Sigortacının Onayı Olmadan Yapılan Sulh Ödemesinin IMM Poliçe Limitleri Dahilinde Rücuen Tazminat Talebi.
Özet: Bu rücuen tazminat davasında, trafik kazasında ağır yaralanan üçüncü şahsa, devam eden dava sürecinde yüksek tazminat riskine karşı 26.5 milyon TL sulh yoluyla ödeme yapan davacı, ihbar olunan konumunda olmasına rağmen ödeme yapmayan ve temerrüde düşen davalı sigorta şirketinden, poliçe limiti dahilinde şimdilik 100.000 TLnin tahsilini talep ederken; davalı ise sulhun bilgisi dışında yapıldığını, poliçe limitinin 100.000 TL olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 1476/4 maddesi uyarınca sigortacının onayı olmadan yapılan işlemlerde sorumlu olmadığını ve geç ihbar nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2025/943 Esas
KARAR NO:2026/313
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:19/12/2025
KARAR TARİHİ:06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı nezdinde 26.12.2025 tarih ve ... nolu kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 05/04/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında karşı araçta yolcu konumunda bulunan ...'in ağır şekilde yaralandığını ve bu nedenle ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/... E. sayılı dosyasının açıldığını, işbu dava dosyası kapsamında davacı ...’in %100 oranında sürekli malul kaldığının ve şirket sahibi olan araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yaklaşık 10 yıl süren yargılama süreci sonuna doğru bilirkişi raporlarında çıkan yüklü tazminat hesaplamaları nedeniyle çok yüksek meblağlarda tazminata hükmedilmesi ihtimalinden dolayı taraflar arasında 20.12.2024 tarihinde sulh protokolü düzenlendiğini, tarafların protokol uyarınca 26.500.000,00-TL bedel ile anlaştığını ve müvekkilince işbu bedelin taksitler halinde ödendiğini ve dava dosyasının 29/05/2025 tarihinde kesinleştiğini, davalı sigorta şirketi dava kapsamında ihbar olunan sıfatında olmasına rağmen İMM kapsamında ödeme yapmadığını ve temerrüte düştüğünü, taraflarınca davalıya mail ile başvuru yapılmış ise de yanıt alamadıklarını iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100.000,00-TL’nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını çünkü poliçe limitinin zaten 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, esasa ilişkin olarak; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas sayılı dosyası kapsamında yargılama devam ederken müvekkilinin bilgisi olmaksızın sulh yoluyla ödeme yapıldığını, Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1476/4. maddesi uyarınca, sigortalının sigortacının zarar miktarını ve sorumluluğunu etkileyecek nitelikteki işlemlerini sigortacının onayı olmaksızın gerçekleştirmesi hâlinde, sigortacının ödemeden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle ödemenin müvekkiline rücu edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin kaza tarihinde poliçe limitinin 100.000,00-TL ve sigortalısı kusuru ile sınırlı olduğunu, son olarak davanın müvekkiline geç ihbar edilmesinden dolayı müvekkilinin savunma hakkının elinden alındığını iddia ederek; davanın usul ve esastan reddini, davacının faiz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Dairesi'nin 2020/... sayılı takip dosyası
-.... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı takip dosyası
-.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/... esas sayılı dosyası; 6.000.000,00-TL, 9.000.000,00-TL (2 adet), 1.500.000,00-TL ve 1.000.000,00-TL bedelli ödeme dekontları
-Davacı vekili tarafından sunulan; 20/12/2024 tarihli Sulh Protokolü,
-Davalı vekili tarafından sunulan; ... numaralı ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ve ekleri
-... Sigorta A.Ş'den gelen; dava konusu trafik kazasına ilişkin açılan ... numaralı hasar dosyası ve eklerini içerir müzekkere cevabı
-... Sigorta A.Ş'den gelen; dava konusu trafik kazasına ilişkin açılan ... ve ... numaralı hasar dosyaları ve eklerini içerir müzekkere cevabı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İMM sigortası kapsamında davalı yanca ödenmesi gerekirken davacı tarafından ödenen bedelin poliçe limiti kapsamında rücuen iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki İMM sigortası kapsamında dava dışı zarar gören tarafından açılan cismani zarar davası devam ederken sulh üzerine sigortalı davacı tarafından yapılan ödemenin poliçe limiti kapsamında davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarındadır. Davalının İMM sigortacısı olup poliçenin kaza tarihini kapsadığı, sorumluluk limitinin maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın 100.000,00 TL olduğu noktalarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı İMM sigortalısı olan aracının karıştığı trafik kazasında dava dışı zarar görenin ikame ettiği .... ATM 2016/.... sayılı dava dosyasında yargılama devam ederken alınan bilirkişi raporları üzerine sulh yoluyla ödeme yapmış, ödemelerini dekontlarla ortaya koymuştur. Anılan davada aynı zamanda davacının ZMM sigortacısı olan ... Sigorta da davalı konumundadır. ZMM sigortacısı da dava devam ederken sulh yoluyla ödeme yapmış ve karar verilmeden önce poliçe limitini tüketmiştir. Dosyamız davalısına ise dava (tespit edildiği kadarıyla 2017 yılında, henüz yargılamanın başlarında) ihbar edilmiş ve ihbar olunan sıfatını almıştır. HMK kapsamında ihbarın şekli, şartları ve sonuçları düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK kapsamında;
İhbar ve şartları
MADDE 61- (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.
İhbarda bulunulan kişinin durumu
MADDE 63- (1) Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.
İhbarın etkisi
MADDE 64- (1) İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır
Fer’î müdahalenin etkisi
MADDE 69- (1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir.
(2) Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.
İMM sigortacısı olan davalı yönünden ZMMS tarafından poliçe limitin tüketilmesi ile sorumluluğun başlayacağı açıktır. Davalı İMM sigortacısı anılan dosya kapsamında feri müdahil sıfatı almamış ise de davadan haberdardır. Anılan dosya kapsamında maddi anlamda kesin hüküm mahiyetini haiz, eda hükmü içeren bir karar verilmemiş ise de %96-%100 oranlarında tespit edilen sürekli maluliyet, sürekli bakım ihtiyacını tespit eden ATK raporları, ZMMS ödemesini (290.000,00-TL) tenzille birlikte 8.000,000-TL'den fazla aktüer hesabı, yine yüksek miktarları tedavi ve bakıcı giderleri içeren bilirkişi raporları, sigortalı sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki %100 kusuru, dava dışı zarar görenin tespit edilen tam/sürekli bakıcı ihtiyacı, yargılamanın safahatı, ZMMS'nin haklılığı kabul edip ödemede bulunması, poliçe limitini tüketmesi ihbar olunan davalının bilgisi dahilindedir. Bu rapor ve miktarlara ihbar olunan sıfatı dolayısıyla davalının yanında yer alarak savunmada bulunma imkanı varken yapmamıştır. Davalının sorumluluğunda olup kendisine haberi verilen yargılamada yanlış tespitler yapıldığını da artık ileri süremeyecektir. Aksine kendisinin dahi sunulan veriler itibariyle zarar görenin gerçek zararını hesaplayabileceği sabittir. Dolayısıyla bu yönden dosyamız kapsamında yeni raporlar alınması gerekmeyecek, ihbarın etkisi kendisini gösterecektir. Davacı aleyhine bu dosyadan denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla tespit edilen yüksek tutarlı miktarlar, davacının yaptığı ödeme miktarı ve davalının 100.0000,00-TL'lik İMM limiti kıyaslandığında afaki farklılıklar bulunduğu, davalı İMM yönünden de poliçe limitini aşan maddi zararların bulunacağı ve kendi sorumluluğunun yargılama devam ederken doğduğu açıktır. Basiretli davranması gereken tacir sıfatını haiz davalıdan bu davanın sonucunu beklemeden sigortalı davacının yanında yer alması, ödeme yaparak bir miktar da olsa zararın artmasını önlemesi beklenmelidir. Bu sorumluluğa uygun hareket etmeyen, davacının akidi konumunda bulunan ve akit kapsamındaki miktar itibariyle sigortalısından önce sorumluluğu doğan davalının, bu aşamadan sonra davacı yanca tatmin edilen zarar gören 3. kişinin ayrı bir başvurusunu beklemeden ödeme yapması, akit gereği sorumluluğun ilk aşamada davalı İMM sigortacısı üzerinde doğduğu sabit olmakla 100.000,00 TL'lik teminat limiti uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Hükmedilen miktara dair davanın ihbarı davacı adına ve hesabına 3. kişiye yönelik ödeme yönünden temerrüt doğurabileceği düşünülse de davacının zararın artmasını önleyecek şekilde yaptığı ödeme için temerrüt doğmasına sebep olmadığı anlaşılmakla dava tarihinden itibaren, davalının tacir sıfatı, işin her iki taraf için ticari iş olduğu gözetilerek avans faizine hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulü ile 100.000,00-TL'nin (davalı İMM poliçe limiti tüketilerek) dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcından 615,40-TL peşin harç ve 1.092,35-TL ıslah harcı toplamı 1.707,75-TL harcın düşümü ile eksik kalan 5.123,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan; 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç ve 1.092,35-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.325,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 260,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 06/04/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza