Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan kurulan hükmü gece vakti uygulama eksikliği ve zorunlu müdafii atanmaması nedenleriyle bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkındaki mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen cezaların temyiz edilebilirlik sınırının altında kalması nedeniyle ilgili temyiz başvurularını reddetmiş; ancak hırsızlık suçuna ilişkin hükmü, suçun gece vakti işlenmesine rağmen Türk Ceza Kanununun 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini yapılması ve potansiyel cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu bu tür bir suçta zorunlu müdafi atanmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1041 E., 2022/1958 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, retEK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I.Sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, aleyhine hiçbir suç unsurunun bulunmadığına, hırsızlık yapmadığına ve üzerinde çalınan herhangi bir mal bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Sanığın savunmaları dikkate alındığında eylemini saat 01.00-02.00 aralığında gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, 04.11.2020’de gece vaktinin saat 18.59'da başlayıp, saat 06.33’de bittiğinin, dolayısıyla suçun gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,2- (1) No.lu bozma nedenine göre:5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası yapılacak olan yargılamada aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dava dosyasının, yine aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.