Açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasıyla taşınmazın tapu devri iddiası, ceza davası sonucunun beklenmesi ve belediyenin davaya katılımının zorunluluğu üzerine temyiz değerlendirmesi.
Özet: Davacı, ihale ile satın aldığı taşınmazın, güvendiği bir kişiye verdiği boş ve kaşeli kağıdın kötüye kullanılmasıyla rızası dışında davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil veya taşınmaz bedeli talep etmiş; ilk derece mahkemesi tapu iptali talebini reddedip davacının alacak talebini kabul etmiş, davalı ise taşınmaz bedelini davacıya ödediğini ve davacının muvafakatiyle tescilin gerçekleştiğini savunmuş, ancak bölge adliye mahkemesi, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden ilgili ceza davasının sonucunun beklenmemesini ve taşınmazın mülkiyetini devreden belediyenin davaya dahil edilmemesini hukuka aykırı bularak ilk derece kararında usul eksiklikleri tespit etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/3091 E.  ,  2025/5187 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/784 E., 2025/1153 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/286 E., 2024/1017 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... ile adi ortaklığının bulunduğunu, bu ortaklığın O...........olarak yürütüldüğünü, müvekkili tarafından güvene dayalı olarak yapılacak veya yapılma ihtimali olan işlemler için kaşeli ve imzalı boş kağıtların ...'e verildiğini bu kağıtlardan iki tanesinin bu kişi tarafından müvekkilinin rızası dışında ve zararına olarak kullanıldığını, buna göre müvekkilinin .. ili .. ilçesi ... Mah.105 53... parsel nolu taşınmazı .. Belediyesinden ihale yolu ile bedelini ödeyerek satın aldığını ancak taşınmaz üzerinde hacizler bulunduğu için adına tescil edilemediğini, bu hacizlerin kaldırılmasını beklediği süreçte ...'te bulunduğunu belirttiği imzalı ve kaşeli kağıtlardan birinin üzeri doldurulmak suretiyle ... Belediyesine verilerek taşınmazın davalı adına tapuya tescilinin sağlandığını, belge üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, böyle bir belgeyi Belediyeye vermediğini, davalı ile aralarında bir bağın bulunmadığını, taşınmazın tüm bedelinin ihale sonrasında müvekkili tarafından Belediyeye ödendiğini,davalı tarafından ne Belediyeye ne de kendisine bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini aksi halde taşınmaz bedeli olan 308.245,00 TL'nin satış bedeli olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın ihale yoluyla 308.245,00 TL karşılığında ... Belediyesinden alındığını ve bedelin de davacı tarafından ödendiğini, daha sonra davacı tarafından Belediyeye verilen 08.06.2011 havale tarihli dilekçe ile taşınmazın mülkiyetinin müvekkili adına tesciline muvafakat ettiğini ve bunun üzerine taşınmazın tapuya tescil edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen 3. kişilere yönelik açıklamaların müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkili tarafından taşınmazın ihale bedelinin tamamının davacıya ödendiğini, davacının muvafakatı ile taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli kararıyla; her ne kadar davacı, dava dışı ...'e başka bir işte kullanılmak üzere kaşe basıp imzalayarak boş olarak verdiği belgenin üstünün doldurulması suretiyle, ihale yoluyla aldığı dava konusu taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de; davacının açığa attığı, diğer bir söyleyişle beyaza attığı imzasının iradesine aykırı olarak doldurulduğunu aynı kuvvette bir belge ile ispat etmesi gerektiği, ne var ki, bunun aksini, aynı kuvvette bir belge ile ispat edilemediği, tanık beyanı ile bu hususun ispatının mümkün olmadığı, ayrıca incelenen asliye mahkemesi dosyasının da bu sonucu değiştirmeyeceğinden kesinleşmesinin beklenmediği, davacının alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalının taşınmazın bedelini davacıya ödediğini ileri sürdüğü, bu hususu ispat yükü kendisinde olan davalının, miktar itibariyle senetle ispat sınırında bulunan ödeme iddiasını yazılı bir delil ile ispat edemediği gerekçesiyle; tapu iptali tescil talebi yönünden davanın reddine, alacak talebi yönünden davanın kabulü ile 308.245,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli kararıyla; davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/562 Esas sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesi gerekirken beklenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun(BK) 231. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 279. maddesine göre, taşınmazların ihale ile satışında mülkiyetin tapuya tescil ile geçeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 705. maddesinde düzenlenen tescilsiz geçme halinin bulunmadığı, bu sebeple davacının tarafı olduğu ihalenin karşı tarafı olan, taşınmazın mülkiyetini davalıya devreden ... Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hukuka aykırı olduğu, davalı vekili tarafından "tutanaktır" başlıklı belgede ihale bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğinin belirtildiği bildirilerek bu belge delil olarak sunulmuşsa da, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357/1 maddesine göre istinaf aşamasında yeni delile dayanılamayacağı, HMK'nın 357/3 maddesindeki istisnaların da sözkonusu olmadığı, aksine davalı vekilinin 12.01.2012 tarihli dilekçesinde; davacı tarafından müvekkilline ödeme karşılığında makbuz ya da belge verilmediğinin bildirildiği, kabule göre davanın ıslahla birlikte terditli hale getirilmesi, tapu iptali ve tescil talebinin reddedilip alacak talebinin kabul edilmesi sebebiyle davalı lehine reddedilen talep açısından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tapu iptali ve tescil talebi reddedildiği için karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilemeyeceği, eksiklikler giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği gerektiğinden bahisle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının açığa attığı, diğer bir söyleyişle beyaza attığı imzasının iradesine aykırı olarak doldurulduğunu aynı kuvvette bir belge ile ispat etmesinin gerektiği, bu doğrultuda aynı kuvvette bir belge sunulamadığı, tanık beyanı ile bu hususun ispatının da mümkün olmadığı, ceza dosyasında da davacının bu iddiasını ispatlayacak nitelikte belge bulunmadığı, davalının taşınmazın bedelini davacıya ödediğini ileri sürdüğü, bu hususu ispat yükü kendisinde olan davalının, miktar itibarıyla senetle ispat sınırında bulunan ödeme iddiasını yazılı bir delil ile ispat edemediği, satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış vs. ortalamaları göz önünde tutulması gerektiğinden bahisle; tapu iptali ve tescil takibinin reddine, alacak talebinin kabulü ile 6.864.385,63 TL 'nin davalı ... mirasçıları olan dahili davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece toplanan delillere göre davacının asıl istemi olan tapu iptal ve tescil davasını ispat edemediğinden reddinin isabetli olduğu, ancak davacının terditli istemi olan alacak iddiasına gelinecek olursa; daha önce İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda davacı lehine ıslah dilekçesi üzerine 308.245,00 TL'ye hükmedildiği ve bu miktar için davacı tarafça anılan kararın istinaf edilmediği, davacı tarafça terditli istem istinaf edilmediğine göre 308.245,00 TL alacağın davalı açısından usulü kazanılmış hak oluşturduğu, bu itibarla 308.245,00 TL üzerinde olan alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğu, o halde davacı taşınmaz ihale bedelini davalıdan alamadığını toplanan delillere göre ispat ettiğinden davacının 22.12.2016 tarihli ıslah dilekçesinde alacak istemine ilişkin fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığı gibi davalının kazanılmış hakkı da düşünüldüğünde, davacı lehine 22.12.2016 tarihli ıslah dilekçesindeki talep gibi 308.245,00 TL alacağa hükmedilmesi gerekirken daha fazlasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle; dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden tapu iptali tescil talebi yönünden davanın reddine, terditli talep olan alacak talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 308.245,00 TL'nin davalı ... mirasçıları olan dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 2011 yılındaki 308.245,00 TL’lik bedel ile alınabilecek şeylerin/varlıkların 2024 yılında ortalama 6.864.385,63 TL ile alınabileceğinin raporda hesaplandığını, 2017 tarihli ilk kararda, terditli taleplerine uygun şekilde karar verildiğini, 6.864.385,63 TL'lik güncel değerin 308.245,00 TL'nin 2024 yılındaki alım gücü değeri olduğunu ve alım gücü yönünden birbirlerine eşit olduğunu, haliyle ortada fazla bir bedel olmadığını, 6.864.385,63 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil, terditli olarak ödenen ihale bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye özellikle davacı tarafın 22.12.2016 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun belirtilmemesinin taşınmazın güncel değerinin veya denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasının talep edilmediği gibi bedel istemi yönünden faiz talebinde de bulunulmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.