İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görüşülen, Kaçak Elektrik Kullanımı Nedeniyle Açılan İtirazın İptali Davasında Tahakkuk Eden Borcun Bilirkişi Raporuyla Değerlendirilmesi ve Yeni Hesaplamalar.
Özet: Bu dava, bir elektrik dağıtım şirketinin, ticari bir işletmenin kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla başlattığı icra takibine yaptığı itirazın iptali talebiyle açılmıştır. Davacı, tespit edilen 359.083,92 TL tutarındaki kaçak elektrik borcunun tahsilini talep ederken, davalı kaçak kullanımı ve tespit tutanağının usulsüzlüğünü ileri sürerek takibe itiraz etmiştir. Bilirkişi raporu, kaçak elektrik tüketiminin varlığını ve davalının tespiti engellemesini doğrulamış, ancak davacının borç hesaplamasındaki teknik eksiklikler nedeniyle mevzuata uygun minimum güç değeri üzerinden borcu 94.917,73 TL olarak yeniden hesaplamıştır.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/250Esas
KARAR NO :2026/208
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:09/04/2025
KARAR TARİHİ:31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... A.Ş.'nin, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, davalıya ait mahalde 28.06.2024 tarihinde yapılan kaçak elektrik kullanım tespiti sonucu 359.083,92 TL tutarında kaçak elektrik borcu tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlunun bu borcu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağının geçerli resmi belge olduğuna dair yargı içtihatlarının bulunduğunu, davalı tarafın ödeme yapmaktan kaçındığını ve müvekkilinin alacağının tahsilinin tehlikeye girdiğini, bu sebeple menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilere ait hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep ettiğini beyan etmiş, icra inkar tazminatı olarak %20’lik oranda ödeme yapılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının usulsüz olduğunu, tutanağın geçerli bir belge olarak kabul edilemeyeceğini, söz konusu tutanağın sadece soyut görüşlere dayandığını ve teknik verilerle desteklenmediğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullandığını ispatlamak için gerekli somut delilleri sunamadığını, davacının tutanakları tek taraflı olarak düzenlediğini ve bu sebeple davanın reddedilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşturmadığını, ayrıca ihtiyati haciz talebinin de haksız ve ölçüsüz olduğunu belirterek, davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini, davacının talep ettiği icra inkar tazminatı ve ihtiyati haciz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; davalıya ait mahalde 28.06.2024 tarihinde davacı şirketin çalışanlarınca yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiği iddiasıyla H/... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiği, davalı adına kaçak elektrik tutanağına ... nolu 359083,92 TL tutar bedelli kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiği, ödenmemesi üzerine alacağın tahsili istemiyle .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiği, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine İİK 67 maddesine dayalı açılan itirazın iptali davasıdır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 30.09.2025 tarihli raporda; Davalı dağıtım şirketi tarafından yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitinin mevzuat uyarınca yapıldığı, kaçak elektrik tüketimi somut olduğu, davalı herhangi bir sözleşme olmaksızın elektrik kullandığı, davalı aksini ispat edecek bir belge sunamadığı, Tahakkuka esas alınan 19,8 kW'lık güç değeri, somut hiçbir teknik veriye (görsel, etiket vs.) dayanmamakta olup mahalde devreden geçen akım değeri işlem anında bulunmadığı not edildiği, sayaç endeks ve demand değeri de sayacın kayıtsız olmasından ele alınamadığı, bu sebeple sağlıklı güç değerinden söz edilemeyeceği, buna göre mevzuatı işaret ettiği minimum güç değeri 5 kW üzerinden değerlendirme yapıldığı Davacının, sahada ölçüm yapamamasının gerekçesi olarak öne sürdüğü "mukavemet" iddiası, davalının sunduğu aksi yöndeki deliller (kamera kayıtları) karşısında ispatlanamadığı, ancak davalı ikrar ettiği üzere saha tespitine müdahale edilmiş olduğu, Ancak davacı sahip olduğu dağıtım lisansı uyarınca yürüttüğü kamu hizmeti bakımından doğru bulgu belgeyi temin etmesi gerektiği, gerektiğinde kolluk desteği ile saha tespiti yapabileceği, Mahalin açık kaynak ... görselleri ile Ekim 2023 tarihinde faal olduğu, bağlantısı bulunduğu görüldüğü, buna göre davacının geriye dönük 1 yıl işlem yapması bakımından hata bulunmadığı, Davalının adına düzenlenen mükerrerlik yönünden dosyaya eklenmiş H/... numaralı önceki tutanağın üzerinde geçerli bir tarih bulunmadığı, bu sebeple delil kabiliyeti bakımından takdir Sayın Mahkemede olmak üzere terditli hesaplama yapıldığı, Bu tespitler doğrultusunda, yapılan terditli hesaplama sonucunda; Esas İtibarıyla, davacının teknik olarak sorumlu tutulabileceği borç miktarının, 365 günlük kaçak dönemi için ve 1,5 cezai katsayısı ile hesaplanarak KDV dahil 94.917,73 TL olduğu, Sayın Mahkemenin eklenmiş mükerrerliğe ilişkin tarihsiz belgenin uygun olduğu kanaatine varması ihtimaline binaen, toplam borcun KDV dahil 136.519,10 TL olacağı, Faiz Elektrik Piyasası Mevzuatında 6183 sayılı Kanun 51. Maddesine göre belirlendiğinden davacının sunduğu belgenin delil niteliğine göre Belge uygun görülmez ise 98.277,82 TL toplam alacağı olacağı, Belge uygun görülür ise 141.351,88 TL toplam alacağı olacağı tespit ve sonucuna varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, aldırılan bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; uyuşmazlık kaçak tahakkukuna dayalı icra edilen alacakla ilgili itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, dosyaya sunulan fotoğraftan da anlaşıldığı üzere, kaçak tüketim iddiasına konu olan yer "... Belediyesi Aydınlatma İhalesi" (İhale No: 2023/...) kapsamında faaliyet gösteren bir şantiye alanı olduğu , davalı "...... Ltd. Şti.” bu ihalenin yüklenicisi konumunda olduğu, yine mahalin fotoğraf kaydında Ekim 2023 tarihinde faal olduğu, davalının dava konusu mahalde elektrik enerjisini bir perakende satış sözleşmesi olmaksızın tüketmiş olduğu, davalı taraf, herhangi bir abonelik sözleşmesi veya geçmiş döneme ait ödeme belgesi sunmadığı, davacı tarafından düzenlenen tutanakta da bu durum "Sözleşmesiz" olarak kayıt altına alındığı davacının bir alacak hakkı doğmuş olmakla birlikte, bu alacağın miktarı ve hesaplama yöntemi ihtilafın merkezini oluşturduğu , davacı davalının mahalde mukavemet gösterdiğini iddia ettiği , davalının sözlü müdahalesi denetim için uygun bir ortam yaratmış olsa dahi davacının bu durumu gerekçe göstererek teknik tespit yapmaktan kaçınması ve sonrasında kolluk eşliğinde denetimi tekrarlamaması, ölçüm yapılamamasının nihai sorumluluğunun kendisinde kaldığını gösterdiği bu nedenle, davacının "mukavemet" iddiasına dayanarak yaptığı varsayımsal güç tespiti geçerli kabul edilecek nitelikte olmaktan uzak olduğu hususu bilirkişi raporuyla tespit edildiği , tahakkuka esas alınan 19,8 kW'lık güç değeri herhangi bir ölçüme, cihaz etiket projesine veya teknik projeye dayanmamakta olup mahalde devreden geçen akım değeri işlem anında bulunmadığı not edildiği, sayaç endeks ve demand değeri de sayacın kayıtsız olmasından ele alınamadığı, bu sebeple sağlıklı güç değerinden söz edilemeyeceği, buna göre mevzuatı işaret ettiği minimum güç değeri 5 kW üzerinden değerlendirme yapıldığı , davalının adına düzenlenen mükerrerlik yönünden dosyaya eklenmiş H/... numaralı önceki tutanağın üzerinde geçerli bir tarih bulunmadığı, tarihsiz bir belgeye dayanılarak mükerrer suç hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı, davacının teknik olarak sorumlu tutulabileceği borç miktarının, 365 günlük kaçak dönemi için ve 1,5 cezai katsayısı ile hesaplanarak KDV dahil 94.917,73 TL olduğu, 2.847,53-TL işlemiş faiz ve 512,56-TL KDV alacağı olduğu dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla ; mahkememizce 25/11/2025 tarihli 2 nolu celsede , taraf vekillerinin alınan rapora karşı beyan ve itirazlarını değerlendirmek üzere aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmasına, bilirkişiye 2.500 TL ek ücret takdirine, bilirkişiye takdir olunan ücreti yatırmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde ücretin yatırılmaması halinde dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceğinin hazır bulunan davacı vekiline ihtar edildiği ancak verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davalı vekili duruşmada alınan beyanında, daha sonra yatırılan ücret kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdiine verilmesi hususunda muvafakatleri olmadığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi talebi olmadığı, ayrıca ücreti de karşılamak istemediklerini beyan etmiş olmakla, mahkememizce dosya kapsamında yer alan hükme dayanak rapor dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 94.917,73-TL asıl alacak, 2.847,53-TL işlemiş faiz ve 512,56-TL KDV olmak üzere toplam 98.277,82-TL üzerinden kısmen iptali ile takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Somut olayda , davacının yargılama gerektiren alacağı likid alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki karar verilmiştir.
Bu itibarla;
HÜKÜM:
Davanın Kısmen Kabulüne;
1-).... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 94.917,73-TL asıl alacak , 2.847,53-TL işlemiş faiz ve 512,56-TL KDV olmak üzere toplam 98.277,82-TL üzerinden kısmen iptali ile takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine,
2-)İcra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-)Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 6.713,36 TL karar ve ilam harcından 4.485,16 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.228,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.382,66 TL'sinin davacıdan, 1.217,34 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.485,16 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.188,06 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacının karşıladığı bilirkişi ücreti ve davetiye / müzekkere masrafı olmak üzere toplam 9.895,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.618,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 7.276,39 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ....
(E-imzalı)