İcra takibine itirazın iptali davasında, emanet açıklamalı 1.000.000 TL ödünç para alacağının, TBK 389 hükmünce belirlenen sürelerin ardından zamanaşımına uğraması.
Özet: Bir arkadaşlık ilişkisine dayalı olarak 1.000.000 TL borç para gönderen davacı, ödeme vaadini yerine getirmeyen davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davacı, daha önceki itirazın iptali davasının borcun Türk Borçlar Kanununun 389. maddesi gereği henüz muaccel olmaması nedeniyle usulden reddedildiğini, ancak borcun istenmesi ve aradan geçen süre ile muaccel hale geldiğini iddia etmiştir. Davalı ise borcun ticari bir ilişkiye dayandığını savunarak ödeme yaptığını ve zamanaşımı defini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, borcun kararlaştırıldığı gibi bir ay sonra muaccel hale geldiğini, ancak yasa gereği temerrüt sonrası altı aylık sürenin takip tarihinden önce dolması ve zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmesi nedeniyle davanın zamanaşımından reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/247 E., 2025/397 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/104 E., 2024/503 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının eksiye dayalı arkadaşlıkları olduğunu, müvekkilinin iş adamı olduğunu, davalının da ticaretle uğraştığından tanıştıklarını, davalının işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle ve aralarındaki arkadaşlık ilişkisine bağlı olarak davacıdan bir ay sonra ödeme vaadi ile borç para istediğini, davacının ise arkadaşının hatırını kırmayarak 06.08.2020 tarihinde davalının .... Bankası hesabına 1.000.000,00-TL borç para gönderdiğini, dekont açıklamasına emanet olarak yazıldığını, davalının ise vaadinde durmayarak borcunu ödemediğini, davacının defalarca aramasına, iş yerine gitmesine rağmen kendisine ulaşamadığını, daha sonra başka ortak bir arkadaş aracılığıyla borçtan düşülmek üzere 31.03.2023 tarihide ödenmek üzere 20 22... . Ayında .... ait 123.000,00 TL bedelli çek verdiğini, geri kalan parayı da ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2022/59376 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı borçlunun takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalı borçlu aleyhine itirazın iptali için Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/93 Esas sayılı dosyasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 389. maddesi uyarınca "Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli gün yada süre veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı taraflar arasında kararlaştırılmadığı hallerde ödünç alanın ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı " hükmü gereğince davanın dava ön şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, davacının vermiş olduğu parayı 2022 yılının altıncı ayında istediğini, buna istinaden davalı tarafın 01.03.2023 tarihli çeki verdiğini, icra takibinde çekin bedelinin düşüldüğünü, icra takibinin davacının vermiş olduğu parayı geri istediği ve borcun muaccel olduğu anlamında olduğunu, takip tarihinden itibaren de 6 aylık sürenin zaten geçtiğini ileri sürerek; davalının icra takibine yaptığının itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; açılan davada takipte gösterilenden farklı delil gösterilemeyeceğini, alacaklı davasını takipte gösterdiği deliler ile ispatlamak zorunda olduğunu, dosyaya sunulan makbuz dışındaki belgeleri kabul etmediklerini, davacının emanet olarak verdiğini iddia ettiği 1.000.000,00 TL'den iade edilen 123.000,00 TL'lik kısmının düşünden sonra kalan 755.068.000,00 TL'sini talep ettiğini, davalı ile davacı arasında şirket hissesi satımından kaynaklanan alacak ilişkisi bulunduğunu, 06.08.2020 tarihinde yapılan ödemeden sonra davacının da kabul ettiği 123.000,00 TL'lik ödeme bulunduğunu, bunun dışında da müvekkilinin hesabından davacıya 23.10.2020 tarihinde 12.000 USD, 14.12.2020 tarihinde 17.900 USD, 13.08.2021 tarihinde 3.000 USD ve 06.12.2021 tarihinde 50.000,00 TL ödemeler bulunduğunu, davacı ile davalı arasında ..... Gayrimenkul Yatırım AŞ'nin %2'lik hissesine dair devir ilişkisi bulunduğunu, dava konusu bedelin ise bu hissenin satılmasına ilişkin olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını, ayrıca karz akdinin süresine dair itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki ilişkinin karz adli olarak kabul edilmesi halinde yasal ve Yargıtay kararları gereğince takip ve dava hakkı bulunmadığını, faiz oranının faiz türünün ve faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini ve asıl alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiş, ikinci cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararıyla; davalının davacıdan bir ay sonra ödeme vaadi ile borç para istediği, davacının 06.08.2020 tarihinde davalının .... Bankası hesabına 1.000.000,00 TL borç para gönderdiği, dekont açıklamasına emanet olarak yazıldığı anlaşılmış olup davacının kabulü ve iddiasına göre borcun 1 ay sonra 06.09.2020 tarihi itibariyle muaccel hale geldiği ve bu tarih itibariyle ödeme yapmayan davalının temerrüde düştüğü, 6098 sayılı Kanun'un 389. maddesi uyarınca davalının temerrüde düşmesinden başlayarak 6 ayın geçmesiyle 06.03.2021 tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığından ve süresinde dilekçeler aşamasında zaman aşımı def'i ileri sürüldüğünden 2022 yılında takip başlatıldığı göz önüne alındığında zaman aşımını kesen sebep de bulunmadığından; borcun eksik borç haline gelmiş olması ve dava ya da icra yoluyla tahsil edilemeyecek olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli kararıyla; davacı talebinin ödünç verilen paranın davalıdan tahsili yani alacak istemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 389. maddesindeki düzenlemenin ise ödünç alanın ödünç konusunun teslimine ve ödünç verenin de bu şeyin ödünç alan tarafından teslim alınmasına dair istemlerine ilişkin olup, bu istemler yönünden diğer tarafın bu konuda temerrüde düşürülmesi halinde sözkonusu istemlerin yerine getirilmesi için açılan davalarda uygulanması gereken zamanaşımı süresini hüküm altına aldığından eldeki somut talep ve dava yönünden uygulanamayacağı, işbu davanın/talebin konusunun para alacağı vasfını taşıdığından 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesinde düzenlenen genel alacak zamanaşımına tabi olduğu ve 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesi kapsamında genel alacak zaman aşımı süresinin de 10 yıl olması sebebiyle dava tarihi itibariyle 10 yıllık genel alacak zamanaşımı dolmadığından, davanın esasına girilerek tarafların ileri sürdükleri tüm delilleri toplanıp,incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davaya konu uyuşmazlıkta tatbik imkanı olmayan 6098 sayılı Kanun'un 389. maddesi kapsamında davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıdan bir ay sonra ödeme vaadi ile borç para istediği, davacının 06.08.2020 tarihinde davalının .... Bankası hesabına 1.000.000,00 TL borç para gönderdiği, dekont açıklamasına emanet olarak yazıldığı, delil başlangıcı olan banka havalesinin teyiti için tanık dinlendiği ve bu paranın davacının davalıya borç amacıyla gönderildiği, davalının davacının da kabulün de olan 123.000,00 TL bedelli olarak verdiği çek ve davalının banka aracılığı ile davacının hesabına 06.12.2021 tarihinde gönderdiği 50.000,00 TL, 23.10.2020 tarihinde gönderdiği 12.000 USD, 14.12.2020 tarihinde gönderdiği 17.9 00... .08.2021 tarihinde gönderdiği 3.000 USD'ın muaccel borcun ödenmesi için gönderildiği, gönderildiği tarihteki kur üzerinden toplam borçtan düşülmesi sonucu kalan 564.428,14 TL yönünden davanın kısmen kabulüne ve takibin devamına karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2022/59376 esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 564.428,14 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda taraflar ödüncün geri verilmesi konusunda vade belirlemediğinden, davacının istediği zaman ödünç verdiği paranın iadesini isteyebileceği ancak davalı borçlunun bu istemin kendisine iletilmesinden altı hafta geçtikten sonra temerrüte düşeceğinin anlaşıldığı, davacının, davalı borçlu hakkında 16.12.2022 tarihinde takip başlattığı, ödeme emrinin davalı tarafa 20.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının da bu tarihten altı hafta sonra, 01.02.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, bu durumda, talep edilen alacağa ancak 01.02.2023 temerrüt tarihinden itibaren ve tarafların tacir olmaması da gözetilerek yasal faize hükmedilmesi gerekirken , mahkemece itirazın iptali ile takibin 564.428,14TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden devamına denilerek, takip tarihinden itibaren ve reeskont avans faiz işletilmesi talebinin kabulü sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2022/59376 esas sayılı dosyasında takibe yapılan borca itirazın kısmen iptali ile takibin 564.428,14 TL asıl alacak üzerinden devamına,işbu asıl alacağa 01.02.2023 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; itirazın iptali davasının icra takibine ve takipte gösterilen alacağın dayanağına sıkı sıkıya bağlı olduğundan davada takipte gösterilenden farklı delilin gösterilemeyeceğini, davacı tarafından daha önce aynı icra takibine yapılan itirazın iptali için Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın dava ön şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini, davacının yine aynı icra takibine yapılan itirazın iptali için huzurdaki davayı açtığını, davacının yapmış olduğu icra takibi, borç muaccel hale gelmeden yapıldığından bu takibe dayalı olarak açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödünç ilişkisine dayalı alacağın 6098 sayılı Kanun'un 389. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklı alacak istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşılar, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacağın muaccel olduğu, davalı borçlunun icra takibinden önce davacıya ödemeler yaptığı dikkate alındığında davacının davalının kendisinden bir ay sonra ödeme vaadi ile ödünç aldığı hususunu ispat ettiği, alacağın takipten önce muaccel hale geldiği, ödünç ilişkisinin tabi olduğu 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.