Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği yargılamasında tanık dinleme usulü ve eksik inceleme nedenleriyle verilen mahkumiyet hükmünü bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararı, sanığın vicdani kanıyı oluşturan belirleyici tanıkları doğrudan sorgulama hakkının tanınmayıp ifadelerinin sadece okunması, temyiz aşamasında ortaya çıkan veri araştırma ve birliktelik analiz raporları ile sanığın örgüt içindeki konumuna ilişkin beyanların usulüne uygun şekilde duruşmaya getirilip sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmaması, bu beyan sahipleri ve raporlardaki irtibatlı kişilerin kimlikleri ve haklarındaki soruşturmaların araştırılıp tanık sıfatıyla dinlenmemesi, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında şüpheli beyan veya örgütsel faaliyet olup olmadığının eksik araştırılması gibi eksik inceleme ve usul hataları nedeniyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/557 E.  ,  2025/26594 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1804 E., 2021/812 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/417 E., 2019/202 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafii Av. ... tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafii Av. ... tarafından verilen 13.09.2023 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
B. Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Veri Araştırma ve Birliktelik Analiz Raporları ile sanığın örgüt içindeki konumuna ilişkin beyanlar içeren şüpheli ........ ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan, ifade sahibi ile Veri İnceleme ve Birliktelik Analiz Raporlarında sanıkla irtibatlı olduğu belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün,5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.