6. Ceza Dairesi, kasten yaralamada HAGBnin temyiz edilemeyip itiraza tabi olduğuna, silahla tehdit ve hakarette ise dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Yargıtay, asliye ceza mahkemesince kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının kanunen temyiz edilemez olduğunu, itiraz niteliğinde kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak ilgili mercie iadesine karar vermiş; sanık hakkında silahla tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin ise, son kesen işlem tarihinden itibaren 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden bozulmasına ve bu suçlarla ilgili kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine hükmetmiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/2345 E.  ,  2025/11386 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/1066 E., 2023/54 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I- Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafinin, katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının talepleri itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname'ye aykırı olarak İADESİNE,
I- Sanık Hakkında Silahla Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 125/1 maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörülmesi anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet tarihi olan 02.07.2014 olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA,
Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.12.2025 tarihinde karar verildi.