Ceza soruşturması iddialı haber yayını nedeniyle kişilik haklarına saldırı ve manevi tazminat talebinde basın özgürlüğü ile temyiz kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki metin, medya sahipleri ve yöneticileri tarafından, davalıların yayınladığı "tehdit, şantaj, yağma" iddialarını içeren bir haber nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla açılan manevi tazminat davasını ele almaktadır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, haberin bir adli soruşturmaya dayanması, basın ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kalması ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaması gerekçeleriyle davayı reddetmiştir. Davacılar, masumiyet karinesinin ihlali ve ticari itibar zararı iddialarıyla kararı temyiz etmiştir. Yüksek mahkeme, temyiz incelemesine geçmeden önce, bazı davacıların talepleri açısından temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçelerinin usulen reddedilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3 11... /2151 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/4 90... /490 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... logolu kanalın yayın sahibi, yöneticisi ve genel müdürü olduklarını; davalıların yayın sahibi, eser sahibi ve şirket ortağı oldukları .....'de 08.11.2020 tarihinde “...'ün patronu ... ve medya grup başkanı ...; 'tehdit, şantaj, yağma' iddiasıyla suçlanıyor: 'Haber'i istemiyorsanız 15 milyon TL reklam vereceksiniz!" başlığıyla yapılan yayın nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek müvekkili ... Yayıncılığı A.Ş. yönünden 250.000,00 TL, diğer müvekkilleri için 0,01'er TL olmak üzere 250.000,02 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve .... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden ise adli soruşturmaya konu olan bir olayla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek için dava konusu haberin yapıldığını, "iddia olduğu" belirtilerek kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, haberin yayından kaldırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasama sorumsuzluğunun bulunduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberin davacılar hakkında yürütülen ceza soruşturma dosyasına ilişkin olduğu, herhangi bir suç isnadına veya kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir ifadeye yer verilmediği, yapılan haber içeriğinin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza soruşturma dosyasına dayanılarak yapılan dava konusu yayının basın özgürlüğü kapsamında kaldığı; halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, haberin de bu ilke kapsamında yapıldığı, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin yöneticileri hakkında soruşturma devam ederken yapılan dava konusu yayın ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, haberin gerçeğe aykırı olduğunu, nihayetinde soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını, müvekkillerinin ticari itibarının zarar gördüğünü, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık;...'de 08.11.2020 tarihinde yapılan yayın nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.1. Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2023 yılı için 238.730,00 TL’dir. Davacılar ... ve ... tarafından kişilik haklarına saldırı iddiası ile davalılardan ayrı ayrı 0,01'er TL TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, adı geçen davacılar tarafından temyize konu edilen miktar ayrı ayrı 0,01 TL olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.2. Davacı... Yayıncılığı A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayının adli soruşturma dosyasında yer alan bilgilere dayanılarak kaleme alındığının, görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının, yayında sarf edilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, yayına yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve ... başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin, açıklanan nedenlerle yayında geçen söz ve ifadelerin davacı ... Yayıncılığı A.Ş.'nin kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... Yayıncılığı A.Ş. vekilinin temyizi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ... Yayıncılığı A.Ş.'ye yükletilmesineDosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.