ZMSS poliçesi kapsamında trafik kazası sonrası sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde, Anayasa Mahkemesi kararı gereği teknik faizsiz hesaplama ihtilafı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının trafik kazası sonucu malul kalması nedeniyle sigorta şirketinden talep ettiği sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı davasını incelemekte olup; temyiz incelemesinde, Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesindeki belirli bir ibareyi iptal etmesi nedeniyle, işgücü kaybı tazminatı hesaplamalarında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında öngörülen %1,8 teknik faizin artık uygulanamayacağı ve hesaplamanın bu faiz oranı kullanılmadan yapılması gerektiği hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2268 E., 2022/2006 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2019/196 E., 2021/539 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 03.01.2017 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve talep artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talebini 312.586,89 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı görmeye İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli, 2019/196 Esas, 2021/539 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 312.586,89 TL tazminatın (sürekli iş göremezlik) dava tarihi 24.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 250.069,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi 24.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından SGK tarafından yapılan ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve reddedilen tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu tazminat taleplerinin az hesaplandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davalı tarafından sigortalanan aracın hususi amaçla kullanılıyor ve davanın haksız fiilden kaynaklanıyor olması nedeniyle yasal faize hükmedilmiş olmasına, davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik tazminatı ödemeleri nedeniyle davacının bakiye geçici iş göremezlik tazminatı zararının kalmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;a) Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gerekmektedir.Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.20 20... /40-2020/40 sayılı kararından önce alınan 24.02.2020 tarihli hesap raporunda davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplanmış olup, davacı tarafça bu rapora itiraz edilmemiş ise de bu durum raporun alındığı tarihteki hukuka uygun olduğundan ve bu halde davacıdan rapora itiraz etmesi de beklenemeyeceğinden, bu hususta davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu söylenemeyecektir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.20 20... /40-2020/40 sayılı kararından önce alınan 24.02.2020 tarihli rapordan sonra alınan ek bilirkişi raporunda tazminat hesabı PMF 1931 cetveli ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmış ve davacı tarafça bu rapora itiraz edilmiş olup, itiraz üzerine alınan 22.04.2021 tarihli raporda ise tazminat hesabı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmıştır.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlemesi yapıldığının doğru olduğu ifade edilmiş ise de; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılan 24.02.2020 tarihli hesap raporunda hesaplanan tazminat miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, davaya konu kaza 2017 yılında gerçeklemiş olup, Dairemizin içtihatları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve yine işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplama yapılması gerektiğinden ve davacı vekilinin buna yönelik itirazlarını tüm aşamalarda ileri sürmüş olması nedeniyle, davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlendiği ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplama yapan raporun hükme esas alınması gerekir.b) Öte yandan her ne kadar kaza sırasında ayak bölgesinden yaralanan davacının, kaza sırasında koruyucu ekipman olarak dizlik kullanmadığı gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de mevzuatta motosiklet sürücülerinde bu bölgeler için koruyucu ekipman kullanımı zorunlu tutulmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadan davacının talebi ve poliçe limiti de gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2/a ve 2/b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.