10. Hukuk Dairesi, işçinin sigortasız çalışmasının tespiti davasında eksik araştırma, tanık beyanlarındaki çelişkiler ve şirket faaliyetlerinin yeterince incelenmemesi nedeniyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, davacının 01.01.2016-31.07.2020 tarihleri arasındaki hizmet tespit talebine ilişkin davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kamu düzeniyle ilgili bu tür davalarda resen araştırma ilkesine aykırı şekilde eksik inceleme ve araştırma yaptığını, tanık beyanlarının yeterince değerlendirilmediğini, farklı sicil numaralı işyerlerinin aynı işverene ait olup olmadığının, işyerlerinin kanun kapsamı durumu ve faaliyetinin vergi kayıtlarıyla birlikte yeterli bordro tanığı dinlenerek araştırılması gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme kararını bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/9437 E.  ,  2025/14445 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2278 E., 2025/1177 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/428 E., 2023/225 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...'ın, hizmet sözleşmesi ile davalı işveren ... Lojistik, Uluslar Arası Taşımacılık Nakliye Turizm Ticaret Ltd. Şti’ne ait ....... Sitesi.... Blok No: .... Yenimahalle/Ankara adresindeki işyerinde 15 Aralık 2011’de ön muhasebe elemanı olarak işe başladığı, ancak işe girişinin 02.12.2015 olarak gösterildiği, müvekkili çalışmakta iken şirketin ... Geridönüşüm A.Ş.'ye dönüşüp daha sonra şirketin isminin başına BY eklenmek suretiyle son halini aldığı, müvekkili çalışmakta iken, 31.12.2015 tarihinde sigorta çıkışı yapılmış ise de çalışmaya devam ettiği, işverenin kendisine şirketin ortağı olacağı, hem ortak hem ücretli çalışamayacağını beyan ederek istifa dilekçesi imzalatılıp sigorta çıkışı yapıldığı, 31.07.2020 tarihine kadar çalışmasına devam ettiğini beyanla müvekkilinin davalı işveren nezdindeki Kurum'a bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirketin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne, davacının 01.01.2016-30.06.2020 tarihleri arasında ... sicil numaralı davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde, eksik araştırma ile karar verildiğini kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.01.2016- 31.07.2020 tarihleri arasında davacının davalı nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Davacının davalı işyerinde 09.01.2012- 02.12.2015 tarihleri arasında sigorta kaydı bulunduğu Mahkemece 01.01.2016-30.06.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemenin yazılı hükmü eksik araştırmaya dayanmaktadır. Dinlenen tanıklar ... uzun yol şoförü olması nedeni ile davacıyı tanımadığını bildirmiş, diğer tanıkların da davacı ile akbalık bağı bulunduğu tespit edilmiştir. İşyerinin kanun kapsamında olduğu da değerlendirilerek yeteri kadar bordro tanığı dinlenerek değerlendirme yapılmalı, ... sicil numaralı işyeri ile ... sicil numaralı işyerlerinin aynı işverene ait olup olmadığı Kurumdan sorularak tespit edilmeli, aynı işverene ait olduğu tespit edilirse uyuşmazlık döneminde kanun kapsamında olup olmadığı değerlendirilerek gerekirse bu işyerinden bildirimi bulunan tanıkların beyanlarına başvurulmalı, ... sicil numaralı işyeri 26.12.2018 tarihinde kanun kapsamından çıkarılmış olmakla ancak bu tarihten sonra da elektronik posta yazışmaları mevcut olduğundan Mahkemece faaliyetine devam edip etmediği tanıklardan sorulmalı ve vergi kayıtları da getirtilerek değerlendirilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.