Hileli işyeri devri vaadiyle alınan 600.000 TLnin iadesi talepli icra takibine vaki itirazın iptali ve sebepsiz zenginleşme davası.
Özet: Davacı, davalılardan devredileceği belirtilen bir kafe için toplam 600.000 TL ödeme yapmış, ancak işyerinin davalılara ait olmaması nedeniyle devir gerçekleşmeyince icra takibi başlatmıştır. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davalıların haksız zenginleştiğini ve sorumlu olduğunu kabul ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve kötü niyet tazminatına hükmetmiştir. Davalıların bu kararları temyizi üzerine, Yargıtay dosya incelemesinde ödemenin yapıldığı ve devrin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı belirtilerek alt mahkeme kararlarının isabetli olduğu değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1514 E., 2025/249 K.DAVA TARİHİ : 19.04.2024İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/84 E., 2024/190 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkiline, kendisini ... ... adlı dükkanın sahibi olarak tanıtan ve kafeyi devredeceğine ilişkin ilan veren davalı ... ile arasında devir için 2 taksit halinde 400.000,00 TL ve 200.000,00 TL olacak şekilde toplamda 600.000,00TL miktarla anlaşma sağlandığını, akabinde 13.11.2023 tarihinde devir sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin davalı ...'in oğlu olan davalı ...'in hesabına toplamda 600.000,00 TL gönderdiğini, ancak iş yerinin müvekkiline devredilmediğini, daha sonra iş yerinin sahibinin 3. kişi olduğunu öğrendiğini, davacının geçersiz bir devir sözleşmesi ile kandırıldığını, bunun üzerine parasını geri istediğini ancak davalılar tarafından paranın iade edilmediğini, alacağa yönelik başlatılan icra takibinin davalıların kötüniyetli itirazları üzerine durduğunu, ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili; yapılan devir ve yaşanan vaki durumdan müvekkilinin haberinin olmadığını, babası ... kendisine davacının para göndereceğini söylediğini, kendisine gönderilen 600.000,00 TL'yi babasına verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili; dava konusu işyerini ......'dan devir aldığını, daha sonra davacıya içindeki malzemeler ile birlikte verdiğini, bunun üzerine dükkan sahibi ........'yu çağırdığını, ...... ve davacının anlaşarak aralarında kira sözleşmesi yaptıklarını, oğlu .... hesabına önce 400.000,00 TL ve 200.000,00 TL gönderildiğini, kendisinin bu parayı oğlundan aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iş yeri devri amacıyla tarafların anlaşmaya vardığı, davacının davalı ...'in banka hesabına 13.11.2023 tarihinde toplam 600.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak devir sözleşmesine konu işyerinin davalılara ait olmadığı, dava dışı kişi adına kayıtlı olduğu, bu kişinin de işyerini tanık sıfatıyla beyanı alınan ...'a devrettiği, davalıların geçerli olmayan bir sebebe dayanarak haksız menfaat temin etmek amacıyla hareket ederek sebepsiz zenginleştikleri, davacı ile davalı ... arasında yazılı anlaşma yapıldığı ancak paranın diğer davalı ... adına gönderildiği, bu yönüyle her iki davalının davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, icra takip dosyasında davalıların borca itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine yapılan itirazın kötüniyetli olduğu ve alacağın da likit olduğu görülmekle alacağın yüzde yirmisi olan 120.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, olayların genel cereyan tarzı itibarı ile davalıların her ikisi yönünden davanın kabulüne ve dava konusu alacağın likit, belirlenebilir, hesaplanabilir olması sebebiyle davacı taraf yararını icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair Mahkeme usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili; müvekkili .. devirden haberdar olmadığını, babasının işini görmek için hesabı kullanıldığından sorumluluğunun bulunmadığını; müvekkili ........açısından iş yerinin mülki sahibinin kendisi olmadığını, hava parası ile devraldığını, yalan tanık beyanlarının hükme esas alındığını, delillerin eksik değerlendirildiğini, imam nikahlı eşi üzerine .. ... olarak iş yerinin açıldığını, imam nikahlı eşinden iş yerinin müvekkile ait olduğuna dair yazı alındığını, kira sözleşmesinin feshine dair imza attırıldığını, her işlemin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ödenen paranın iadesi sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının davalılara 600.000,00 TL ödeme yaptığı ve iş yerinin devrinin gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.