Hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz incelemesinde sanık müdafiinin itirazları reddedilerek, mükerrer sanık hakkında koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik kurallarının infazda gözetilerek hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum edilen sanığın müdafii tarafından, suçun şüphesiz ispatlanamadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadığı ve cezanın üst sınırdan gerekçesiz verildiği gerekçesiyle yapılan temyiz başvurusu, Yargıtay tarafından değerlendirilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, savunmanın iddialarının yerinde görülmediği, ayrıca ikinci defa mükerrirler için Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/3. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetileceği belirtilerek, temyiz istemi esastan reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/15566 E.  ,  2025/18518 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1082 E., 2021/3167 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; söz konusu suçun sanık tarafından işlediğinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmamış olduğuna, sanık lehine hususlar değerlendirilmeden, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadan verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve cezanın üst sınırdan verilmesinin gerekçesini olayla ilişkilendirmeyen, failin güttüğü amaç ve saikin önemini açıklamayan mahkeme kararının bu yönüyle yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.