İşçinin itibari hizmet süresi tespiti davasında, yargılamada Sosyal Güvenlik Kurumunun sıfatı ve taraf teşkilindeki usul eksiklikleri nedeniyle temyiz incelemesi sonucu bozma kararı.
Özet: Dava, davacının matbaacılık ve dağıtım sektöründeki çalışmasının yıpratıcı nitelikte olduğu iddiasıyla itibari hizmet süresi tespiti talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi ve istinafın davayı kabul eden kararları, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada usulüne uygun şekilde asli davalı sıfatıyla yer almaması, davalı işverenler arasında yer alması gereken bir şirketin taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya dahil edilmemesi ve hüküm fıkrasında itibari hizmet süresinin yasal dayanağı ile hesaplama yöntemine ilişkin açıklık ve yeterliliğin bulunmaması nedenleriyle yüksek mahkeme tarafından bozulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/5426 E.  ,  2025/14374 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/86 E., 2025/25 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle "davacının 01.01.2002-30.04.2002 arasında davalı .. A.Ş., 01.05.2002 - 16.08.2002 arasında ... Dağıtım A.Ş., 16.08.2002 - 30.04.2004 arasında ... Birleşik Medya A.Ş. 01.05,2004 tarihinden itibaren ve halen ... Dağıtım .. A.Ş. nezdinde çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca şirket adları değişse de işverenlerin aynı olduğunu, aynı adreste aynı iş dalında aralıksız olarak baskı makinelerinden (bitişiğinde) gazete ve dergilerin çıktığı alanda paketleme ve dağıtım bölümünde işine devam ettiğini, davacının çalıştığı işin özelliği gereğince itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğini" beyan ve iddia ederek, itibarı hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Demirören vekili cevap dilekçesinde özetle "... Yayın A.Ş., ... Dağıtım A.Ş. ve ... Dağıtım A.Ş.'nin aynı şirket olduğunu, davacının yaptığı işin yıpratıcı nitelik taşımadığını ve itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olmadığını, her türlü iş güvenliği önleminin alındığını, davacının tüm çalışmalarının itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektirir koşullarda geçmediğini" beyan ve iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle "itibari hizmet süresinden istifade edebilmek için iki koşulun birlikte gerçekleşmiş olması gerektiğinden, davacının bu koşullarda çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini" beyan ve iddia ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarih, 2019/68 E., 2020/94 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... Denetim Danışmanlık Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri Anonim Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2023 tarih, 2021/174 E., 2023/143 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... Denetim Danışmanlık Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri Anonim Şirketi vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, davacıya ait çalışmaların Kuruma bildirilmiş olduğu ve bu nedenle itibari hizmet süresinin tespitine ilişkin uyuşmazlığın, anılan yasa hükümleri kapsamında, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada usulünce davalı sıfatı ile taraf olmasının sağlanması gerekirken, hatalı değerlendirme ile Kuruma davada fer’i müdahil sıfatı ile yer verilmesi isabetsizdir.
Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Eldeki gibi itibari hizmet tespiti davalarında elde edilecek hükmün uygulayıcısı konumundaki davalı Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, öncelikle işverene husumet yöneltilerek davaya devam edilmesigerekmekte olup, davacının hizmet döküm cetvelinden anlaşıldığı kadarıyla mahkemece kabule konu edilen dönem içerisinde 16.08.2002-30.04.2004 tarihleri arasında bildirim yapılan dava dışı (ünvan değiştirdiği ve son olarak ... TV Radyo Yayıncılık A.Ş. Tarafından birleşme yolu ile devralındığı anlaşılan ) ... Birleşik Medya Reklam Pazarlama A.Ş'nin de HMK' nın 124. maddesine göre davaya katılımının sağlanması ile bu şirketin de delil ileri sürmesi ve savunma yapmasına imkan tanınmak gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkilinin sağlanmaksızın karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin 2. fıkrasında "hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüş olup, Mahkemece, kabule konu olunan 30.09.2008 tarihinden önceki çalışmalar yönünden davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi olduğu anılan maddenin 3. fıkrasının "... Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0.25) formülü uygulanır." hükmü gereği, hüküm kurulması gerekmekte olduğu, yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 18.02.2000 gün ve 1997/1 Esas - 2000/1 Karar sayılı kararında, anılan Kanun'un Ek 5. maddesinde öngörülen itibari hizmet süresinin, salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekeceği, ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesinin söz konusu olamayacağına ilişkin kararı dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Yapım Dağıtım ve Reklamcılık A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde;kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.