Kefilin, tapu kayıtlarındaki ipotek hataları ve rücu hakkının engellenmesi nedeniyle banka ile hazine aleyhine açtığı tazminat davasında bozma sonrası verilen karar.
Özet: Bir kredi sözleşmesinde kefil olan davacının, sözleşmedeki miktarın hileli olarak değiştirildiği ve taahhüt edilen ipoteğin tesis edilmediği iddialarıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, mahkeme ilk olarak maddi tazminat talebini kabul etmiş ancak karar usuli eksiklikler nedeniyle bozulmuştur; bozma sonrası yapılan incelemede sözleşmede tahrifat yapılmadığı tespit edilmiş, ancak Tapu Sicil Müdürlüğünün yanlış kayıtları nedeniyle davacının rücu hakkının engellendiği ve zarar gördüğü, bankanın da basiretli bir iş adamı gibi davranmadığı gerekçeleriyle tarafların sorumlulukları değerlendirilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/4252 E.  ,  2025/5170 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/136 E., 2020/183 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı T.C. ... Bankası A.Ş vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 28.03.2006 tarihinde müvekkili davalı ...'ın aldığı 10.000,00 YTL'lik krediye davalı bankadan kefil olduğunu, sözleşmenin esaslı unsuru olan miktarın yazılmadığını, miktar kısmının sonradan davalı ..., ... Bankası eski müdürü ve borçlunun kardeşi olan davalı ... tarafından kötüniyetle 30.000,00 YTL olarak yazıldığını, davalı Bankaca düzenlenen sözleşmede asıl borçlu İhsan lehine davalı ...'nın 2 23... parsel sayılı taşınmazına ipotek şerhi işlendiğini, ancak tapu sicilinde böyle bir ipoteğin yer almadığını, davalıların ortak hareket ettiklerini ve görevlerini kötüye kullanarak haksız yere çıkar elde ettiklerini, müvekkilinin maddi ve manevi yönden zarar gördüğünü ileri sürerek 20.000,00 YTL manevi tazminatın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 19.271,83 YTL maddi tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine;davanın zamanaşımına uğradığını, Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine göre sorumluluğun doğabilmesi için nedensellik bağının bulunması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
2.Davalı ... vekili; taşınmaz üzerine ipotek tesisi talep edilmeden önce .... Tapu Sicil Müdürlüğünden 27.03.2006 tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığını gösterir takyidat belgesi alındığını, 28.03.2006 tarihinde ise Banka lehine 100.000,00 YTL tutarında 1. derece 1. sırada ipotek tesis edildiğine ilişkin ipotek belgesi ve resmi senet alındığı, ancak tapuda Banka lehine herhangi bir ipotek tesisinin yapılmadığı ve taşınmaz üzerine daha önce dava dışı ... adına tesis edilmiş 90.000,00 YTL tutarında ipotek bulunduğunu, Bankaya ipotek verilmesine müteakip taşınmazın ... adına satışının yapıldığının anlaşıldığını, iddianın aksine davacının değil Bankanın zarara uğratıldığını, ipotek işleminin geçersiz oluşunun kredinin kullanıldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Diğer davalılar; süresinde davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.11.2014 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile davacının hesabından kesilen 19.025,90 TL alacağın davalılar ..., Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine ve T.C. ... Bankasından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karar süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 28.04.2018 tarihli ilamıyla; Mahkemece, davacının tazminat talebinin 19.025,90 TL değerlendirildiği, bu miktar üzerinden davanın tamamen kabulüne karar verildiğinin yazıldığı, gerekçenin sonuç kısmında ise davalı ... Bankasının davacının bankadaki 19.025,90 TL emekli ikramiyesini alacağına karşılık takas olarak kullandığının anlaşıldığı, davanın maddi tazminat yönünden ..., Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine ve T.C. ... Bankası açısından kısmen kabul, kısmen reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verildiğinin gerekçeye yazılmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı, dava dilekçesi ile karar başlığında ...’ın davalı gösterilmesine rağmen bu davalı hakkında bir hüküm kurulmamasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. fıkrasına aykırı görülerek karar bozulmuş; bozma nedenine göre davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü ve ...’nün sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davacının tahrifat yapıldığını iddia ettiği sözleşmede Adli Tıp Kurumundan alınan raporda; tahrifatın olmadığının belirtildiği, davalı Tapu Sicil Müdürlüğünün sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu ve her türlü zararı kapsadığı, ... Tapu Müdürlüğü'nün sözleşmenin kurulması esnasında davalı ...'ya ait taşınmaz üzerine davalı ... lehine ipotek kurulması için yazılan yazıya taşınmaz üzerinde ipotek olmadığını belirttiği ve daha sonra yapılan araştırmada taşınmaz üzerinde birinci sıradan 90.000,00 TL'den ipotek olduğunun anlaşıldığı, davaya konu sözleşme nedeni ile davalı ...'ya ait taşınmaz üzerinde birinci sıradan 100.000,00 TL ipotek kurulduğu ve bunun da tapu kayıtlarında görünmediği, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü'nün tuttuğu yanlış kayıtlar sebebiyle davacının rücu hakkının engellendiği, davacının zarara uğramasına neden olduğu,davalı ... Bankasının ise basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü olduğu, ... Bankası temsilcisinin basiretli bir iş adamı gibi davranmayarak davalı ...'ya ait taşınmaz üzerinde ipotek olup olmadığına yönelik araştırma yaparak işlem yapılması gerekirken yetersiz araştırmayla ipotek tesis sözleşmesini imzalayarak davacının rücu hakkını kullanması engellediğini, yine; davacının hesabından 19.025,90 TL emekli ikramiyesinin davalı Banka'nın sözleşmeye dayanarak takas hakkını kullandığını, davacının bu miktarda alacaklının halefi olacağı, asıl borçlu davalı ...'ın bu borçtan sorumlu olduğu, davalı ...'nın ise davacının zarara uğramasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının hesap hareketleri dosya arasına alınarak yapılan incelemede davacının hesabından 19.025,90 TL'nin kesildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacının hesabından kesilen 19.025,90 TL alacağın davalılar ..., Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Hazine ve T.C. ... Bankası A.Ş'.den dava tarihi olan 01.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davacının manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı T.C. ... Bankası A.Ş vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Tapu Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili; davaya konu durumun Tapu Müdürlüğü emrinde görevli memurun yasaya aykırı olarak kusurlu ve kasıtlı işlem tesis ettiği iddiasıyla uğranılan zararın tazminine yönelik olduğu, bu hususun idarenin kusursuz sorumluluğu değil hizmet kusuru olarak adlandırılan kusur sorumluluğu ilkesine dayandığı, Hazinenin kusursuz sorumluluğuna dair bir talep olmadan Mahkemece doğrudan talebi aşar şekilde hüküm tesisinin usul ve esasa aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı T.C. ... Bankası A.Ş vekili; bozma öncesi ve sonrasında müvekkil Bankanın kusurlu olduğuna dair hiçbir somut delilin dosya kapsamında olmadığını, soyut değerlendirmeler üzerinden Bankanın sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkil Bankanın alacağı karşısında kredi dosyası içindeki bilgi ve belgelerde ipoteği almış olduğu ve kredi dosyası arasında olduğu sabit olduğunu, yasal şartlarına göre kurulması talep edilen ipoteğin, ... Tapu Müdürünün yapmış olduğu kanuna aykırı işlemler neticesinde Yasalara uygun kurulamadığını, müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını, müvekkilin alacaklı konumunda olduğu ve sözleşme ilişkisi içerisinde borcu ödeyen kefilin rücu hakkının borçluya karşı olduğu, borçlu kefilin ödemiş olduğu miktarlarla ilgili borçlu hakkında bir takip yapmadığı ve aciz vesikasının alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı asıl borçlu .... 28.03.2006 tarihinde kulandığı genel ticari kredi sözleşmesine davacının kefil olmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Davalı ...'ın, davalı ... Bankasından 28.03.20 06... .000,00 TL kredi çektiği, bu krediye karşılık davalı ... adına 2 23... parsel sayılı taşınmaz üzerine ipotek konulmak istendiği ve 28.03.2006 tarihli ipotek sözleşmesinin düzenlendiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün tapu siciline 28.03.2006 tarih ve 171 yevmiye no ile tescil ettiğine dair onay verdiği ve bu onaya istinaden aynı tarihli 1. derece 1. sırada kayıtlı gözüken ipotek belgesinin düzenlendiği, davalı ...'ın kredi borcunu ödememesi üzerine Banka tarafından icra takibi başlatıldığı, icra takibi üzerine ipotek belgesinin tapu kütüğüne tescil edilmediği ve 171 yevmiye nolu sırada başka bir işlem kayıtlı olduğu ve aynı taşınmaz üzerinde daha önce 1. derece 1. sırada başka bir alacak için ipotek tesis edilmiş olmasına rağmen banka lehine ipotek kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin davalılar vekillerince ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı T.C. ... Bankası A.Ş. vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı HMK'nin geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nin 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.