Hırsızlık suçundan istinafın esastan reddi sonrası temyizde delil yetersizliği iddialarının incelenerek ilk derece mahkemesi hükümlerinin onanması kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün, istinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek onanmasının ardından, sanık müdafilerinin müvekkillerinin suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, suç vasfının hatalı olduğu, eksik inceleme yapıldığı ve lehe hükümlerin uygulanmadığı yönündeki temyiz itirazları, Yargıtay tarafından yapılan incelemede yerinde görülmemiş; sanıklar hakkındaki hükümlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmeyerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3185 E., 2022/77 K.ŞİKÂYETÇİ : ...SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına karşılık eksik ve hatalı nitelendirme yapılarak, verilen hapis cezası ve sonrasında müvekkil lehine uygulanmayan lehe hükümler sonucu verilen hükmün hukuki mesnetten yoksun olduğuna, verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, verilen cezanın usule ve yasaya aykırı olduğuna, güvenlik kameralarından hırsızlık olayını gerçekleştirilen şahısların yeterli ışıklandırma bulunmaması nedeniyle teşhis edilemediğine, bir an için müvekkilinin suçlu olunduğu düşünülse dahi müvekkiline isnat edilen suç vasfının hatalı olduğuna, tüm tanık ve sanık beyanlarından da açıkça görüldüğü üzere müvekkilinin söz konusu hırsızlık olayının hiçbir aşamasında bulunmadığına, hurdacılık işiyle uğraşması sebebiyle diğer sanıkların jeneratörü satmak için kendisinden yardım istemeleri üzerine aracılık yaptığına, müvekkilinin aşamalardaki samimi ve çelişkisiz ifadeleri ile dosyada yer alan tanık ve sanık ifadelerinin uyuştuğuna, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraati gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.