İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davalı tarafından altyapı çalışmaları esnasında davacı tesislerine verilen zararın onarım bedelinin tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketinin, belediyenin altyapı çalışmaları sırasında yer altı tesislerine verdiği zararlar nedeniyle onarım masraflarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket hasarlı tesislerinin tamiri için malzeme ve işçilik giderleri talep ederken, davalı belediye söz konusu adreste bir çalışma yapmadığını ve hukuken sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur; bilirkişi raporu, hasarın varlığını ve malzeme bedelinin piyasa rayiçlerine uygunluğunu tespit etse de, davacının montaj, işçilik ve araç giderlerine ilişkin fiilen bir zarar oluştuğunu gösteren fatura, ödeme belgesi gibi resmi evrak sunamadığı için bu kalemlerde ispat yükünü yerine getiremediğini belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/237 Esas
KARAR NO : 2026/209
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2025
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.04.2024 tarihinde ... Mah. ... Sk. No:10-12 Önü ... adresinde, davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışmaları
esnasında davacı tesislerine hasar verilmiş. davacı şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedeller için
9.979,98 TL (KDV dahil) tutar hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirilmiş, Davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu şirket aleyhine 9.979,98 TL. hasar bedeli + 1.259,32 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.239,30-TL.'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/ ... E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının haksız itirazı nedeni ile takibin durduğunu belirterek, davalı/borçlu tarafından .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak tutarın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar oluştuğu iddia edilen adreste müvekkili idare tarafından bir çalışma yapılmadığını, ... Belediye Başkanlığına ve ... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak söz konusu adreste anılan tarihte Büyükşehir Belediyesi yada Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kim tarafından çalışma yapıldığının açıklığa kavuşturulmasını talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davada idari yargı mahkemelerinin görevli olduğunu bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesine göre, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, yine aynı kanunun Madde 50. "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili İdare olmadığını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğu bulunmadığını, davacının müvekkili idarenin zarar verdiğini ispatlayamadığını, çünkü söz konusu adreste idarenin herhangi bir çalışması olmadığını belirterek, davanın müvekkili idarenin iddia olunan hasarın meydana geldiği adreste müvekkili idarenin hiçbir çalışması olmaması ve bu nedenle kusur izafe edilemeyeceğinin açık olması ve zaman aşımı itirazları dolayısıyla her iki dava dosyası yönünden husumet yokluğau ve süre aşımı nedeniyle usulden reddine, davanın ... İnş Taah Gıda Nakl Pza.san Tic Ltd Şti+... Maden San Tic Ltd Şti İş Ortaklığı'na ihbarına, davacının ispat edemediği davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı tarafından 06.04.2024 tarihinde "... Mahallesi, ... Sk. No:10-12 Önü .../İSTANBUL" adresinde yapılan kazı çalışması neticesinde davacıya ait yer altı tesisine zarar verildiği iddiasıyla meydana gelen zararlardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasındaki takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Dağıtım Anonim Şirketi, borçlunun ... Müdürlüğü olduğu, takibin 11.239,30-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının hasar bedeline ilişkin olduğu, 08/07/2024 tarihli ödeme emrinin 13/07/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 10/07/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi 27/02/2026 tarihli raporunda özetle; dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar süreci bilgilendirme formu,
harcama kalem çizelgesi ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit
olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm2 alçak gerilim Bakır kablo ek mufu
kullanıldığı anlaşılmakla, kopartılan kablo için kullanılan kablo EK mufunun
teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu, malzeme bedelinin hasar tarihi itibariyle ki piyasa rayiç değerlerine uygun
Olduğu, dosya kapsamında davacı ... tarafından, arıza ve hasar onarım
işlemlerinin üçüncü kişilere (taşeron firmalara) yaptırıldığına dair herhangi bir
fatura, ödeme belgesi, hakediş veya resmi evrak sunulmadığı, bu nedenle
montaj, işçilik ve araç giderlerine ilişkin olarak davacının fiilen bir zarar
oluştuğunu ispatlayabildiğinden söz edilemeyeceğine kanaat getirildiği, üstelik, davacı tarafça bir götürü bedelli taşeron sözleşmesi sunulmuş olsa
dahi, T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 2022/2644
Esas, 2024/701 Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, bu tür
sözleşmeler belirli bir bölgede belirli süre için genel hizmet alımına ilişkin olup,
davaya konu hasarın meydana gelmemesi hâlinde dahi davacının
Yükleniciye aynı bedeli ödemekle yükümlü olduğu, hasar nedeniyle
yükleniciye ilave bir ödeme yapılmadığı sürece davalıdan yalnızca gerçek
zararın, yani hasar gören malzeme bedelinin talep edilebileceği kabul edildiği, bu durumda davacı tarafın işçilik, montaj bedel talebinin olamayacağına kanaat getirildiği, her ne kadar talep ısı büzüşmeli ek muf
yönünde belirtilmiş ise de, sunulan fotoğraflardan uygulamada yer altı
koşullarına uygun reçineli ek muf kullanıldığı anlaşıldığından, olay tarihi
itibariyle beyan edilen malzeme bedelinin piyasa rayicine uygun olduğu,
hatta emsal ürün fiyatları dikkate alındığında düşük seviyede kaldığının kabul
edilebileceği kanaatine varıldığı, yapılan değerlendirmeler doğrultusunda,
davacı tarafın “Dağıtılamayan enerji bedeli” ile “Eşik Kesinti Süre Aşım
bedel” talebinin olamayacağı kanaatine varıldığı,
Alt Yapı Kazı Ruhsat tarihi, olay tarihi sonrasına ait olduğu, olay tarihinde
davalı veya ihbar olunan şirketlerce alınmış kazı ruhsatı bulunmadığı, sunulan fotoğrafta hasar gören kablonun gerek derinlik şartlarını sağlamaması gerekse üzerinde ayırt edici kum, taş, ikaz bandı bulunmadığı anlaşılmakla, bu
hal ile kabloların montaj usullerine aykırılık arz etmekte olduğu tespit edildiği, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2011/172 esas ve 2011/7705 karar sayılı kararında “…Yapılan uyarılara rağmen hasar gören kabloların deplase işlemi
gerçekleştirilmemiş olsa ve kablo güzergâhı yeterli derinlikte olmasa dahi,
telefon hattı bulunduğu bilinen yerleşim merkezindeki bir yerde kazı çalışması
yapan davalı şirketin kazıyı yaparken daha dikkatli çalışması ve gerekirse
kazıyı elle yaptırması gerektiği kuşkusuzdur. Bu olgu ve hasarın davalı şirketin
yapım çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında kusurun
çoğunun davalı şirkete ait olduğundan ve davacı tarafın ancak müterafik kusurundan söz edilebilir. Kusurun çoğu davacıya verilerek
yasal düzenlemelere aykırı hüküm verilemez.” İlam doğrultusunda kablo derinliği uygun olmasa da davalı şirketlerin şehir yerleşim merkezinde elektrik
hattı olduğunu öngörmesi gerekmektedir. Açıklanan tüm gerekçeler dahilinde
kablo uygun derinlikte değil gerekçesiyle davalı şirketlerin sorumluluktan kurtulamayacağı, yine emsal ilamda da belirtildiği üzere kusurun çoğunun
davalı ve ihbar olunan şirketlere ait olacağı, bu doğrultuda davalı ve ihbar
olunan şirkete %70 kusur atfedilebileceği kanaatine varıldığı, nihai
kararın mahkemenin takdirinde olduğu, hasar adresindeki çalışma, davalı ... yüklenicisi ihbar olunan şirketler tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından
görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici – ihbar olunan şirketler
üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş ve kanaatine varıldığı,
(Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin E.2007/16515 ve K.2007/17740 sayılı
22.11.2007 tarihli kararı da gözetilerek) Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda, Takibin 499,84 TL (KDV dahil malzeme bedelinden ibaret asıl alacak) +
63,07 TL (takip tarihine kadar işlemiş avans faizi) = 562,91-TL x 0,70 (%30
müterafik kusur indirimli) = 394,04 TL tutar üzerinden davalı ...
Genel Müdürlüğü ile ihbar olunan ... İnş. Taah. Gıda Nakl. Paz. San.
Tic.Lti.Şti. - ... Yapı İnş. A.Ş. – ... Mad. San. ve Tic.Ltd.Şti. adına
devam edebileceği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Dağıtım Anonim Şirketi, borçlunun ... Müdürlüğü olduğu, takibin 11.239,30-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının hasar bedeline ilişkin olduğu, 08/07/2024 tarihli ödeme emrinin 13/07/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 10/07/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/ vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 03/04/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/ vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava ve takibe konu alacağa dayanak hasarın gerçekleştiği ... Mahallesi, ... Sk. No:10-12 Önü .../İSTANBUL adresinde 06/04/2024 tarihinde kazı çalışması yapıldığına dair davacı tarafça hasar tespit tutanağı düzenlenmiş ve hasara dair bilgi ve belgelerin de Mahkememizce davacı şirkete yazılan müzekkereye verilen cevap ekinde gönderildiği görülmüş, hasar tespitine dair fotoğraflar da sunulmuş olup, ... Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün 21/04/2025 tarihli yazı cevabından, söz konusu adreste içmesuyu abone bağlantısı arıza kazısı yapıldığı anlaşılmış, ancak hasar tespit tutanağında belirtilen 06/04/2024 tarihinde Altyapı kazı ruhsatının verilmediği ancak sonrasında aynı adres için 15/04/2024-16/04/2024 tarihleri arasında ... ... nolu altyapı kazı ruhsatının verildiği belirlendiğinden, dava ve takibe konu alacağa dayanak kazı çalışmasının davalı ...'nin arızası için yapıldığı anlaşılmış, yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait kabloların hasar gördüğü belirlendiğinden ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere hasar nedeniyle teknik olarak kullanılması zorunlu malzeme olan kablo ek mufu için malzeme değeri olarak talep edilen 499,84-TL'nin kadri maruf olduğu, ancak davacının hasar gören kablosunun derinlik şartlarını sağlamaması ve üzerinde ayırt edici ikaz bandının bulunmaması nedeniyle davacının da hasarın meydana gelmesinde %30 oranında müterafik kusurunun bulunduğu ve bu durumda davacının malzeme gideri nedeniyle davalının %70 kusuruna isabet eden tutar olan 349,89-TL'yi talep edebileceği, bu tutara isabet eden işlemiş faiz miktarının ise 44,15-TL olduğu anlaşılmış, elektrik hatlarına verilen zarara ilişkin tazminat hesabında, kullanılamadığı için üretilemeyen elektriğin satılamaması nedeniyle zararın oluşmaması dikkate alındığında dağıtılamayan enerji bedelinin talep edilemeyeceği, ayrıca davacının kesinti nedeniyle abonelerine tazminat ödediğine dair belge bulunmadığından bu alacağı da talep edemeyeceği değerlendirildiğinden, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süre ayım bedeline ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmişse de dava ve takibe konu alacağın dayanağı haksız fiil niteliğinde olduğundan, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmiş olup, likit olarak kabul edilemez. Bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 394,04-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 349,89-TL asıl alacağa yıllık %51,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek sureti ile takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 161,27-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 4.438,73-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 706,00-TL tebligat/ posta gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.706,00-TL'nin haklılık durumuna göre 375,34-TL tutarındaki kısmı ile 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.693,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 394,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.845,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair davacı vekili ve ihbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır