Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında sanık itirazlarını reddederek istinaf kararını onadığı içtihat.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan hüküm giyen sanık müdafiinin suç kastı olmadığına, emniyeti suiistimal suçu oluştuğuna veya sanık yararına şüpheden arındırılmış kesin delil bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarını reddederek, sanık hakkında ilk derece mahkemesi kararını düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulmamıştır; mağdurun zararının sanık yerine üçüncü kişi tarafından ödenmiş olması nedeniyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmiş olmasına rağmen, aleyhe temyiz bulunmadığından bu durum bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/15530 E.  ,  2025/18520 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/842 E., 2022/1483 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, hırsızlık suçunun oluşmadığına, emniyeti suiistimal suçu yönünden de failin kastının hırsızlık suçu gibi başından beri bulunmadığına, suç işleme kastının sonradan meydana geldiğine, sanığın suç işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin mevcut olmaması durumunda şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın zararının sanık tarafından değil, aracını ödünç verdiği şikâyetçi ... tarafından ödendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin uygulanması sureti ile eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.