Yargıtay, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararlardan birini onarken, diğer nitelikli istismar hükmünü vasıflandırma ve yeterli delil eksikliği nedeniyle bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında iki farklı çocuğa karşı cinsel istismar suçlamalarıyla açılan davada, bir mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararı onanırken, diğer mağdureye yönelik olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükmün, eylemin nitelikli halini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilememesi nedeniyle suç vasfının tayininde yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2021/26768 E.  ,  2026/564 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1621 E., 2018/2187 K.
SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli
cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, katılan mağdure ve katılan mağdurun beyanlarının birbiri ile çelişkili olduğuna, yönlendirici sorular ile beyanlarının alındığına yapılan çözümün hatalı olduğuna, somut delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'ya Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü katılan mağdureye yönelik istismar eylemini ağza organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'ya Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı Sayın Üye ...'un farklı gerekçeyle hükmün bozulması gerektiğine dair karşı oyu, neticeten ise oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında yaşı küçük mağdur ... ile yaşı küçük mağdure ...'a yönelik cinsel istismar ve nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiğinden bahisle verilen mahkumiyet kararının dairemizce yapılan temyiz incelemesinde sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum şöyle ki;
Mağdur ...’un annesi şikayetçi katılan ... beyanında oğlum ... 1-2 hafta kadar önce ''... abilerin oraya gittim bilgisayar oynadık'' dedi. Kendisini tekrar gitme diye uyardım, bu tarihten yaklaşık 1-2 hafta sonra bana ''sana bir şey söyleyecegim'' diye benimle görüşmeye çalıştı, ilgisiz kaldım bir iki gün sonra kendisini dinlemek istedim bana kızma dedi, bana ''... evine ... ile birlikte gittik, ... abi zorla pantolonumu çıkarttığını, pipisini poposuna dayadığını, canının yandığını acıdığını bu nedenle bağırdığını ... abisinin bıraktığını anne, babana söylersen vururum dediğini, aynısını ...’ya da yaptığını'' söylediğini ...'nın daha önce de gidiyormuş bizlere ...’in evini gösterdi,
Şikayetçi mağdure ...'ın annesi şikayetçi ... beyanında ...’in annesi aracılığıyla durumu öğrendiğini kızı mağdure ... sorduğunda sanığın evine üç kez gittiğini, birincisinde bir şey olmadığını, ikincisinde ... birlikte gittiğini, kuş sevdiklerini, bilgisayarla oynadıklarını, bir şey yapmadığını, üçüncüsünde ise ... kızı dışarıda oynuyorlarmış sanık kendilerine ''eve gidelim doktorculuk oynayalım'' demiş. İkinci gidişlerinde ...'un annesi evde değilmiş, üçüncü gidişlerinde ...’in iç çamaşırlarını ve üstünü çıkarmış kendisine ''doktorculuk oynayacağız'' demiş ...'i yüz üstü yatırdığını üzerine çıktığını, ...'un kendi üstünü çıkardığına dair hiçbir şey söylemediği, ... bağırınca ''sen kalk bilgisayar oyna'' demiş ...’ya da sen gel diyerek üstünü çıkarmış bir kolunu kapıya diğer kolunu da gardolabın kapısına bağlamış, ...’nın her yerini yalamış, sonra kollarını çözmüş, cinsel organını ... yalatmış ağzına vermiş sonra da ...’ya tükürtmüş daha sonra da ...’nın poposunu yalamış.
Sanığın alınan savunmasında mağdure ...‘yı evine götürmediğini, oturduğu siteye yakın yerdeki bakkalda zaman zaman gördüğünü, diğer mağdur ... bir kez annesi de evde iken evine geldiğini, evde bilgisayarda oyun oynadığını ve evdeki kuşu sevdiğini daha da evine gelmediğini belirttiği atılı suçlamaları kabul etmediği,
Polis Merkezi’nde yapılan 29.07.2013 tarihli sanığında aralarında bulunduğu şahıslarla birlikte yapılan teşhise şikayetçilerle birlikte mağdur, mağdure ile birlikte diğer görevlilerin katıldığı, mağdur ve mağdurenin sanığı teşhis ettiğine ilişkin tutanak tutulmuş ise de;
Yargılamanın 2. celsesinde mağdure ...'nın beyanlarının kısa alındığı sesli ve görüntülü olarak kayıt edildiği, ...'nın olayla ilgili olarak herhangi bir şey anlatmadığı, sanık ...’i de tanımadığı, sanığın fotoğrafının da kendisine gösterilmediğini belirtildiği,
Celsede bilirkişi olarak dinlenen...'na sorulduğunda '' mağdure ... gerek fizyolojik ve gerekse psikolojik olarak herhangi bir eksikliği olmayan, gelişim itibariyle de problemi bulunmayan bir kişi, kendisini rahatlıkla ifade edebilir kanaatindeyim'' diye görüş belirttiği,
Mağdur ve mağdurenin beyanlarının alındığı kayıtların çözümü değerlendirildiğinde,
Şikayetçilerin şikayetlerine göre yönlendirici sorular sorularak beyanlarının alınmaya yönelik usulüne uygun olmayan soru cevap şeklinde olduğu ancak sanığın iddia konusu eylemlerine ilişkin herhangi bir anlatım olmadığı,
Mağdur ve mağdureye yönelik eylemlerini gerçekleştirdiği esnada sanığın zor kullandığından bahisle arttırım maddeleri uygulanmış ise de;
Sanığın mağdure ...'ya yönelik ellerini bağlayarak kollarına vurma eylemlerini gerçekleştirdiği iddia olunmuş ise de; mağdur ve mağdurenin sanığın eylemleri sonrası gittikleri evlerinde anneleri tarafından şiddete maruz kaldıklarına dair herhangi bir somut iz, emare, belirti bulduklarına dair beyanlarının olmaması,
Adli tıp raporlarında mağdurların vücut bütünlüğünde zora ilişkin maddi bulgunun bulunmadığı, daha önceki raporlarda belirtilen ''Vücudunda olayla ilişkilendirilebilecek lezyon bulunduğu'' ibaresinin sehven yazıldığının belirtilmesine rağmen cezada arttırım uygulanması,
Bütün bu bulgular dikkate alındığında olayın oluşu, mağdure ve mağdurun yetkili merciler karşısında usulüne uygun olarak alınan beyanlarında şikayetçilerin sanığın çocuklar üzerinde iddia ettiği cinsel istismar ve nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiğinden bahisle mahkumiyetine yeter derecede şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil olmadan şikayetçilerin iddialarını sanığın savunmasından üstünlük tutacak somut yeterli delil ve hukuki gerekçe gösterilmeden şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek sanığın beraati yerine mahkumiyeti yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.