma kararları sonrası verilen hüküm.
Özet: Davacı hastanenin, 2012 yılına ait acil servis hizmet faturalarının Sağlık Uygulama Tebliğine aykırı olarak yeşil alan muayenesi kapsamında yanlış faturalandırıldığı gerekçesiyle sigorta kurumu tarafından yapılan ve alacaklarından mahsup edilen haksız kesintilerin iptali ile kesilen bedellerin faiziyle birlikte geri ödenmesi talebiyle açtığı davada, yargılamanın çeşitli aşamalarında bilirkişi raporlarının yetersizliği nedeniyle verilen bozma kararları sonrası yapılan incelemeler sonucunda, toplam kesintinin önemli bir kısmının haksız olduğu tespit edilerek, hastanenin bu meblağ için borçlu olmadığına ve kesilen tutarın avans faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/1903 E.  ,  2025/5375 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/178 E., 2024/972 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen .. ....... 19 Mayıs Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun 22.04.2014 tarihli yazısıyla, 2012 yılına ait veriler üzerinde yaptıkları incelemede, Sağlık Uygulama Tebliğinin (SUT) (3.1.3.) maddesine aykırı olarak acil serviste yapılmaması gereken işlem ve tedavilere ait fatura bedellerinin acil servis branşından fatura edildiği gerekçesiyle; 144.598,73 TL fatura bedeli ve 10.695,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.294,41 TL yersiz ödemenin müvekkilinin Kurum alacağından mahsup edileceğinin bildirildiğini, komisyon incelemesinde hangi faturalarda hangi ödemelerin yersiz olarak kabul edildiğinin belli olmadığını, müvekkili şirketin SUT'ta tanımlanan acil hal tanımı dışına çıkmadığını ileri sürerek; müvekkilinin yersiz ödemeden kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitini istemiş, 26.04.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalı Kurumun 12.12.2023 tarihinde 144.598,73 TL asıl alacak, 146.432,29 TL faiz kesinti yaptığını ve davanın istirdata dönüştüğünü belirterek, 144.598,73 TL asıl alacak ve 146.432,29 TL faiz kesintisinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Risk Analizi ve Sürekli Denetim Grup Başkanlığının 13.03.2013 tarihli ve 4511992 sayılı yazısı ile merkez müdürlükte oluşturulan komisyon tarafından yapılan inceleme sonrasında, acil branşındaki hatalı faturalandırmalar nedeniyle davacı Hastaneye borç çıkartıldığını, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.02.2016 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, tedavi ücretleri yeşil alan muayenesi kabul edilerek kesintiye tabi tutulan hasta sayısının 8.870 olarak belirlendiği, bunların tedavi bedelleri tutarı olan 144.598,73 TL için davalı Kurum tarafından kesinti uygulandığı, kesinti uygulanan 5.829 kişinin muayene ve tetkik bedellerinin (520.020) SUT kodlu Acil Poliklinik Muayenesi kapsamında değerlendirilerek 95.755,68 TL hesaplandığı, kalan 3.041 hastaya yapılan muayene ve müdahalelerin (520.021) kodlu Yeşil Alan Muayenesi olup, kesinti uygulanan 48.843,05 TL’nin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 144.598,73 TL ana para ve 10.695,68 TL işlemiş faiz kesintisinin 95.755,68 TL'lik bölümü ile bu miktar için uygulanan faiz yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 06.12.2027 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Mahkemece anapara yönünden davacının borçlu olmadığının tespit edildiği, ancak ana paranın işlemiş faizi tespit edilip hükme geçirilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 13.11.2018 tarihli kararıyla; alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 95.755,68 TL ana para ve 16.627,13 TL yasal faiz olmak üzere toplam 112.382,81 TL yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
3. Dairece verilen 03.11.2020 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, davacı Hastanenin faturalarında yapılan kesintilere konu hastalara ilişkin yeterli gerekçe sunulmadan, hastaların tedavi kayıtları her hasta yönünden tek tek değerlendirilmeden düzenlendiği ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verildiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacı Hastaneye uygulanan toplam 291.031,02 TL tutarındaki kesinti işleminden, 202.692,69 TL'lik kısmının haksız olduğu, 88.338,33 TL tutarındaki kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 100.707,84 TL asıl alacak ve 101.984,85 TL faiz olmak üzere toplam 202.692,69 TL yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurum tarafından yapılan 202.692,69 TL kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalı Kurumun tacir olan davacı şirketin kesmiş olduğu faturalara yaklaşık 2 yıl boyunca hiç itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiğini, yapıldığı iddia olunan yersiz ödemelere ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, kesinti işleminin mevzuata uygun olduğunu, kesintiye avans faizi işletilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, uyuşmazlığa konu işlemlerin SUT hükümlerine uygun olup olmadığına ilişkin tüm hastaların ayrı ayrı incelendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3 ve 15. maddeleri uyarınca davacı tacir ile davalı Kurum arasındaki sözleşmenin ticari iş sayılması nedeniyle, davacı tacirin 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca alacağı nedeniyle ticari temerrüt faizi isteyebileceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince davacı yönünden karar düzeltme yolu kapalı, davalı yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.