Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetinde TCK 221/4-2 etkin pişmanlık şartlarının eksik incelenmesi nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını inceleyen yüksek mahkeme, yargılama sürecindeki usul işlemlerinin ve delillerin hukuka uygunluğunu kabul etmekle birlikte, sanığın etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı ve yargılama aşamasında verdiği bilgilerin örgütün yapısı, faaliyetleri ve mensuplarıyla ilgili faydalı olup olmadığının tespiti konusunda eksiklikler bulunduğunu belirtmiştir; bu bağlamda sanığın etkin pişmanlık müessesesinin mahiyet ve şartları hakkında bilgilendirilerek detaylı ifadesinin alınması, gerekirse teşhis işlemleri yapılması, verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılığının ilgili kurumlardan sorulması ve hasıl olacak sonuca göre TCKnın 221/4-2 maddesi uyarınca adaletli bir indirim yapılması gerekirken, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna hükmederek mahkumiyet kararını bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/22070 E.  ,  2025/27447 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1275 E., 2020/1219 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/738 E., 2020/220 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 221/5, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın yargılama aşamasında verdiği bilgilerin, örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler olup olmadığının tespiti amacıyla sanığın temyiz aşamasında sunduğu 15.12.2023 tarihli dilekçesi de nazara alınarak sanığa etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları tekrar anlatılıp ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra gerekirse teşhis işlemi yaptırılıp verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılılığı ilgili kurumlardan da sorulduktan hasıl olan sonuca göre belirlenen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun makul ve adil oranda bir indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.