Hizmet tespiti davasında, davacının 18 yaşından küçükken yaptığı hizmet akdine dayalı çalışmasının tanık beyanlarıyla kanıtlanarak prim gün sayısına eklenmesi ve bu kararın temyizi.
Özet: Davacı, 1990-1991 yılları arasında davalı şirkette fiili çalışmasının tespiti ve eksik primlerinin tamamlanması talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının hizmet akdine dayalı çalışmasını tanık beyanlarıyla sabit görerek ve 18 yaş altı çalışmanın prim ödeme gün sayısına dahil edileceğine hükmederek davayı kabul etmiş; davalı ise kararın salt tanık beyanlarına dayanarak hatalı verildiğini iddia ederek temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8758 E.  ,  2025/14411 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/487 E., 2025/803 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/175 E., 2024/442 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilileri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.11.1990-15.01.1991 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığının tespiti ile eksik olan primlerinin davalı şirket tarafından tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, dava konusu çalışma dönemleri oldukça eski kayıtlar olduğundan, davacı ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanılamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil ... vekili, Kurum kayıtlarında davacının ... sicil numaralı iş yerine ait 01.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesi mevcut ise de işveren tarafından davacının çalıştığına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, Kurum kayıtları yazılı belge niteliğinde olup aksinin aynı nitelikte belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dönemde çalışmaları kayıtlara yansıyan tanıklar ... ve ...’ün davacının çalışma olgusunun varlığı noktasında beyanda bulundukları, çalışmanın geçtiği iş yerindeki çalışan sayısının fazla olması, davacının iddia ettiği çalışma süresinin nispeten kısa olması ve aradan geçen süre dikkate alındığında çalışmaları kayıtlara yansıyan diğer bordro tanıklarının davacıyı tanımamasının genel yaşam deneyimlerine aykırı olmadığı, bu yönüyle tanık anlatımları arasında çelişkinin bulunmadığı, davacının meslek ve sanatın öğretilmesine yönelik çırak olarak çalışması olduğuna dair herhangi tanık anlatımının bulunmadığı gibi dava konusu döneme ilişkin davacı hakkında herhangi bir çıraklık kaydının da bulunmadığı, nitekim işe giriş bildirgesinde de çırak kaydının yer almadığı, davacının dava konusu dönemden önce ...Endüstri Meslek Lisesinden mezun olduğu, davalı iş yerinde davacı ile aynı yaşlarda hizmet akdine dayalı olarak çalışan kişilerin bulunduğu, dava konusu dönemde davacın çırak olarak çalıştığına ilişkin bir delil elde edilemediği, bu hali ile davacının, 01.11.1990-15.01.1991 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının sabit olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş ve 16.02.1973 doğumlu davacının uyuşmazlık konusu dönemde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesindeki “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” şeklinde düzenlemeye istinaden bu çalışmaların prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesine dayalı olarak davanın kabulüne, davacının, 01.11.1990-15.01.1991 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının ve bu çalışmalarının 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi uyarınca prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının davalı işveren nezdinde, üretime yönelik olarak eylemli çalışmasını bildirimi kayda yansıyan tanıkların doğruladıkları anlaşılmış olup istinaf yoluna başvuran davalı vekili ve ... vekilinin dilekçelerinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ışığında değerlendirildiğinde yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, salt tanık anlatımları dikkate alınarak davanın kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama aşamasında dinlenen bir çok tanıktan yalnızca iki kişinin davacıyı tanıdığı ve çalışma olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu dikkate alındığında; davacıyı tanımadığını bildiren kişilerin beyanlarının gerekçesiz olarak dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davacının iddiaya konu tarih itibari ile 18 yaşından küçük olduğu dikkate alındığında çalışsa dahi çırak olarak çalışabileceği, bu halde çalışma alanın üretim alanları olmayacağı dikkate alındığında, davacının yaptığı görevin ve çalıştığı bölümün gerekli hallerde davacının isticvabı ile tespit edilerek tanıkların bu kapsamda dinlenmesi gerekirken bu yönde araştırma ve inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili sadece davacı ile aynı hizmet döneminde hizmet bildirimi olmayan ve hukuki durumu davacı ile aynı olan davacı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğini, tespitine karar verilen dönemde davacının 18 yaşını doldurmadığı dikkate alındığında, ispatlansa dahi bu dönemdeki çalışmalarının çıraklık döneminden sayılması gerektiğini, fiili çalışmanın yazılı belge veya hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek ölçüde kamu tanığı beyanları ile ispatlanması gerekmesine rağmen davanın ispatlanamadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.