Hizmet tespiti davasında işçinin belirli dönemlerdeki sigortasız çalışmasının tespiti, tanık beyanları ile bilirkişi raporu ışığında alt mahkeme kararlarının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalılara ait bir otelde belirli dönemlerde sigortasız çalıştığının tespiti talebiyle açtığı hizmet tespiti davasının sürecini özetlemekte olup; ilk derece mahkemesinin, tanık beyanları ve diğer delillerle davacının belirtilen tarihler arasında çalıştığına kanaat getirerek davanın kısmen kabulüne karar vermesi ve bu kararın bölge adliye mahkemesince onanmasının ardından, davalıların kararın hatalı olduğunu, tanık beyanlarının yetersizliğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunduklarını içermektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8286 E.  ,  2025/14413 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3680 E., 2025/582 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/418 E., 2024/215 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara ait ... Hotel bünyesinde 10.07.2009-31.10.2010 tarihleri arasında ve 25.06.2011-31.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalılığın oluşumu açısından eylemli çalışmanın olması gerektiğini, gerçek çalışmanın varlığını gösteren belgelerin işe giriş bildirgeleri,sigortalının çalıştığı gün ve sayısını ve kazanç durumunu gösteren aylık sigorta gün bildirgelerinin ve aylık prim bordrolarının Kuruma verilmesi gereken kanıtlar olduğunu, davacının bu belgelerle sigortalılığını kanıtlaması gerektiğini, aksi halde davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının hizmet tespiti istediği dönemde Sosyal Yardımlaşma Vakfından yardım alıp almadığının araştırılmasını, yardım almış ise davacının sigortalı çalışmasının bulunamayacağını, işyerinin devamlılık arz edip etmediği, işin başlangıç ve bitiş tarihleri, işin niteliği, işin sigortalı sayılacak işlerden olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığına ilişkin resmi belge ve delil olmadığından ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve 15.03.2024 tarihli bilirkişi raporu gözetildiğinde; kolluğa yazılan müzekkere ile işyeri kapasitesinin 7-8 kişi olabileceğinin anlaşıldığı, komşu işyeri tanığı ...'ün davacının davalı işyerinde çalıştığına dair beyanı, tanık ...'ün davacının davalı işyerinde eşiyle birlikte çalıştığına dair beyanı, tanık ... ...'ın davacının eşinin iş yerinde çalıştığına dair beyanı, tanık ...'nın davacının çocuklarını görmeleri ve bu şekilde anne ve babasından haberdar olduğuna dair beyanı, kaldırma kararı öncesi beyanı alınan tanık ... ve ...'ın davacının çalışması bulunduğuna ilişkin beyanı hep birlikte gözetildiğinde, davacının çalışması bulunduğuna kanaat getirilmiş, işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihin 18.07.2009 olduğu anlaşıldığından ve davacının sigortalı gösterildiği 01.05.2010-04.10.2010 tarihlerinin dışlanması gerektiği anlaşılmakla davacının 18.07.2009-30.04.2010 tarihleri, 05.10.2010-31.10.2010 tarihleri ve 25.06.2011-31.03.2013 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı tespit edilerek; davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile 0...9 sigorta sicil numaralı davacı ...'in davalılara ait işyerinde 18.07.2009-30.04.2010 tarihleri, 05.10.2010-31.10.2010 tarihleri ve 25.06.2011 - 31.03.2013 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalılar vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde; hatalı karar verildiğini, yargılamada dinlenen tanık beyanlarının hiç bir somut bilgiye sahip olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, dinlenen komşu iş yeri tanıklarının da davacı iddialarını doğrulamadığını, aldırılan bilirkişi raporunun hiç bir hükmünün olmadığını, bu rapor dayanak yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı iddialarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde çalışmanın varlığının ortaya konulmadığını, aksine iddiaların doğru olmadığının ortaya konulduğunu, davanın kabul edilemeyeceğini beyan etmektedir.
2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, sigortalılığın oluşumu için çalışma olgusu varlığının zorunlu olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, iddianın hiç bir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgeler ile ortaya konulması gerektiğini, tanık beyanları ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet de vermediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.