Kira sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen kira alacakları ve itirazın iptali davasında, kiralananın zilyetliği ile takip kapsamına dair ardışık bozma kararları sonrası kısmi kabul.
Özet: Davacı kiralayanın, davalı kiracıdan 2008 tarihli kira sözleşmesi uyarınca ödenmeyen kira bedellerini tahsil amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, kiralananın aynı olup olmadığı ve sözleşmenin geçerliliği yönündeki uyuşmazlıklar ile icra takibine konu edilmeyen yıllara ilişkin talep sorunları Yüksek Mahkemenin bozma kararlarıyla şekillenmiş; nihayetinde, yerel mahkeme kira sözleşmesinin geçerli olduğuna hükmederek, davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı ve icra takibi kapsamındaki 2010-2012 yıllarına ait 15.000 Euro kira alacağı ile %20 icra inkar tazminatının tahsiline, böylece davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1720 E., 2024/2596 K.DAVA TARİHİ : 08.10.2013Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; imzalanan 21.02.2008 tarihli kira sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazın aylık 417 Euro, yıllık 5.000 Euro bedelle davalıya kiraya verildiğini, 2009-2010-2011-2012 yıllarına ait kira bedellerinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek; davalının haksız itirazının iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davaya konu yerde birden fazla 418 nolu dükkan mevcut olup, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin şu an kullanmakta olduğu dükkandan farklı olduğunu, sözleşme yapıldıktan sonra zilyetlik hususunda uyuşmazlık yaşanması nedeni ile sözleşmeden vazgeçildiğini, alacağa dayanak yapılan sözleşmenin iptal edildiğini ve geçerliliği olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 21.04.2015 tarihli kararıyla; davaya konu yerde yapılan keşif neticesinde davalının kiracı olarak bulunduğu dükkan ile davacının kiraya verdiğini iddia ettiği dükkanının aynı dükkanlar olmadığının belirlendiği, kira sözleşmesine konu dükkanın zilyetliğinin kime ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, davaya konu yerde birden fazla 418 nolu dükkan bulunduğu, ayrıca davalının 2013 yılında mükellefiyet kaydının başladığı, davacının kiralanan dükkanın kendisine ait ve zilyetliğinde bulunan bir dükkan olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Dairece verilen 11.12.2019 tarihli ilamla; taraflar arasında geçerli olan yazılı sözleşmenin iptaline ilişkin usulüne uygun yapılmış bir bildirime rastlanmadığı, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin ayakta olduğu, bu nedenle dosya kapsamında bildirilen delillerin kira yerinde tartışılıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.05.2021 tarihli kararıyla; taraflar arasında 21.02.2008 tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinin bulunduğu, imzası inkar edilmeyen ve dava taraflarınca itiraz edilmeyen kira sözleşmesinin, sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği hüküm ve koşulları ile taraflarını bağlayıcı nitelikte olduğu, sözleşmenin tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile feshedilmediği, kiralananın yok olmadığı ve mahkeme kararı ile sona ermediği, bu nedenle sözleşmenin ayakta olduğu, kira süresince kira bedelinden davalı kiracının sorumlu olacağı ve davalının ödeme olgusunu ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın 20.000 Euro (56.235,00 TL) üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.3.Dairece verilen 25.04.2022 tarihli ilamla; davalının sair temyiz itirazları reddedilerek, itirazın iptali davasının, açılış, şekil ve doğurduğu sonuçlar yönünden ilamsız icra takibinin devamı niteliğinde görülen ve dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1 maddesi hükmünde bulunan bir eda davası olduğu, ilamsız icra takibinin takip talebi ve ödeme emrinde belirtilen aylar yönünden kira alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna göre Mahkemece; davalının, davaya dayanak icra takibine konu edilmeyen 2009 yılına ilişkin de kira alacağı bulunduğunu belirlemek suretiyle karar vermiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu takip talebi ve ödeme emrinde, 2010, 2011, 20 12... yıllarına ait kira bedellerinin talep edildiği, dava dilekçesine ise 2009, 2010, 20 11... kira bedellerinin konu edildiği, ve yine dava dilekçesinde 2013 yılında taşınmazın 3. bir kişiye satıldığı ve 2013 yılına ilişkin kira alacağı talebinin bulunmadığının belirttiği, buna göre 2009 yılı kira alacağına ilişkin icra takibi yapılmaması karşısında söz konusu yıla ilişkin alacak talebinde bulunulamayacağı, davalının kira borcunun olmadığı iddiasına karşılık dosyaya ödeme konusunda yazılı bir delil sunulmadığı, 2010-2012 kira yıllarına ilişkin yıllık 5.000 Euro olmak üzere toplam 15.000 Euro kira alacağının varlığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiği gerekçesiyle; itirazın kısmen iptali ile 15.000 Euro (32.721,50 TL) alacak üzerinden takibin devamına, kira alacağı likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı asıl; dava ve takip konusu yapılan işyeri adresi ile ilgili büyük bir karışıklık bulunduğunu, dava konusu edilen bölümde birden fazla dükkan bulunmakta olduğunu, davaya konu olan kira sözleşmesinin geçerliliğinin bulunmadığını, kiralananın açık ve karışıklığa neden olmayacak şekilde belirli bir yer olması gerektiğini, 418 nolu dükkanın davacıya ait olmadığını, dava konusu yıllar kira bedellerinin ödendiğini, husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödenmeyen kira alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmiş olmasına, bozma ilamının dışında kalarak kesinleşen hususlar hakkında karar verilemeyecek olmasına, kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti davalı kiracıda olup, ödeme olgusunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.