Hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararının, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve mükerrir düzenlemelerine ilişkin itirazlarına rağmen Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bozma sonrası yeniden görülen hırsızlık davasında, sanık müdafiinin, mahkûmiyet kararının sanığın huzurunda alınmayan ikrarına dayandığı ve tüm delillerin toplanmadığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu değerlendiren mahkeme, hırsızlık suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığını ve ikinci defa mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yasa değişikliğinin uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığını tespit ederek, tebliğnamedeki düzeltilerek onama görüşüne katılmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen itirazlarını reddederek mahkûmiyet kararını onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/10509 E.  ,  2025/18731 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/152 E., 2025/221 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın huzurunda alınmayan savunması sırasındaki ikrarı dışında delilin bulunmadığına, lehe ve aleyhe bütün delillerin toplanarak karar vermesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.