Mirasçılar arasında murisin ölümünden kısa süre önce banka hesabından çekilen paranın sebepsiz zenginleşme veya bağış olarak değerlendirilmesi ve saklı pay ihlali nedeniyle tenkis talebini içeren hukuk davası.
Özet: Davacılar, vefat eden annelerinin ölümünden kısa süre önce davalı kardeşleri tarafından banka hesabından çekilen yüklü miktardaki paranın terekeye dahil edilmesi ve miras paylarının tahsili talebiyle dava açmış; yerel mahkemenin ilk olarak davalıyı sebepsiz zenginleşmeden sorumlu tuttuğu karar, Yargıtay tarafından işlemin bir bağış olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, akabinde mahkemenin davanın reddi kararı ise murisin diğer malvarlıklarına ilişkin derdest tapu iptali ve tescil davalarının bekletici mesele yapılması, kesinleşme sonrası saklı paylar gözetilerek tenkis hesabı yapılması gerektiği belirtilerek tekrar bozulmuştur.
3. Hukuk Dairesi         2025/2138 E.  ,  2025/5806 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/147 E., 2025/20 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; tarafların murisi olan anneleri ....'nin bankadaki hesabında yüklü miktarda para olduğunu ve bunun tüm kardeşler tarafından bilindiğini, murisin 12.07.2011 tarihinde vefat ettiğini, vefatı öncesi hastanede yattığı sürede müvekkillerden ....'e bankadaki tüm parayı tedavi olmak için çektiğini ve davalı kardeşi....'ye verdiğini söylediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan .... Bankası dekontundan anlaşılacağı üzere murisin parayı çekmeye kızı .... ve onun eşi ile gittiğini, 104.770,10 TL çekildikten çok kısa bir süre sonra murisin vefat ettiğini, murisin parayı harcayacak vakti ve sağlığı olmadığını, ayrıca mal varlığında da herhangi bir artış olmadığını, paranın murisi tedavi ettirmek için alan davalı ...'de kaldığının ortada olduğunu ileri sürerek; muris...'ye ait ve terekeye dahil olması gereken 104.770,10 TL'nin müvekkillerin miras hissesine düşen payı olan her bir müvekkili için ayrı ayrı 34.923,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; paranın çekildiğine ilişkin iddiada ispat yükünün davacılarda olduğunu, ayrıca murisin medeni haklarını kullanabilme ehliyetine sahip biri olduğunu, bu nedenle açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.03.2013 tarihli kararıyla; 12.07.2011 tarihinde ölen murisin ölmeden kısa bir süre önce 20.06.2011 tarihinde 104.770,10 TL'yi .... Bankası .... Şubesinden çekerek hesabı kapattığı, dosyadaki delillere göre ağır hasta ve yaşlı olan murisin bu kadar kısa bir süre içerisinde bu kadar yüksek meblağlı bir parayı harcamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve para çekildiğinde kendisinin bakım ve gözetimini yapan davalıya verildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının 104.770,10 TL'nin, 4.770,00 TL'sini tedavi masrafları ve defin için harcadığının kabulünün hakkaniyete uygun olacağı, bakiye 100.000,00 TL'den payına düşen kısım dışında davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 23.10.2013 tarihli ilamla; somut olayda dosya arasında bulunan T.C. Ziraat Bankasına ait 20.06.2011 tarihli banka dekontuna bakıldığında; murisin yaptığı tasarrufun 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 234. ve devamı maddeleri anlamında 'bağış' olarak kabul edilmesi gerektiği, yapılan bağışın da geçerli bir bağış olduğu, o halde, bağışa ilişkin (BK) hükümleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki (TMK) “Tasarruf Özgürlüğü'' başlıklı 505 ve devamı maddeleri gözetilerek dava konusu uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği belirtmek suretiyle karar bozulmuştur.
2.Mahkemenin 09.12.2015 tarihli kararıyla; Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/461 Esas ve Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/825 Esas sayılı dava dosyalarının celp edilerek incelendiği, bilirkişilerin dosyaya ibraz etmiş oldukları 08.05.2015 tarihli bilirkişi raporu ile tasarruf payının aşılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairece verilen 09.03.2017 tarihli ilamla; somut olayda, taraflar arasındaki murisin malvarlığına ilişkin olarak Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/461 E. sayılı dosyası ile Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/825 E. sayılı dosyasında görülen tapu iptali ve tescil davalarının derdest olup, söz konusu davalardaki taşınmazların eldeki davada bilirkişi hesaplamasında murisin terekesine dahil edildiği, Mahkemece, yukarıda anılan dava dosyaları ile eldeki dava arasındaki bağlantı olması ve sonuçlarının eldeki davanın sonucuna olabilecek etkisi gözetilerek, söz konusu dava dosyalarının eldeki dava açısından bekletici mesele yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, karar bozulmuştur.
3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı üzerine Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/461 E. sayılı dosyası ile Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/825 E. sayılı dosyalarının kesinleşmesini müteakip uyuşmazlığın bağışa ilişkin BK hükümleri ile TMK'nın 505 ve devamı maddeleri gözetilerek çözümlendiği, TMK'nın 505. maddesinde murisin saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabileceği hüküm altına alındığından dosyanın tenkis konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek kesinleşen dava dosyaları da dikkate alınmak suretiyle, davacıların saklı paylarının aşılıp aşılmadığı, aşılmış ise miktarı yönünde rapor tanziminin istenildiği, bilirkişi tarafından ibraz edilen 12.09.2024 tarihli raporda; her bir davacının 34.923,36 TL'lik saklı payının ihlal edildiğinin belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek; 34.923,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 34.923,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davada ispat yükü davacılar üzerinde olduğu, davacıların paranın bankadan çekildiğini kanıtlayarak ispat yükünden kurtulamayacaklarını, paranın ayrıca müvekkiline verildiği hususunu da ispatlamaları gerektiğini, bu iddia yönünden tanık deliline dayandıklarını, paranın muris tarafından müvekkiline verilmediği hususunu tanıklarının beyanları ile ispat ettiğini, bağış olarak kabul edilmesi gereken dava konusu paranın terekede haksız kazanım şeklinde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tarafların murisi tarafından sağlığında davalıya verildiği iddia olunan paranın saklı payı aştığı iddiasıyla tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz sebepleri gözetilerek yapılan incelemede; Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, hükme esas alınan raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davacı tarafın üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiği, saklı payı aşan kısmı terekeye ya da davacılara iade ettiği hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.