Kamulaştırma bedelinin kesin sürede depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi ile istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince değer kaybı vurgusuyla esastan reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içinde depo edilmemesi gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; davacı idarenin, belirlenen bedelin fahiş olduğu, usuli hatalar yapıldığı ve verilen sürenin yetersiz olduğu iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince, idarenin ilk derece kararından sonra uzun süre bekleyerek istinaf yoluna başvurması nedeniyle paranın satın alma gücünde önemli ölçüde değer kaybı oluştuğu ve kesin süreye rağmen bedelin depo edilmediği gerekçeleriyle esastan reddedilerek ilk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1439 Esas, 2025/1454 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/138 Esas, 2021/854 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 18... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili olarak Mahkemece müvekkil idare tarafından ödenmesine karar verilen fahiş miktarda yüksek bedelin idarece bütün bütçe imkanları zorlanmasına rağmen ödenememesi gerekçe gösterilerek usul ve kanuna aykırı bir şekilde davanın reddedildiğini, birinci 15 günlük süre verilen celsede bedelin yatırılmaması durumunda ne şekilde değerlendirme yapılacağına dair açık bir ihtarın bulunmadığını, bu sebeple iki kez kanuni 15 günlük kesin süre verilmesi kuralına riayet edilmediğini, ilk sürenin verildiği celsede davanın reddedileceği ihtarı yapılmadığından 04.10.2021 tarihli duruşmada verilen sürenin ilk süre olduğunun kabulü gerektiğini, tapu maliklerinden bir kısmı ile satın alma tutanakları imzalanmış olduğundan davalı olarak gösterilmediklerini, dava konusu taşınmaz açısından Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/15 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası devam etmekte olduğundan tapuda müvekkil kurum lehine terkin işlemi yapılamadığını, bu sebeple diğer tapu maliklerinin davaya dahil edilmesi taleplerinin usul ve kanuna aykırı olarak reddedildiğini, taşınmazın bedelinin fahiş olarak hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilerek dava konusu yerin tapu kaydının idare lehine yola terkinine, tapu kaydındaki takyidatlarının bedele yansıtılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı uhdesinde bırakılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyada karar tarihi 19.11.2021 olup, davacı idarenin aradan geçen 2 yıldan sonra 02.02.2023 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, dosyanın ilgisiz Daireye gönderilmesi nedeniyle de uzayan süreç sonucunda Dairelerine 05.04.2024 tarihinde ulaştığı, dolayısıyla aradan geçen uzunca bir süre nedeniyle paranın satın alma gücünde önemli ölçüde değer kaybı oluştuğu, bu aşamadan sonra depo edilse dahi bedelin değer kaybına uğramadığından söz edilemeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararında "...kamulaştırma fark bedelinin davacı idare tarafından bölge adliye mahkemesinin 21.09.2021 tarihli kararından sonra depo edildiği, davalı vekilinin dosyaya yansıyan beyanlarında açıkça davanın reddine karar verilmesine dair birtalebinin bulunmadığı, hukuki dinlenilme hakkı ve davalının esasa ilişkin beyanları dikkate alındığında direnme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir..." açıklamalarına yer verildiği, bu noktada davalı tarafın ayrıca muvafakatinin alınmasına lüzum görülmediği, dolayısıyla kamulaştırma bedelinin İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süreye rağmen depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine yönelik verilen karar doğru olduğu belirtilerek, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesine yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.