Yargıtay 2. Ceza Dairesi, asliye ceza mahkemesinin bina içinde işyerinden cep telefonu hırsızlığı suçunun vasfını hatalı belirlemesi nedeniyle kanun yararına bozma kararı.
Özet: Yargıtay, sanığın müştekinin iş yerinde tezgah arkasına geçmesinden faydalanarak masadan cep telefonu çalma eyleminin basit hırsızlık yerine, bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğuna ve suç vasfının yanlış belirlendiğine hükmederek, verilen mahkûmiyet kararını sanık aleyhine sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılama yapılmayacak şekilde kanun yararına bozmuştur.

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/445 E., 2017/233 K.SUÇ : HırsızlıkİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/100881 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"1-Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2016 tarihli ve 2016/88149 soruşturma, 2016/25291 esas, 2016/21402 sayılı iddianamesiyle "bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın eylemini, olay tarihinde müştekinin iş yerinde tezgahın arkasına geçmesinden yararlanarak cep telefonunu masanın üzerinden alması şeklinde gerçekleştirdiği gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/2788 esas, 2018/7060 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde yerini bulan "bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğunun gözetilmemesinde,Kabule göre de;2-5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun, 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Uzlaştırma" başlıklı 254. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle kovuşturma dosyasının, uzlaştırma işlemlerinin 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün, suç tarihinde gündüz vakti saat 17.00 sıralarında, daha önce güvenlik görevlisi olarak çalıştığı Örnek Han isimli iş hanına gittiği, bu iş hanında bulunan şikâyetçinin iş yerine şikâyetçi ile sohbet etme bahanesiyle girdiği, bir müddet şikâyetçi ile konuştuğu ve ardından şikâyetçinin tezgâhın arkasına geçmesini fırsat bilerek iş yeri içinde bulunan masa üzerindeki şikâyetçiye ait cep telefonunu çaldığı anlaşılmakla; hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesi gereği hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle KABULÜNE, Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2016/445 Esas, 2017/233 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla 2 No.lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.