Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlıkta savunma hakkı ihlali nedeniyle hükmü bozarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlalinde temyiz yolu kapalı olduğundan başvuruyu reddetti.
Özet: Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz başvurusunun, yasal düzenlemeler gereği temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddedildiği, ancak hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında ise, başka bir suçtan hükümlü olan sanığın duruşmada hazır bulundurulmadan veya segbis aracılığıyla dinlenmeden hüküm kurulmasıyla savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddelerine aykırılık nedeniyle kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1415 E., 2024/2487 K.SUÇLAR : Hırsızlık,iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaI.İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,II.Hırsızlık suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede iseİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "beraate ve lehe hükümlerin uygulanmasına", sanığın temyiz isteminin "verilen cezaya" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Hüküm tarihinde aynı yargı çevresinde bulunan Bursa Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği hususunda bir karar alınmadan, hükümlerin açıklandığı 07.02.2023 tarihli duruşmada SEGBİS yoluyla veya bizzat hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle,5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.