Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, anayasal ve yasal gerekliliklere aykırı gerekçesiz hüküm sebebiyle bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Ceza Muhakemesi Kanununun mahkeme kararlarının açık ve gerekçeli olması zorunluluğunu emretmesine rağmen, yargılama sürecinde ileri sürülen iddia ve savunmaların belirtilmemesi, mevcut delillerin tartışılıp değerlendirilmemesi, hükme esas alınan veya reddedilen delillerin açıkça gösterilmemesi ve delillerle ulaşılan sonuç arasında mantıksal bir bağ kurulmaması gibi temel usuli eksiklikler nedeniyle Yargıtay denetimine elverişli bulunmayarak bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2025/9007 E.  ,  2025/18425 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/891 E., 2024/829 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.