10. Hukuk Dairesinin, iş kazası sonucu sürekli iş göremez kalan işçinin maddi ve manevi tazminat davasında kusur oranları ile tazminat hesaplamasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazası sonucunda hamur makinesini temizlerken elini makineye kaptırıp %37,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasında, ilk derece mahkemesince davalı işverenin %70, davacının ise %20 kusurlu bulunarak toplam 1.420.469,30 TL tazminat ödemesine hükmedilmesinin ve istinaf başvurularının reddedilmesinin ardından, davacı tarafından manevi tazminatın, iş göremezlik ve kusur oranlarının düşük olduğu; davalı tarafından ise kendi kusur oranının ve manevi tazminat miktarının hatalı olduğu gerekçeleriyle yapılan temyiz başvurularının incelendiği, ancak manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz edilemez olduğu değerlendirilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/6028 E.  ,  2025/13613 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2809 E., 2025/58 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/487 E., 2024/697 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.01.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemece davalı işyerinde makine başında keşif yapılarak kusur raporu alınmasını, davacının varsa işgöremezlik oranının sürekli olup olmadığını, eğer sürekli ise yüzdelik oranın ne olduğunun Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmak sureti ile tespit edilmesini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı iş yerinde çalışan davacı işçinin, hamur makinesini temizlerken sağ elini ve kolunu makineye kaptırdığı bu suretle iş kazası geçirdiği, 10.01.2018 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararında kazalının sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğu, Yüksek Sağlık Kurulunun 18.03.2019 tarihli kararında sigortalı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporunun Kurum sağlık kurulunca incelenmesi neticesinde iş göremezlik oranının %37,2 olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesinin 06.01.2020 tarihli raporunda davacının %37,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %37,2 olduğunun belirlendiği ; olayın meydana gelmesinde davalı işverenin %70, dava dışı ...’nın %10 oranında sorumlu olduğu, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu tespitine yönelik 06.05.20 19... .10.2021 tarihli bilirkişi raporlarının somut uyuşmazlığa uygun ve denetlenebilir nitelikte olduğundan hükme esas alındığı, kaza tarihinde işçinin yaşı, tarafların kusur durumu, yaşamını bedensel çalışma ile ikame etmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, olayın niteliği gözetilerek manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle,davanın kabulüne 1.270.469,30 TL maddi tazminatın ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, mahkemece taktir edilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, iş kazasında müvekkiline %20 kusur izafesi yapılmış ise de davacının iş kazasında kusuru bulunmadığını, %37,20 olduğu belirtilen iş görmezlik oranın düşük belirlendiğini, hükme esas alınan raporda belirtilen tazminat miktarlarının düşük hesaplandığını, hesap raporları arasında tazminatın hesaplanmasına dair çelişkinin giderilmesi için ek rapor aldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, istinaf ilamında kusur oranlarında bir isabetsizlik olmadığı ve sürekli maluliyete ilişkin olarak ilk derece mahkemesi tarafından yapılması gereken işlerin ne olduğunun belirtilmesine karşın bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı sonrasında kusur ve aktüerya raporu alınması, davacının sürekli iş göremezlik durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmesi ve davalının usuli hakları gözetilmeden davalı aleyhine karar verilmesinin hatalı olduğunu, iş sağlığı ve eğitimi hususlarında gerekli tedbirleri alan müvekkili aleyhine kusur takdirini kabul etmediklerini, manevi tazminat miktarının çok fazla olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı harcın davacıdan,
Aşağıda yazılı harcın davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.