Yargıtay, evlilik birliği devam eden eşe karşı işlenen mala zarar verme suçunda, TCK 167/1-a maddesi uyarınca şahsi cezasızlık hükmü gereği kanun yararına bozma ile mahkumiyet kararını kaldırarak ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Özet: Yargıtay, suç tarihinde resmi nikahlı ve haklarında ayrılık kararı bulunmayan eşine ait cep telefonunu kırarak mala zarar verme suçunu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 167/1-a maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık sebebi nedeniyle ceza verilmemesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu tespit ederek, asliye ceza mahkemesinin bu hükmünü kanun yararına bozmuş ve sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/8745 E.  ,  2025/18596 K.
"İçtihat Metni"

KANUN YARARINA

BOZMA
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/566 E., 2022/411 K.
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69725 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1-a maddesinde yer alan “Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin ... zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, 23/10/2020 günü sanığın, katılan eşine ait cep telefonunu yere atarak kırmak şeklindeki eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanık ile katılan ...'in suçun işlendiği 23/10/2020 tarihinde nüfus kayıtlarına göre kayden evli oldukları nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 167/1-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4 maddesinin (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümlünün üzerine atılı mala zarar verme suçunu da kapsayan "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167/1. maddesinde yer alan "(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, dosya kapsamına göre, katılan ...'in suç tarihi olan 23.10.2020 tarihinde hükümlünün resmî nikahlı eşi olduğu ve bu nedenle hükümlünün mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/566 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca mala zarar verme suçundan hükümlü hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.