2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkumiyet ve temyiz edilemeyen iş yeri dokunulmazlığı ihlali kararına yönelik sanık temyizlerini reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükme ilişkin temyiz istemi, ceza miktarı nedeniyle kanunen temyiz edilemez olduğundan reddedilmiştir. Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise, sanık müdafiinin delillerin yetersizliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali ve sabıka kaydı nedeniyle suçun üzerine kaldığı yönündeki iddiaları Yargıtay tarafından yerinde görülmemiş; ilk derece mahkemesince verilen ve Bölge Adliye Mahkemesince onanan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilmiş ve temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/15701 E.  ,  2025/18719 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3954 E., 2022/2700 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, delillerin yeterli olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği, sabıka kaydı nedeniyle suçun üzerine kaldığı, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında şikayetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.